Ana SayfaBilimAntik Mısır boyalarında beklenmedik malzemeler bulundu: Susam ve moringa

Antik Mısır boyalarında beklenmedik malzemeler bulundu: Susam ve moringa

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Antik Mısır’a ait 14 eserden alınan mikroskobik örnekleri inceleyen araştırmacılar, hayvansal tutkalların yanı sıra susam ve moringaya ait proteinler belirledi. Bulgular, sanatçıların kullandıkları malzemeleri yalnızca işlevlerine göre değil, kültürel veya dinî anlamlarını gözeterek de seçmiş olabileceklerini düşündürüyor.

Detaylar Haberimizde…

Antik Mısır’ın binlerce yıllık tabutları, mezar resimleri ve mimari süslemeleri, kullanılan pigmentlerin ötesinde karmaşık üretim tekniklerinin izlerini taşıyor. Yeni bir araştırma, bu eserlerde boyayı yüzeye bağlayan ve parçaları bir arada tutan organik malzemelerin bileşimini protein düzeyinde ortaya çıkardı.

Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmada, MÖ 1425 ile MS 400 arasına tarihlenen 14 eserden alınmış 28 boya ve yapıştırıcı örneği incelendi. Analizler, Antik Mısır sanatında hayvan dokularından elde edilen tutkalların kullanıldığını doğrularken daha önce bu eserlerde belgelenmemiş susam ve moringa proteinlerini de ortaya çıkardı.

Pigment tek başına boya oluşturmuyor

Antik Mısır sanatına ilişkin araştırmaların önemli bir bölümü, eserlerde kullanılan mavi, kırmızı, sarı ve yeşil pigmentlere odaklanıyordu. Ancak bir pigmentin yüzeye sürülebilmesi ve orada kalabilmesi için “bağlayıcı” adı verilen organik bir maddeye ihtiyaç duyuluyor.

Bağlayıcılar pigment parçacıklarını birbirine ve boyanan yüzeye tuttururken yapıştırıcılar tabut kapakları ya da farklı ahşap parçalar gibi unsurları bir arada tutabiliyor. Bu nedenle söz konusu maddelerin belirlenmesi, hem Antik Mısırlı sanatçıların çalışma yöntemlerini hem de eserlerin zaman içinde nasıl yaşlandığını anlamak açısından önem taşıyor.

Önceki araştırmalar Antik Mısır’da yumurta, hayvansal tutkal, bitki sakızı, reçine, yağ ve balmumu gibi organik maddelerin kullanılabildiğini göstermişti. Bununla birlikte bu maddelerin biyolojik kaynaklarını, özellikle de hangi hayvan veya bitkiden elde edildiğini kesin biçimde saptamak her zaman mümkün olmuyordu.

Binlerce yıllık proteinler nasıl incelendi?

Araştırmacılar; boyalı ahşap tabutlar, kartonajlar, mezar resimleri ve kireç taşından yapılmış mimari parçalar üzerinde çalıştı. Eserler Stockholm’deki Medelhavsmuseet, Londra’daki British Museum ve Kopenhag’daki Ny Carlsberg Glyptotek koleksiyonlarından seçildi.

Tarihî eserlerin son derece hassas olması nedeniyle örnekler mikroskop altında, cerrahi iğne ve bıçaklarla mümkün olduğunca küçük miktarlarda alındı. Daha sonra kütle spektrometrisine dayanan paleoproteomik yöntemlerden yararlanıldı.

Bu yöntemde proteinler önce peptit adı verilen daha küçük parçalara ayrılıyor. Peptitlerin moleküler özellikleri ölçülerek elde edilen diziler protein veri tabanlarıyla karşılaştırılıyor. Böylece örnekteki proteinin türü, hangi canlıdan gelmiş olabileceği ve zaman içinde nasıl bozulduğu konusunda bilgi edinilebiliyor. Araştırmacılar ayrıca kazı, depolama veya geçmiş restorasyon işlemlerinden kaynaklanmış olabilecek parçacıkları değerlendirme dışında bıraktı.

Hayvansal tutkal doğrulandı

Analizler, farklı hayvanların kolajeninden hazırlanmış tutkalların kullanıldığını doğruladı. Araştırmanın açık veri kaydında sığır, at, eşek ve antilop gibi hayvanlarla birlikte tavuk proteinleri de yer aldı. Tavukla bağlantılı bulguların yumurta kullanımına, memelilere ait kolajenlerin ise hayvansal tutkal üretimine işaret ettiği değerlendiriliyor.

Hayvansal tutkalın kemiklerin, derilerin ve bağ dokularının uzun süre kaynatılmasıyla hazırlanabildiği biliniyor. Ancak yeni araştırma yalnızca tutkalın varlığını göstermekle kalmadı; proteinlerin biyolojik kökenleri hakkında daha ayrıntılı kanıt sağladı.

Asıl sürpriz susam ve moringa oldu

Çalışmanın en dikkat çekici sonucu, bazı örneklerde susam ve moringaya ait tohum proteinlerinin belirlenmesi oldu. Araştırmacılara göre bu bulgular, söz konusu bitkilerin Antik Mısır sanat eserlerindeki ilk doğrudan moleküler kanıtını oluşturabilir.

Moringa proteinlerinin farklı eserlerde ve birden fazla müze koleksiyonunda belirlenmesi, rastlantısal bir bulaşma ihtimalinin ötesinde değerlendirilmesine yol açtı. Ancak araştırma, bu bitkisel ürünlerin kesin olarak hangi amaçla kullanıldığını henüz göstermiyor. Susam veya moringa ürünleri boya bağlayıcısının, yapıştırıcının ya da yüzeye uygulanan başka bir organik karışımın parçası olmuş olabilir.

Sol: Moringa proteinlerinin tespit edildiği boyalı ahşap mumya tabutundan bir parça. Orta: Moringa ağacı tasvirinin yer aldığı belge mührü. Kaynak: Clara Granzotto.

Moringanın dinî bir anlamı olabilir mi?

Moringa bulgusunu özellikle ilginç kılan ayrıntı, bitkinin Antik Mısır inanç dünyasındaki yeri. Sanatçıların ve zanaatkârların koruyucu tanrısı kabul edilen Ptah, bazı tarihî metinlerde “moringa ağacının altında olan” anlamındaki bir unvanla anılıyordu. Bu unvanın MÖ 1479 ile MÖ 30 arasındaki metinlerde kullanıldığı biliniyor.

Araştırmacılar bu nedenle moringa ürünlerinin seçiminin yalnızca teknik bir karara dayanmayabileceğini, sanatçıların çalışmalarını Ptah’a adamak veya korumak amacıyla bu bitkiden yararlanmış olabileceklerini öne sürüyor.

Bununla birlikte bu bağlantı henüz kanıtlanmış değil. Eserlerde moringa proteini bulunması, malzemenin mutlaka dinî nedenlerle kullanıldığı anlamına gelmiyor. Bitkinin yapışkanlık, yüzey görünümü, karışımın kıvamı veya erişilebilirlik gibi pratik özellikleri de seçimde etkili olmuş olabilir.

Çalışma bütün Antik Mısır sanatını temsil etmiyor

Araştırma, Antik Mısır’daki bütün sanatçıların aynı malzemeleri kullandığını göstermiyor. İncelenen eser sayısının 14 ile sınırlı olması ve yaklaşık 1.800 yıllık geniş bir dönemi kapsaması, sonuçların genelleştirilmesini güçleştiriyor.

Bulgular ayrıca susam ve moringanın eserlerin canlı renklerini günümüze kadar korumasını doğrudan sağladığını da kanıtlamıyor. Çalışmanın ortaya koyduğu temel sonuç, bu bitkisel proteinlerin boya ve yapıştırıcı örneklerinde bulunduğu. Malzemelerin dayanıklılık üzerindeki etkisinin anlaşılması için kontrollü deneylere ve daha fazla eserin incelenmesine ihtiyaç bulunuyor.

Buna karşın yöntem, gelecekte dönemler, bölgeler ve farklı sanatçı atölyeleri arasında karşılaştırma yapılabilmesine imkân verebilir. Özgün bağlayıcının belirlenmesi, konservatörlerin restorasyon sırasında kullanılacak maddeleri seçmesine ve modern uygulamaların eski malzemelerle nasıl etkileşeceğini öngörmesine de yardımcı olabilir.

Derleyen: Yağmur Saatcı

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

İnsansı Robotlar Pekin’de Usain Bolt’un 100 Metre Rekorunu Kırdı

İkinci Dünya İnsansı Robot Oyunları'nda Çinli bir insansı robot, Usain Bolt'un 17 yıllık 100 metre dünya rekorunu kırdı. Pekin'de beş gün süren yarışmada 2.000'den fazla robot 51 dalda yarışırken, kimi makineler sahada aksadı, hatta alev aldı.

OpenAI, Nvidia’ya Meydan Okuyor: Yapay Zeka Eğitimi İçin On Binlerce Apple Mac Satın Aldı

The Information'ın haberine göre OpenAI, pekiştirmeli öğrenme ve ajan eğitimi için on binlerce Mac mini ve Mac Studio satın aldı. Hamle, Nvidia'nın hakimiyetindeki yapay zeka donanım pazarında Apple'ın rolünü büyütüyor; Anthropic de benzer amaçla Mac kiralıyor.

Meta Veri Merkezi Robotları İşe Koyuluyor: Kablo Değiştiriyor, Sunucuları Yeniden Başlatıyorlar

Meta, veri merkezlerinde ağ kablolarını değiştiren, sunucuları yeniden başlatan ve donanım kontrollerine yardımcı olan robotları test ediyor. Kinova, ABB ve Watney Robotics tarafından geliştirilen sistemlerin farklı fiziksel görevlerde denendiği ortaya çıktı.

Nvidia’nın Yapay Zeka Hakimiyeti Donanım Sınırlarını Aşıyor

Bulut devleri kendi çiplerini üretirken Nvidia yapay zeka yarışında sadece silikonla değil, kurduğu devasa...

Buna benzer diğer içerikler

İnsansı Robotlar Pekin’de Usain Bolt’un 100 Metre Rekorunu Kırdı

İkinci Dünya İnsansı Robot Oyunları'nda Çinli bir insansı robot, Usain Bolt'un 17 yıllık 100 metre dünya rekorunu kırdı. Pekin'de beş gün süren yarışmada 2.000'den fazla robot 51 dalda yarışırken, kimi makineler sahada aksadı, hatta alev aldı.

OpenAI, Nvidia’ya Meydan Okuyor: Yapay Zeka Eğitimi İçin On Binlerce Apple Mac Satın Aldı

The Information'ın haberine göre OpenAI, pekiştirmeli öğrenme ve ajan eğitimi için on binlerce Mac mini ve Mac Studio satın aldı. Hamle, Nvidia'nın hakimiyetindeki yapay zeka donanım pazarında Apple'ın rolünü büyütüyor; Anthropic de benzer amaçla Mac kiralıyor.

Meta Veri Merkezi Robotları İşe Koyuluyor: Kablo Değiştiriyor, Sunucuları Yeniden Başlatıyorlar

Meta, veri merkezlerinde ağ kablolarını değiştiren, sunucuları yeniden başlatan ve donanım kontrollerine yardımcı olan robotları test ediyor. Kinova, ABB ve Watney Robotics tarafından geliştirilen sistemlerin farklı fiziksel görevlerde denendiği ortaya çıktı.