Mistral Large 4, 133 Yapay Zekâ Ajanıyla Django Güvenlik Açığını Yamaladı

0

Fransız yapay zekâ şirketi Mistral AI, 4 Kasım Çarşamba günü X hesabından ilginç bir demo paylaştı. Yeni modeli Mistral Large 4, aralarında iş bölüşümü yapan 133 yapay zekâ ajanını yöneterek popüler web çatısı Django’daki bir güvenlik açığını sınıflandırdı, yeniden üretti ve yamaladı. Videoda süreç 90 kat hızlı oynatılıyor.

Ajanlar kodu haritalayıp saldırıyı test etti

Mistral’in anlattığına göre ajanlar önce kod tabanını haritaladı, ardından kusurları aradı ve saldırı senaryolarını denedi. Hatanın gerçekten var olduğu doğrulandıktan sonra “Le Chonk” lakaplı model yamayı yazdı. Şirket paylaşımında modele, kritik bir güvenlik açığını bulup, kanıtlayıp düzeltip düzeltemeyeceğini sordu. Yani yapay zekâ ajanları burada tek bir sohbet botu gibi değil, görev paylaşan küçük bir ekip gibi çalıştı. Bu yaklaşıma “orkestrasyon” deniyor: bir sistem, birçok ajanı tek hedefe yönlendiriyor.

Demonun eksik bıraktığı noktalar

Paylaşımda hangi CVE’nin (kamuya açıklanmış güvenlik açığı numarası) kullanıldığı belirtilmedi. Yamanın ayrıntıları, toplam çalışma süresi ve token maliyeti de verilmedi. “90 kat” ifadesi de görevin ne kadar sürdüğünü değil, videonun oynatma hızını gösteriyor. Zamanlama da dikkat çekiyor: Django ekibi bir gün önce, 3 Kasım’da 6.1.3, 6.0.10 ve 5.2.19 güvenlik sürümlerini yayımlamıştı. Sürümler altı CVE’yi kapsıyor; Django bunların beşini düşük, birini orta önem derecesinde değerlendirdi. Hiçbiri kritik değil. Bu nedenle demo, bilinmeyen bir açığın keşfinden çok, bilinen bir hedef üzerinde iş akışı gösterimi gibi görünüyor.

Siber güvenliğe odaklanan bir model

Demo, Mistral’in 29 Ekim’de Large 4’ün açık ağırlıklarını yayımlamasının ardından geldi. Şirket, modelin güvenlik açığı bulma, yeniden üretme ve yama geliştirme becerisini ölçen Artificial Analysis Cyber Index’te yüzde 51 puan aldığını bildirdi. Mistral ayrıca modelin kötü niyetli siber isteklerin ortalama yüzde 96,6’sını reddettiğini ve bunun ölçtükleri açık modeller arasındaki en yüksek oran olduğunu söyledi. Önceki bir testte ise gerçek bir açık kaynak açığını yeniden üretip yamalama görevinde yüzde 82 aldığını duyurdu. Tüm bu rakamlar şirketin kendi beyanı; bağımsız bir doğrulama henüz paylaşılmadı. Yine de ajan tabanlı güvenlik araçlarının hızla olgunlaştığını gösteriyor.

Fransa’da Kan Merkezlerinin Soğuk Depolarına Siber Saldırı: Ayarlar 110°C’ye Çıkarıldı

Avrupa’da süpermarket buzdolaplarını hedef alan siber saldırı dalgası bu kez sağlık altyapısına uzandı. Fransız Kan Kurumu (EFS), soğutma yüklenicisindeki bir siber olayın üç merkezdeki soğuk hava depolarının izleme ve kontrol sistemlerini etkilediğini duyurdu. Kurum, hiçbir kan ürününün kaybedilmediğini ve hastaların etkilenmediğini söyledi.

Depoların ayarları tehlikeli düzeye çıkarıldı

EFS’nin açıklamasına göre olay 2 Kasım Pazartesi günü yaşandı. Le Monde’un aktardığına göre soğuk hava depolarında sıcaklık ve buz çözme eşikleri çok yüksek değerlere ayarlandı. Bu depolarda transfüzyon ve ilaç üretimi için ayrılmış plazma torbaları saklanıyordu. Olayı ilk duyuran Le Canard enchaîné, normalde -30°C’de tutulan depoların 110°C’ye ulaşacak biçimde ayarlandığını yazdı. EFS ise depoların hiçbir zaman bu sıcaklığa ulaşmadığını belirtti.

Alarm sistemi ve nöbetçi teknisyen devreye girdi

EFS Başkanı Frédéric Pacoud, franceinfo’ya verdiği demeçte alarm ve izleme sistemleri sayesinde ayarların değiştirildiğinin çok hızlı fark edildiğini söyledi. Euronews’e göre sorunu gece nöbetçi bir teknisyen fark edip müdahale etti. Le Parisien’in haberine göre etkilenen ürünler önlem olarak başka tesislere taşındı, kan toplama ve dağıtım normal şekilde sürdü. Fransa Sağlık Bakanı da halk sağlığı üzerinde bir etki olmadığını açıkladı.

Yüklenici üçüncü taraf yazılımı işaret ediyor

Fransız basını, yüklenici firmanın soğutma şirketi Coolworld olduğunu bildirdi. Politico Europe’a göre Coolworld, ihlalin kendi kontrolünde olmayan, üçüncü taraf bir sağlayıcının tedarik ettiği bileşenle ilgili olduğunu ve cihazlarının yalnızca sınırlı bir kısmının etkilendiğini söyledi. Teknik incelemeler sürüyor. Saldırının nasıl gerçekleştiği, kaç cihazın etkilenmiş olabileceği ve cihazların ne zaman yeniden devreye alınacağı henüz netleşmedi. Böylece tek bir tedarikçinin yazılımındaki açık, kritik sağlık altyapısına kadar uzanabildi.

Süpermarketlerden sağlık altyapısına uzanan zincir

Les Dernières Nouvelles d’Alsace’a göre kan bankası saldırısı, 11-12 Ekim’de yüzlerce Fransız süpermarketinin soğutma sistemini devre dışı bırakan saldırının ardından geldi. AFP’ye göre bu hafta başında en az 11 Avrupa ülkesinde mağaza soğutma sistemleri ele geçirildi ve bazı dondurucuların sıcaklığı 50°C’ye çıktı. Perakende devi Ahold Delhaize, ekim ayındaki saldırının dördüncü çeyrek net satışlarını 200-250 milyon euro azaltacağını açıkladı. Saldırıların sorumluluğunu henüz hiçbir grup üstlenmedi. Fransa Dijital Bakanı Anne Le Hénanff, Senato’da saldırıların ekonomiyi ve tedarik zincirini doğrudan hedef aldığını söyledi.

DeepSeek’in Yeni Modeli V5, Huawei Ascend Çipleriyle Eğitilebilir

0

Çinli yapay zekâ laboratuvarı DeepSeek’in bir sonraki büyük dil modeli V5’i Huawei’nin Ascend çipleriyle eğitmeyi planladığı bildirildi. Çip tedarik zincirinden kaynaklara dayanan haberler doğruysa DeepSeek, şimdiye kadar yalnızca Nvidia donanımına dayanan en pahalı aşamada Çin yapımı çiplere geçmiş olacak. Ne DeepSeek ne de Huawei planı doğruladı.

Çıkarımdan eğitime geçiş

STAR Market Daily’nin 3 Kasım’da yayımladığı habere göre V5, Huawei’nin Ascend platformunda eğitilecek. Bugüne kadar Ascend çipleri DeepSeek modellerinde ağırlıklı olarak çıkarım, yani hazır modelin kullanıcı sorularını yanıtlaması için kullanıldı. Eğitim ise modelin sıfırdan öğrenildiği, en yüksek işlem gücü isteyen aşama. DigiTimes, Ascend 950’nin V5’in temel eğitim donanımı olacağını yazdı. Tam ölçekli eğitime geçişin 2027’de gerçekleşmesi bekleniyor. Plan hayata geçerse Çin yapımı çiplerin en ileri düzey yapay zekâ modellerini taşıyıp taşıyamayacağı da sınanmış olacak.

Eylül’deki tablo değişiyor

Haber, Eylül ayında ortaya çıkan resmi değiştiriyor. Bloomberg o dönem DeepSeek’in İç Moğolistan’ın Ulanqab kentindeki veri merkezine en az 160.000 Ascend 950DT çipi yerleştirmeyi planladığını, ancak bu çipleri eğitim için kullanmayı düşünmediğini bildirmişti. Wccftech’in aktardığına göre çip başına fiyat yaklaşık 111.000 yuan; bu da siparişin tamamını kabaca 2,56 milyar dolara taşıyor. Huawei’nin üretim kapasitesi sınırlı olduğu için teslimatın bir yıldan uzun sürebileceği belirtiliyor. Huawei’nin Atlas 950 SuperPoD sistemleri ise bu çiplerden 8.192’ye kadarını birbirine bağlayabiliyor.

Belirsizlikler ve riskler

Proje hâlâ erken aşamada. TrendForce, V5’in teknik özelliklerinin, yeteneklerinin ve çıkış tarihinin açıklanmadığını, modelin 2027’de bir ara çıkmasının beklendiğini kaydetti. DeepSeek’in bu yolu daha önce de denediği, ancak o aşamada yeniden Nvidia hızlandırıcılarına döndüğü aktarılıyor. Eylül sonunda şirket, Ascend için TileLang derleyicisi ve dağıtık iletişim kütüphaneleri gibi altyapı bileşenlerini açık kaynak yayımlamıştı. Ascend’in tam ölçekli bir ön eğitimi kaldırıp kaldıramayacağı ise hâlâ yanıt bekleyen soru.

Günün Özeti – 4 Kasım

Bugün Anthropic’in model kimliğini kanıtlayan aracı, Google’ın ayrılma paketlerini genişletmesi ve Xiaomi’nin fabrikadaki insansı robotu öne çıkıyor.

Anthropic, yanıtı hangi modelin ürettiğini kanıtlayan FlashProve’u yayımladı

Anthropic, bir yanıtı hangi yapay zekâ modelinin ürettiğini model ağırlıklarını açığa çıkarmadan kriptografik olarak gösteren FlashProve adlı açık kaynaklı prototipi GitHub’da paylaştı. Sistem, zkSNARK adı verilen bir kanıt türüyle çalışıyor: sağlayıcı önce modelin gizli bir parmak izini yayımlıyor, ardından her yanıt için bu modelden geldiğini gösteren bir kanıt üretiyor. Anthropic, aracı ne kendi ürünlerinde ne de başka bir yerde kullanıma sunmayı planladığını belirtiyor.

Yayıncılar Meta’nın yapay zekâ şartlarına karşı çıkıyor ama Facebook’u bırakamıyor

Digiday’in 3 Kasım’da aktardığına göre dünyanın dört bir yanındaki yayıncı birlikleri, eleştirmenlerin haber sitelerinden yapay zekâ amacıyla veri kazımasına olanak tanıyacağını söylediği ticari şartları Meta’dan yeniden yazmasını istiyor. Ancak okur stratejisinden sorumlu yöneticiler Facebook ve Instagram’dan vazgeçemediklerini söylüyor. Reuters’a göre Meta, şartları 28 Ekim’de süresiz olarak erteledi ve sektör gruplarıyla tam bir istişare yapılmadan değişiklik yapmayacağını açıkladı.

Google, isteğe bağlı ayrılma paketlerini beş ülkeye yaydı

Reuters’ın 4 Kasım’da duyurduğu habere göre Google, Haziran’dan itibaren Kanada, Fransa, Almanya, Japonya ve İsviçre’deki bazı çalışanlara isteğe bağlı ayrılma paketleri sunmaya başladı. Programın ABD ve Birleşik Krallık dışına taşındığını Google doğruladı. Bir Google sözcüsü programın 2025’te bazı ekiplerde kıdem tazminatıyla başladığını ve bu yaz birkaç ülkede genişletildiğini söyledi. Reuters, kaç çalışanın teklifi kabul ettiğini tespit edemedi.

Xiaomi: İnsansı robot otomobil fabrikasında sekiz saatlik vardiyayı tamamladı

Xiaomi, 3 Kasım’da 2026 Dünya İnternet Konferansı’nın açılışında, insansı robotunun otomobil fabrikasında ilk kez sekiz saatlik tam vardiya çalıştığını açıkladı. Şirkete göre robot orta konsol yan kapaklarını ayıkladı, hataları kendi başına düzeltti ve üretim hattı sistemleriyle koordineli çalıştı. Interesting Engineering’e göre Xiaomi üretim hızı, insan müdahalesi ve pil yönetimine dair rakam paylaşmadı. Şirket ayrıca bir ev robotu pilot uygulaması başlatacağını duyurdu.

YouTube’un kodlarında deneysel sosyal uygulama Tamba ortaya çıktı

Android Authority’nin 4 Kasım’daki özel APK incelemesine göre YouTube’un Android uygulamasının son sürümündeki kodlarda takipçiler, doğrudan mesajlar, grup sohbetleri ve uygulamaya özgü gönderiler tanımlanıyor. Bunlar YouTube’un “Tamba” adlı deneysel bir sosyal uygulama geliştirdiğine işaret ediyor. Google projeyi duyurmadı. Tamba’nın bağımsız bir uygulama olarak mı çıkacağı, YouTube’a mı entegre edileceği yoksa hiç yayımlanmayacak mı olduğu belli değil.

Apple Music, iOS 27.3 betasında Selfie Sing karaoke videolarını test ediyor

MacRumors’a göre Apple Music, iOS 27.3’ün ilk geliştirici betasında Selfie Sing adlı yeni bir karaoke özelliği ekledi. Ekranda şarkı sözleri akarken kullanıcılar eşlik ettikleri görüntüleri kaydedip paylaşabiliyor, sese mikrofon efektleri ekleyebiliyor. AppleInsider’a göre özellik yalnızca dikey video kaydediyor ve iPhone Duo’nun selfie modunda arka kameralarla da çalışıyor. Selfie Sing katalogdaki her şarkıda kullanılamıyor.

İlaç şirketlerinin CEO’ları “yapay zekâ hastalıkları tedavi edecek” iddiasına mesafeli

The Wall Street Journal’a göre Vertex, AstraZeneca ve Novartis gibi büyük ilaç şirketlerinin yöneticileri, yapay zekânın yakında hastalıkların çoğunu tedavi edeceği öngörülerini reddediyor. AstraZeneca CEO’su Pascal Soriot, yapay zekânın kanseri tedavi edeceğini söylemenin biraz fazla iddialı olabileceğini belirtti. Gazete, yapay zekâyla tasarlanan hiçbir ilacın henüz FDA onayı almadığına dikkat çekti. Yöneticilerin açıklamaları, Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin 5-10 yıl içinde hastalıkların çoğunun tedavi edilebileceği iddiasına yanıt niteliğinde.

OpenAI: GPT-6 Astra bir haftadan kısa sürede çalışan bir donanım tasarladı

OpenAI, 3 Kasım’da GPT-6 Astra modelinin Codex kodlama ajanıyla konuşmaya yarayan çalışan bir donanım cihazını bir haftadan kısa sürede tasarladığını açıkladı. Şirket, Mazda ile yeni bir araştırma iş birliği başlattığını ve Chip Ganassi Racing ile çalışmalarını genişlettiğini de duyurdu. OpenAI’ın araştırma yazısı, modelin yetersiz kaldığı noktaları da sıralıyor. Duyuru, şirketin modellerinin fiziksel mühendislikte de işe yarayabildiğini göstermeye yönelik en net girişimi olarak değerlendiriliyor.

Microsoft, şirketleri PC yenileme harcamasını yapay zekâ bütçesinden yapmaya çağırıyor

The Register’ın 4 Kasım tarihli haberine göre Microsoft, kurumsal müşterilerinden yeni bilgisayarları sıradan donanım yenilemesi saymayıp bedelini yapay zekâ bütçelerinden ödemelerini istiyor. Çağrı, bellek fiyatlarındaki artışın birçok kurumu cihaz yenilemeyi ertelemeye ittiği bir dönemde geldi. Microsoft yöneticisi Mark Linton, Ekim başında Barselona’daki Canalys Forum’da Windows’u ajan tabanlı bir platforma dönüştürme çabası başarılı olursa PC harcamasının yapay zekâ harcamasının da parçası olmasını hedeflediğini söyledi.

Altman: Yapay Zekânın İlerlemesine Sınırı İnsan Kontrolü Koymalı

0

OpenAI CEO’su Sam Altman, X’te yaptığı kısa paylaşımda insanların geleceğin kontrolünü süper zekâya devretmemesi gerektiğini söyledi. Altman’a göre bu ilke, yapay zekânın ne kadar ilerleyebileceğini de sınırlamalı. ChatGPT’nin milyonlarca Türk kullanıcısı olduğu düşünülünce açıklama yakından takip edilecek.

Altman’ın X paylaşımı

Altman, 3 Kasım’da Doğu Saati ile 20.40’ta yayımladığı üç cümlelik mesajda “İnsanlar geleceğin kontrolünü her zaman ellerinde tutmalı” dedi. Süper zekâya kontrol devredilmemesi gerektiğini ve bu gerekliliğin nihayetinde yapay zekânın ilerlemesini sınırlandırması gerektiğini vurguladı. OpenAI’ın, insanları yalnızca yapay zekâ sistemlerinin ödüllendirmeyi mantıklı bulduğu işleri yapan bir role itme fikrini reddettiğini de ekledi.

Abu Dabi’deki konuşmanın devamı

Paylaşım, Altman’ın 2 Kasım’da Abu Dabi’deki Adipec enerji konferansında söylediklerini yineliyordu. The National’a konuşan Altman, insan kontrolünün “tartışmaya yer olmayan” bir konu olduğunu belirtti. Yapay zekânın yıl başında çoğunlukla en parlak bilim insanlarının gerisindeyken artık çoğunlukla onlardan daha zeki olduğunu, birçok beyaz yakalı işin büyük bölümünü yapabildiğini de söyledi. Enerji arzını ise yapay zekâ büyümesinin en büyük kısıtı olarak tanımladı.

Amodei ile benzerlik ve sektörün hızı

Bir analize göre paylaşımdaki ifade, neredeyse birebir Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin 2024 tarihli “Machines of Loving Grace” makalesindeki bir bölümü andırıyor. Altman alıntının kaynağını belirtmedi; Amodei ve Anthropic de kamuoyu önünde yanıt vermedi. Altman eylülde de Amodei’nin tempoyu ayarlama çağrısına destek vermişti. Washington Post’un analizine göre ise OpenAI, Anthropic, Google ve SpaceX, bu çağrılardan bu yana daha yetenekli modeller yayımlamayı sürdürüyor.

OpenAI, GitHub’a Rakip Olmak İçin Kodlama Girişimi Pierre’i Satın Alıyor

OpenAI, geliştirici araçları girişimi Pierre Computer’ı satın alıyor. Axios’a özel açıklama yapan şirket, Pierre’in teknolojisinin zaten Codex içinde çalıştığını söyledi. Hamle, yapay zekânın yazdığı kodun saklandığı ve yayına alındığı altyapıya sahip olma hedefini gösteriyor ve OpenAI’ı Microsoft’un GitHub’ıyla doğrudan karşı karşıya getiriyor.

OpenAI tam olarak neyi satın alıyor?

Axios’un aktardığına göre OpenAI, Pierre’in Code Storage adlı ürününü Codex’e entegre etmeyi planlıyor. Codex, OpenAI’ın yapay zekâ destekli kodlama aracı olarak biliniyor. Pierre, kendisini makineler için düşük seviyeli ve birleştirilebilir altyapı geliştiren bir şirket olarak tanımlıyor. Code Storage ise Git üzerine kurulu, yüksek ölçekli ve arayüzleri insanlar yerine makineler için tasarlanmış bir depolama sistemi. Şirket, ürünü Ekim 2025’te geliştiricilerin kendi uygulamalarına ekleyebileceği bir Git altyapı katmanı olarak duyurmuştu. Anlaşmanın mali koşulları açıklanmadı. Pierre’in açık kaynaklı projeleri açık kaynak olarak kalmaya devam edecek.

GitHub’a karşı kalabalık bir rekabet

Axios’a göre GitHub, yapay zekâyla kod yazımı yaygınlaştıkça güvenilirlik sorunları ve kesintiler yaşıyor. Eleştirmenler, platformun insanlar için tasarlandığını, yazılımın büyük bölümünün ise artık yapay zekâ ajanları tarafından yazıldığını savunuyor. OpenAI bu alandaki tek oyuncu değil: Axios, Elon Musk’ın SpaceX’inin sahibi olduğu Cursor’ın Ağustos ayında Origin adlı bir GitHub rakibini duyurduğunu hatırlatıyor. GitHub’ın eski CEO’su Thomas Dohmke da geçen ay kurduğu yeni girişim aracılığıyla rakip bir ürün tanıttı.

Microsoft ile karmaşık ilişki

Tablo, iki şirketin ilişkisi yüzünden daha karmaşık. Axios’un yazdığına göre Microsoft, OpenAI’ın yaklaşık dörtte birine sahip. Buna rağmen iki şirket pek çok pazarda doğrudan rakip. Satın alma, OpenAI’ın tüm geliştirme sürecini artık kendi monorepo’sunda yürüten ve Git uyumlu bir arka uç olan Pando üzerine inşa edeceği altyapıyla da bağlantılı görünüyor.

GitHub, dünya genelinde ve Türkiye’de de yazılımcıların en çok kullandığı platformların başında geliyor. Kodun depolanma biçiminde yaşanacak bir değişim, Türk geliştiricilerin günlük iş akışını da etkileyebilir.

iPhone ve Mac Arasında Dosya Nasıl Aktarılır?

iPhone ile Mac arasında dosya aktarmanın en hızlı kablosuz yolu AirDrop’tur. iCloud Drive dosyaları cihazlar arasında otomatik eşitler, kablolu aktarım için ise Finder kullanılır.

Fotoğraf, belge, video ya da ses kaydı; hangi dosyayı taşıyacağınıza ve ne sıklıkla aktaracağınıza göre farklı yöntemler öne çıkar.

AirDrop ile aktarım

  1. iPhone’da ve Mac’te Wi-Fi ile Bluetooth’u açın; cihazları birbirine yakın tutun.
  2. iPhone’da göndermek istediğiniz dosyayı açın.
  3. Paylaş simgesine dokunun ve AirDrop‘u seçin.
  4. Listeden Mac’inizi seçin.
  5. Aynı Apple hesabını kullanıyorsanız dosya doğrudan Mac’in İndirilenler klasörüne düşer; farklı hesaplarda Mac’te Kabul Et‘e tıklayın.

Mac’ten iPhone’a göndermek için Finder’da dosyaya sağ tıklayıp Paylaş > AirDrop‘u seçin.

Mac görünmüyorsa Finder kenar çubuğundaki AirDrop bölümünden “Beni bulabilecek kişiler” ayarını Yalnızca Kişiler ya da Herkes olarak değiştirin.

iCloud Drive ile eşitleme

Dosyaları iPhone’daki Dosyalar uygulamasında iCloud Drive altına kaydettiğinizde, aynı Apple hesabıyla oturum açılmış Mac’te Finder’ın iCloud Drive bölümünde görünür. Büyük dosyalar için iCloud saklama alanınızı kontrol edin.

Kabloyla Finder üzerinden aktarım

  1. iPhone’u kabloyla Mac’e bağlayın ve istenirse Güven‘e dokunun.
  2. Finder kenar çubuğunda iPhone’u seçin.
  3. Dosyalar sekmesine geçin.
  4. Dosyaları, destekleyen uygulamaların klasörlerine sürükleyip bırakın.

Fotoğraflar için

Fotoğrafları toplu aktarmak istiyorsanız Mac’te Fotoğraflar veya Görüntü Yakalama uygulamasını kullanabilir, iCloud Fotoğrafları açıksa arşivin iki cihazda da otomatik eşitlenmesine izin verebilirsiniz.

Kaynak: Lifewire

Mistral CEO’su Avrupa’yı Uyardı: Öncü Yapay Zekâyı ABD ile Çin’e Bırakmak Tuzak

Mistral CEO’su Arthur Mensch, Avrupa’nın en gelişmiş yapay zekâ modellerini ABD ve Çin’e bırakmasının büyük bir hata olacağını söyledi. Mensch’e göre kıta yalnızca endüstriyel uygulamalara yönelirse teknolojik bağımlılığa mahkûm kalacak. Uyarı, şirketin yaklaşık 1 trilyon parametreli Large 4 modelini herkese açık yayımlamasının hemen ardından geldi.

Berlin’de “tam bir tuzak” çıkışı

Mensch, 2 Kasım’da Berlin’deki Digital Summit’in kulisinde Politico Europe’a konuştu. Öncü modelleri ABD ile Çin’e bırakıp endüstriyel yapay zekâya odaklanmanın “tam bir tuzak” olduğunu belirtti. Yapay zekâya yönelik ihracat kontrolleri riskine de dikkat çekti. Almanya aynı gün 2030’a kadar “egemen bir yapay zekâ ülkesi” olma planını açıklamıştı; plan, en az üç Avrupa merkezli öncü laboratuvarın kurulmasına destek vermeyi de içeriyor. Mensch ise “yapay zekâda ulusal strateji diye bir şey yoktur” yorumunu yaptı.

Large 4: 1 trilyon parametre, Avrupa’da eğitim

Mistral, “Le Chonk” lakaplı Large 4’ün ağırlıklarını Hugging Face’te açtı. Çok kipli bir uzman karışımı modeli olan Large 4’te token başına 49 milyar parametre etkin çalışıyor. Şirket modeli, Avrupa’daki veri merkezlerinde 3.800 Nvidia Grace Blackwell GPU ile sıfırdan eğittiğini söylüyor. Lisans, değiştirilmiş bir MIT lisansı: ticari kullanım ücretsiz, ancak modeli barındırılan hizmet olarak satacak şirketlerin Mistral’dan ayrı izin alması gerekiyor. API fiyatı, bir milyon girdi token’ı için 0,70 dolar, bir milyon çıktı token’ı için 2,10 dolar.

Rakiplerle sermaye farkı ve ilk müşteri kaybı

Mensch, rakip laboratuvarların eşdeğer yetenekler için yüz milyarlarca dolar topladığını, Mistral’in ise üç yılda yaklaşık 6 milyar dolar topladığını anlattı. Bloomberg’e göre şirket, en iyi modellerle yarışmak için daha fazla işlem gücüne ihtiyaç duyduğunu da söyledi. Bağımsız testler karışık bir tablo çiziyor: The Decoder’a göre model hızlı ve ucuz, ancak genel sıralamada önde gelen Çin merkezli açık modellerin gerisinde. Siber savunmada ise açık modeller arasında üçüncü sırada yer alıyor.

Tüm müşteriler de ikna olmuş değil. Politico’ya göre Alman arama motoru Ecosia, Mistral’in modellerini bırakıp Çin menşeli modellere geçti. Şirketin CEO’su bu geçişin maliyetleri yarıya indirdiğini ve performansı artırdığını söylüyor.

Windows 11’de PIN Nasıl Değiştirilir veya Sıfırlanır?

Windows 11’de oturum açma PIN’inizi Ayarlar > Hesaplar > Oturum açma seçenekleri bölümünden değiştirebilirsiniz. PIN’inizi unuttuysanız giriş ekranındaki PIN’imi unuttum bağlantısıyla Microsoft hesabınızı doğrulayarak yeni bir PIN belirleyebilirsiniz.

Windows Hello PIN’i, yalnızca o cihaza bağlı bir giriş yöntemidir. Bu yüzden internet üzerinden çalınan bir paroladan daha güvenlidir; ancak tahmin edilmesi kolay bir PIN seçmemek gerekir.

