Sahil ve güneşin bol olduğu ülkemizde, güneşten korunmak çok önemlidir. Ancak konu güneşten korunmaya gelince gündeme birçok çeşitli fikir çıkıyor. Bilimsel çalışmalar, en popüler fikirlerin bazı haklı yanları ve bazı yanlış anlaşılan yanları olduğunu ortaya koyuyor.
Detaylar haberimizde…
Özellikle yazların oldukça güneşli geçtiği ülkemizde, güneşten korunmak hepimiz için hayatî taşıyor. Ancak konu güneşten korunma olunca gündemde gerçek veya sahte birçok fikir dolaşıyor. Güneş kremlerinden kıyafet önerilerine, vitamin takviyelerinden tehlikeli saatlere her yaz birçok öneri duyuyoruz. Peki, bilimsel araştırmalar ne diyor?
Güneşten korunmayı anlamak söz konusu olduğunda en önemli şey UV indeksidir. UV indeksi, güneşten gelen zararlı radyasyonun yoğunluğunu ve insan sağlığı için riskini gösteren endekstir. 0-11 arasında değişir, 5’e kadar ortalamayken 5-10 arası yüksektir ve 11’den sonra hayati tehlike oluşturabilir.

Güneş kremini nasıl seçeceğiz?
Güneşten korunmaya, güneş kremlerinden başlayalım. Her yaz onlarca farklı güneş kremiyle karşılaşıyoruz. Ticarî veya yanlış bilgiye dayalı öneriler, uygun güneş kremini seçmenizde engel olabilir. Güneş kremi seçerken dikkat etmemiz gereken başlıca 3 madde var. SPF değeri, UVA koruması ve cilt tipine uygunluk.
1) SPF Değeri
SPF değeri, cildin güneş yanıklarına karşı ne kadar korunacağını gösterir. SPF 30 %97 koruma, SPF 50 ise %98 koruma sağlar. En az SPF 30 önerilir. SPF 30 ve 50 arasındaki fark oldukça küçüktür.
2) UVA Koruması
Sadece SPF’ye bakmak gerekli koruma için yeterli değildir. UVA ışınları da cilt yaşlanmasına ve kanser riskine yol açar. Bu sebepten, güneş kreminde “Broad Spectrum” veya UVA logosu arayın.
3) Cilt Tipine Uygunluk
Çoğu güneş kremi çoğu cilt tipini kapsasa da kendi cilt tipinize uygun kremi seçmek önemlidir. Yağlı ciltler için “jel veya oil-free” güneş kremi, kuru ciltler için ise nemlendiricili güneş kremi, hassas ciltler içinse mineral bazlı ürünlerin tercih edilmesi gerekir.

Güneş kreminin etkinleşmesi 20 dakika sürmez
Güneş kremlerinin güneşe çıkmadan 15-20 dakika önce uygulanması gerektiği belirtilir. Ancak bu, güneş kreminin bekleme süresi boyunca tamamen etkisiz olduğu anlamına gelmez. Araştırmalar, güneş kremlerinin anında etkili olabileceğini göstermiştir, birçok üretici de bunu söylüyor.
Sonuç olarak, 15-20 dakikalık sürenin güneş kreminin yıkamaya ve terlemeye karşı tutarlı ve koruyucu bir hale gelmesi için önemlidir. Ayrıca bazı çalışmalar, 8 dakika içerisinde kremin işlevsel hale geldiğini de göstermiştir.
Kapalı havalarda da yanabilirsiniz
Çoğumuz bulutları gördüğümüz anda şapka veya güneş kremi kullanmayı es geçiyoruz. Ancak bu her zaman iyi bir fikir olmayabilir. Kalın bulutlar Güneş’ten gelen zararların çoğunu engellese de daha ince veya dağınık bulutlar zararları rahatlıkla geçirebilir. Bu sebepten, hava nispeten kapalı olsa dahi kreminizi ihmal etmeyin.

Her gölge aynı değildir
UV indeksi üç veya daha yüksek olduğunda, şapka, koruyucu kıyafet ve güneş kremi takmak ve gölgede kalmak öneriliyor. Ancak uzmanlar, “gölgede kalmanın” dahi çeşitleri olduğunu söylüyor ve hangi gölgenin önemli olduğu konusunda uyarıyor.
Genel olarak, gölge kaynağı üstünüzü ne kadar çok kaplıyorsa veya gölgelik ne kadar sıksa koruma o kadar fazla olur. Örneğin ince yapraklı ağaçlar veya ince verandalar pek koruma sağlamazken kümelenmiş ağaçlar veya kaliteli gölgelikler UV ışınlarına karşı çok daha etkilidir.
Her yerde bulunan plaj şemsiyesini ele alalım. Güneş kremlerinin UVA yıldız derecelendirmesinin mucidi, Profesör Brian Diffey, “Plaj şemsiyesi başınızın muhtemelen birkaç metre yukarısında olduğu için cildiniz, etrafınızdaki açık gökyüzünün neredeyse tamamına maruz kalıyor” diyor.
Plaj şemsiyelerine “çok güvenmemek lazım”
Güneş kremi ve plaj şemsiyesi koruyuculuğunu test eden bir araştırma, güneş kremi kullananların %25’inin güneş yanığı olurken, sadece plaj şemsiyesi kullananların %78’inin güneş yanığı yaşadığını ortaya koydu. Şemsiyenin kalınlığı ve kalitesi de koruma noktasında önem taşıyor. Plaj şemsiyesi seçerken UV korumalı, nispeten daha kaliteli şemsiyelerin seçilmesi önem taşıyor.
Ayrıca UV radyasyonu cam, kum, beton ve su gibi yüzeylerden de yansıyabilir. Bu nedenle yalnızca bir gölgenin altına geçmek değil, sinsice yansıyan UV ışınlarına karşı dikkatli olmak da önemlidir.
Güneş kremi kullanmak D vitamini eksikliğine yol açmaz
Vücudumuz, Güneş’ten gelen ışınlara maruz kalarak D vitamini sentezler. Ancak çoğumuz, güneş kremi sürsek de cildimizin tamamını kalın bir tabakayla kapatmayız. Bu yüzden bir miktar ışın hâlâ cilde ulaşır. Bu, çoğu zaman yeterli olur.
Araştırmalar, düzenli güneş kremi kullananların dahi D vitamini seviyelerinin genellikle normal olduğunu gösteriyor. Ancak eğer ki çok kalın bir katman şeklinde vücudunuzun tamamına güneş kremi sürerseniz ihtimal yeterli güneş ışığından mahrum kalabilirsiniz.

Koyu tenli kişilerin de güneş için endişelenmesine gerek var
Bilineni aksine koyu tenli kişiler güneşe karşı “çok dayanıklı” değildir. Koyu ten, UV ışınlarına karşı doğal bir bariyer sağlar; bu nedenle açık tenlilere göre yanma riski daha düşüktür. Ancak güneş yanığı ve cilt kanseri koyu tenlilerde de fazlaca görülebilir.
Ayrıca koyu renkli kişilerin tenleri daha dayanıklı olsa da kulaklar ve eller gibi açıkta kalan, nispeten daha hassas bölgeler koyu tene rağmen savunmasızdır. Bu sebepten koyu ten avantaj sağlasa da çok güçlü bir koruma kazandırmaz.
Derleyen: Ömer Kağan Selen






