- Yeni arkeolojik araştırma ile insan vücudunda beynin çürümeden kalacağı durumların nadir olduğu bilgisi çürütüldü.
- 6 farklı kıtadan alınan 4.000 insan beyninin üçte birinin çürümediği kaydedildi. Çürümeme sebebinin, merkezi sinir sisteminin yumuşak doku koruma mekanizması olduğu düşünülüyor.
- Araştırma ile beyin ve sinir dokularının işlevsel evrimi ve nörolojik bozuklukların tarihi gibi konular detaylanacak.
Oxford Üniversitesinde yapılan bir çalışma, beynin vücuttaki tüm yumuşak dokulardan daha dayanıklı olduğunu ve 12.000 yıl boyunca çürümeye direnebildiğini ortaya koydu.
Bir ceset, mumyalama ve dondurma olmaksızın doğaya bırakıldığında kemikler dışında her şeyin çürüyeceği ve beynin de ilk çürüyen organlardan olduğu biliniyordu. Yumuşak dokunun arkeolojik olarak korunması nadir görülür. Oxford Üniversitesinden moleküler tafonomist Alexandra Morton-Haywar liderliğindeki bir ekip, bu durumun ne kadar nadir olduğunu araştırmaya başladı. Antartika hariç 6 kıtadan, geçmişleri 12.000 yıl öncesine ait 4.405 korunmuş insan beyni tespit edildi. İspanya İç Savaşı’ndan Antik Mısır çöllerine, İnka ritüeli kurbanlarından Taş Devri İsveç’ine kadar çeşitli noktalardan alınan örneklerden 1.308 vücutta, beynin çürümeyen tek yumuşak doku olduğu gözlemlendi.
Araştırmacılar sığ toplu mezarlardan, gemi enkazlarından, höyüklerden alınan çürümemiş beyin örneklerini doğal koruma yolları ile ilişkilendiremedi. Sebebinin beyindeki moleküller ile çevredeki bir şeyin etkileşimini sağlayan merkezi sinir sistemine özgü bir yumuşak doku koruma mekanizması olduğu düşünülüyor.

Arkeolojik beyinlerin incelendiği bu çalışma, nörolojik bozuklukların tarihinin, eski biliş ve davranışların, sinir dokularının ve işlevlerinin evriminin daha iyi açıklanmasını sağlayacak. Metabolik olarak en aktif organ olan beynin sağladığı moleküler ve morfolojik bilgileri en üst düzeye çıkarmak amaçlanıyor.
Proceedings Of The Royal Society B dergisinde yayımlanan makaleyi buradan inceleyebilirsiniz.
Derleyen: Esame Ayşe Atalay