Mozart’ın gerçek yüzü, besteciye ait olduğu düşünülen bir kafatası kullanılarak yapılan adli yüz rekonstrüksiyonu sayesinde yeniden oluşturuldu.
Detaylar haberimizde…
Wolfgang Amadeus Mozart’ın gerçekte nasıl göründüğüne dair yüzyıllardır süregelen gizem, besteciye ait olduğu düşünülen bir kafatası üzerinde yapılan çığır açıcı adli yüz rekonstrüksiyonu sayesinde nihayet çözülmeye bir adım daha yaklaştı. Mozart’ın görünümü uzun zamandır belirsizdi; hayatta olduğu döneme ait portreler ya tamamlanmamış, tutarsız ya da güvenilirliği tartışmalıydı. 1962 yılında müzikolog Alfred Einstein, Mozart’a ait güvenilir bir görüntünün bulunmadığını yalnızca birbiriyle çelişen ve kalitesiz portrelerin mevcut olduğunu dile getirmişti.
Brezilyalı adli yüz rekonstrüksiyonu uzmanı Cicero Moraes liderliğinde gerçekleştirilen son çalışma, bu gizemi aydınlatma yolunda önemli bir adım attı. Moraes, ilgisiz bir araştırma sırasında Mozart’a ait olduğu belirtilen kafatasını tesadüfen keşfetti. Kafatasının uzamsal referanslı görüntülerinden yararlanan Moraes ve uluslararası bir ekip, dijital ortamda kafatasını yeniden inşa ederek Mozart’ın yüzünü yaklaşık olarak belirledi. Kafatasında alt çene kemiği ve bazı dişler eksik olmasına rağmen bu eksiklikler yüzlerce Avrupalı bireyden elde edilen istatistiksel ve anatomik verilerle tamamlandı.

Ekip, cilt kalınlığını tahmin etmek için yumuşak doku işaretleyicilerini kullandı ve burun, dudaklar ve kulak gibi yüz özelliklerini projelendirdi. Ardından, sanal bir bağışçının başını kafatasının ölçülerine uyarlayarak gerçekçi bir yüz modeli oluşturdu. Yüz yapısı tamamlandıktan sonra, Mozart’ın dönemine uygun saç ve kıyafetler eklendi. Ortaya çıkan yüz, “zarif” ve ince hatlara sahip olarak tanımlandı.

Kafatasının gerçekliği hâlâ tartışmalı olsa da ortaya çıkan yüz, Mozart’ın yaşamı sırasında yapılan iki portreye çarpıcı bir şekilde benziyor: Mozart’ın eşi Constanze tarafından “en iyi benzerlik” olarak tanımlanan 1783 tarihli Joseph Lange’nin tamamlanmamış portresi ve 1789 tarihli Dora Stock’un çizimi. Rekonstrüksiyon, bu portreler referans alınarak yapılmasa da tamamlandıktan sonra onlarla büyük oranda örtüştüğü görüldü.
Kafatasının geçmişi de gizemini koruyor. Mozart’ın ölümünden on yıl sonra, Viyana’daki işaretsiz mezarından çıkarıldığı ve 1902’de Mozarteum’a bağışlanmadan önce birçok elden geçtiği biliniyor. Gerçekliği konusundaki belirsizliklere rağmen bu adli rekonstrüksiyon, Mozart’ın gerçek yüzüne dair en bilimsel temele dayanan görüntüyü sunarak ünlü bestecinin görünümüne yönelik ilgiyi daha da artırıyor.
Derleyen: Eliz Canyurt