PIN’i değiştirme

  1. Ayarlar > Hesaplar > Oturum açma seçenekleri bölümünü açın.
  2. PIN (Windows Hello) satırını genişletin.
  3. PIN’i değiştir‘e tıklayın.
  4. Mevcut PIN’inizi, ardından yeni PIN’inizi iki kez girin.
  5. Harf ve sembol kullanmak isterseniz Harf ve simge ekle kutusunu işaretleyin.

PIN’i unuttuysanız

  1. Giriş ekranında PIN kutusunun altındaki PIN’imi unuttum bağlantısına tıklayın.
  2. Microsoft hesabı parolanızı girin veya kimliğinizi doğrulayın.
  3. Yeni PIN belirleyin.

Yerel hesap kullanıyorsanız, hesabı oluştururken belirlediğiniz güvenlik sorularını yanıtlamanız istenir.

Güçlü bir PIN için

  • 123456, 000000 veya doğum yılı gibi tahmin edilebilir PIN’lerden kaçının.
  • En az 6 hane kullanın.
  • Mümkünse harf ve simge ekleyin.

PIN’i kaldırma

PIN’i kaldırmak için önce aynı sayfadaki Ek ayarlar bölümünde Güvenliği artırmak için yalnızca Windows Hello ile oturum açmaya izin ver seçeneğini kapatmanız gerekebilir. Ardından PIN satırındaki Kaldır düğmesi etkinleşir.

HBO Max Harry Potter Dizisinden Yeni Görselleri Paylaştı: Prömiyer 25 Aralık’ta

HBO Max, 25 Aralık 2026’da başlayacak Harry Potter dizisinin ilk sezonundan yeni resmi görseller yayımladı. Fotoğraflarda genç oyuncular dev dekorlarda ve Hagrid’le birlikte görülüyor. Hogwarts macerasının Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesi var; bu yüzden dizinin Noel’e uzanan geri sayımı yakından izleniyor.

Yeni görsellerde neler var?

Paylaşılan kareler, genç oyuncuların gerçek ölçekli dekorlarda hareket ettiğini ilk kez gösteriyor. Meksika gazetesi Excélsior’a göre görseller arasında Hagrid’in yer aldığı sahneler de var. Tanıtım kampanyası geçen hafta hız kazandı: HBO, 29 Ekim’de dizinin ilk resmi afişini yayımlamıştı. Afişte Harry’yi canlandıran Dominic McLaughlin yer alıyor; Hogwarts Şatosu, “Hayatta Kalan Çocuk” sloganının altında yuvarlak gözlüklerine yansıyor. Görsellerin gelişi, prömiyere iki aydan kısa süre kala tanıtım temposunun arttığını gösteriyor.

Prömiyer ve yayın takvimi

Sekiz bölümlük ilk sezon ABD’de HBO’da, hizmetin sunulduğu ülkelerde ise HBO Max’te izlenecek. Excélsior ve La Razón’un aktardığına göre dizi 25 Aralık’taki ilk bölümün ardından her hafta yeni bölümle devam edecek; sezon finali 14 Şubat 2027’de yayımlanacak. HBO başlangıçta diziyi 2027’de yayına sokmayı planlıyordu, ancak prömiyer tarihini sonradan 2026 Noel’ine çekti. Dizinin Eylül ayında ikinci fragmanı da yayımlanmıştı; bu fragman daha çok Hogwarts’a, Seçmen Şapka törenine, Quidditch’e ve Erised Aynası’na odaklanıyordu.

Kadro ve yeni görünüm

McLaughlin’in yanı sıra Hermione rolünde Arabella Stanton, Ron rolünde Alastair Stout yer alıyor. Yetişkin kadroda Dumbledore’u John Lithgow, McGonagall’ı Janet McTeer, Snape’i Paapa Essiedu, Hagrid’i ise Nick Frost canlandırıyor. Showrunner Francesca Gardiner, “Succession”dan tanıdığı Mark Mylod ile çalışıyor. Dizi görsel olarak filmlerden ayrılıyor: La Razón’a göre büyücülük dünyasının paraları yeniden tasarlandı, bina armaları değişti. The Times’a dayandırılan habere göre ilk sezon harcaması Aralık 2025’te 147,4 milyon sterline ulaştı; bu tutar ilk beş filmin her birinin bütçesini aşıyor.