Her Bitcoin İşlemi, Bir Yüzme Havuzu Kadar Su Kullanıyor

  • Amsterdam Vrije Üniversitesinden Alex de Vries’in araştırmasına göre Bitcoin işlemleri için kullanılan su miktarı, bir yüzme havuzunu dolduracak seviyede. Bu, kredi kartı işlemlerinden milyonlarca kat daha fazla su tüketimi anlamına geliyor.
  • Bitcoin, dünya genelinde milyonlarca bilgisayara güç sağlamak ve soğutmak için büyük miktarda su kullanıyor. Bu durum, su sıkıntısı yaşayan bölgelerde endişe kaynağı oluşturuyor.
  • Bitcoin’in su tüketiminin temel nedeni, yoğun bilgi işlem gücü gereksinimi ve buna bağlı olarak büyük miktarda elektrik kullanımı. Bazı uzmanlar, bu durumu azaltmak için Bitcoin’in çalışma biçiminde değişiklik yapılmasını öneriyor.

Son yapılan bir araştırmaya göre her Bitcoin işlemi için kullanılan su miktarı, bir yüzme havuzunu dolduracak seviyeye ulaşıyor. Amsterdam Vrije Üniversitesinden Alex de Vries’in hesaplarına göre bu miktar, tipik bir kredi kartı işleminden yaklaşık altı milyon kat daha fazla. Bitcoin’in dünya genelindeki milyonlarca bilgisayara güç sağlamak ve soğutmak için kullandığı su, dikkat çekici boyutlarda. Bu durum, birçok bölgenin tatlı su sıkıntısı yaşadığı bir dönemde önemli bir endişe kaynağı olarak öne çıkıyor.

Araştırma, dünya genelinde yaklaşık üç milyar insanın mevcut durumda su sıkıntısı çektiğini ve gelecek yıllarda bu durumun daha da kötüleşebileceğini ortaya koyuyor. Özellikle Orta Asya’da olduğu gibi ABD’nin özellikle Kaliforniya çevresinde de benzer su kıtlıklarıyla karşılaşılabilir.

Cell Reports Sustainability dergisinde yayımlanan çalışmaya göre 2021 yılında Bitcoin’in toplam su tüketimi 1.600 milyar litre (giga litre- GL) seviyesindeydi. Ancak bu rakamın 2023 yılında 2.200 GL’in üzerine çıkabileceği tahmin ediliyor.

Bitcoin’in su tüketiminin ana nedeni, büyük miktarda bilgi işlem gücü gerektirmesi ve bunun için önemli miktarda elektriğe ihtiyaç duyması. Cambridge Üniversitesinin verilerine göre Bitcoin’in enerji tüketimi o kadar yüksek ki, Polonya’nın tüketimine yakın bir seviyede, hatta biraz daha az elektrik harcıyor. Bu enerjiyi sağlamak için gaz ve kömür santralleri su kullanırken hidroelektrik santralleri tarafından beslenen rezervuarlardan büyük miktarlarda su buharlaşmakta. Ayrıca Bitcoin işlemlerinin dayandığı milyonlarca bilgisayarı soğutmak için de su kullanılıyor.

Alex de Vries, Bitcoin madenciliği olarak bilinen güç gerektiren sürecin, suyun bu kadar büyük bir kısmını tüketmesine gerek olmadığını savunuyor. Bu süreçte madenciler, dijital para birimini elde etmek için işlemleri denetler. Ancak bu denetimi yapmak için de birbiriyle yarışarak büyük miktarda güç ve elektrik harcar. Bu “proof of work” yöntemi olarak biliniyor ve Bitcoin’in çalışma biçiminde yapılabilecek bir değişiklik, elektrik kullanımını ve dolayısıyla su tüketimini önemli ölçüde azaltabilir.

Büyük kripto para birimi Ethereum, Eylül 2022’de “proof of stake” adı verilen bir sisteme geçerek güç kullanımını %99’dan fazla azaltmayı başardı. Ancak bazı uzmanlar, bu değişikliğin Bitcoin için aynı derecede kolay olmayabileceğini düşünüyor.

Derleyen: Ayça Ayaz

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.