Moderna, melanom hastalarında yürütülen INTerpath-001 adlı Faz 3 çalışmasında elde ettiği ilk olumlu sonucun ardından kanser aşısı stratejisini genişletiyor. Merck ile ortaklaşa geliştirilen kişiselleştirilmiş mRNA aşısı intismeran autogene, tümörü cerrahiyle tamamen alınmış hastalarda nüks riskini azalttı. Şirket şimdi bu teknolojiyi tek başına bir tedaviye, hatta yeni nesil hücresel tedavilere dönüştürmeyi planlıyor.
mRNA’da Kanserde Bir İlk: Faz 3 Başarısı
Cambridge merkezli Moderna ve iş ortağı Merck, ağustos ayında kişiselleştirilmiş mRNA kanser aşısı intismeran autogene ile Merck’in immünoterapi ilacı Keytruda’nın kombinasyonunun Faz 3 INTerpath-001 çalışmasında hedeflerine ulaştığını duyurmuştu. Araştırmaya, tümörü tamamen çıkarılmış evre IIB-IV melanom hastası 1.137 kişi katıldı. Çalışma, birincil sonlanım noktası olan nükssüz sağkalımı ve kilit ikincil hedef olan uzak metastazsız sağkalımı karşıladı. Bu sonuç, herhangi bir mRNA tabanlı kanser tedavisinin ya da kişiselleştirilmiş neoantijen terapisinin geç evre bir klinik çalışmada başarıya ulaştığı ilk örnek oldu ve alanda yıllardır beklenen dönüm noktası olarak değerlendirildi.
Tek Başına Tedavi ve Vücut İçi CAR-T Hedefi
Faz 3 başarısının ardından Moderna, intismeran autogene’yi tek başına bir tedavi seçeneği olarak da değerlendirmeye başladı. Moderna Kore başkan yardımcısı Kim Hee-su, yerel basına yaptığı açıklamada Merck ile geliştirilen kombinasyon rejiminin yanı sıra aşının monoterapi potansiyelinin de inceleniyor olduğunu, önklinik çalışmaların sürdüğünü ve kapsamlı klinik denemelerin gelecek yılın sonlarına doğru başlamasının beklendiğini belirtti. Şirket ayrıca mRNA’yı doğrudan hastanın bağışıklık hücrelerine ileterek hücreleri vücut içinde yeniden programlamayı hedefleyen “in vivo CAR-T” teknolojisini geliştiriyor. Bu yaklaşım, geleneksel CAR-T tedavilerindeki hücrelerin vücuttan alınıp değiştirilmesi ve geri verilmesi sürecini ortadan kaldırıyor. Başlangıçta lupus dahil otoimmün hastalıkları hedefleyen aday mRNA-6007 için insan denemelerinin 2027 sonuna kadar başlaması planlanıyor. Ortak kanser antijenlerini hedefleyen mRNA-4359 ise melanom ve küçük hücreli olmayan akciğer kanserinde Faz 2 aşamasında.
Kanser Aşısı Alanında Yeniden Canlanan Güven
Faz 3 başarısı, mRNA teknolojisine yönelik kamuoyu şüphesinin ve federal mRNA hibelerinde yapılan yaklaşık 500 milyon dolarlık kesintinin gölgesinde kalan kanser aşısı alanındaki genel algıyı önemli ölçüde değiştirdi. Johns Hopkins Sidney Kimmel Kapsamlı Kanser Merkezi’nden Elizabeth Jaffee, mRNA’nın kanser aşılarında baskın teknoloji haline gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu belirtti. Araştırmacılar 2000’li yılların başından bu yana melanom, akciğer, pankreas ve beyin kanseri dahil çeşitli kanser türlerine karşı 120’den fazla mRNA aşısı denemesi yürüttü. Buna karşın Kanser Araştırma Enstitüsü, bir mRNA kanser aşısının piyasaya sürülmesinin 10 ila 15 yıl sürebileceği konusunda temkinli bir uyarıda bulunuyor.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol




