Yapay zekâ yatırım dalgasının kazananı, yalnızca en gelişmiş çiplere sahip olanlar olmayabilir. Morgan Stanley’nin yeni raporuna göre belirleyici faktör; elektriğe, finansmana ve veri merkezi alanına ulaşabilmek. Banka, ABD’nin küresel bilişim kapasitesindeki payı tahminini yüzde 60’tan 55’e çekti.
ABD’de 32 gigavatlık elektrik açığı
Morgan Stanley’nin “What Does the Power Shortfall Mean for Semis?” başlıklı raporu, ek enerji üretim seçenekleri hesaba katıldığında bile ABD’deki veri merkezi geliştiricilerinin 2028’e kadar yaklaşık 32 gigavatlık bir açıkla karşılaşabileceğini öngörüyor. Bu rakam, beklenen elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 34’üne denk geliyor. Bankanın modeline göre brüt açık, sayaç arkası türbinler, yakıt hücreleri ve nükleer santral yer seçimi gibi önlemler devreye girmeden önce 57 gigavat düzeyinde. Kümülatif açığın 2029’a kadar 68 gigavata çıkabileceği de belirtiliyor.
Elektriğe önce büyük oyuncular bağlanıyor
Rapora göre güçlü kredi notuna, yüksek enerji ihtiyacına ve öngörülebilir gelire sahip şirketler şebekeye daha hızlı bağlanıyor. Hiper ölçekli bulut şirketleri ile uzman bulut sağlayıcılarının, küresel veri merkezi kapasitesi artışının 2026’da yaklaşık yüzde 94’ünü, 2027’de yüzde 64’ünü ve 2028’de yüzde 57’sini oluşturabileceği hesaplanıyor. Banka, bunun küçük oyuncuları piyasadan dışlayabileceği veya onlar üzerinde baskı yaratabileceği uyarısında bulunuyor.
Çip üreticileri için risk eşit dağılmıyor
Morgan Stanley’ye göre Nvidia ve Broadcom bu tablodan görece korunaklı. Çünkü iki şirket de çiplerinin nereye yerleştirileceğini ve müşterilerinin yeni bölgelere nasıl yayıldığını görebiliyor; banka 2027 tahminlerinde risk görmüyor. Bellek, optik, güç yönetimi ve analog bileşen üreticileri ise daha fazla baskı altında. Banka, devreye alınması beklenen çip kapasitesi veri merkezlerinde kullanılamazsa müşterilerin teslimatları erteleyebileceğini veya siparişleri iptal edebileceğini söylüyor.
Yurt dışında kapasite kurmak da açığı kapatmaya yetmiyor. Banka, ABD’li bulut şirketlerinin 14 gigavatlık talebinin 2030’a kadar Asya’ya kayacağını zaten varsaydığını, bunun ötesindeki her taşmanın ise kömür gibi kaynaklara dönüşü gerektirebileceğini belirtiyor. Rapor, uluslararası genişlemenin ABD’nin elektrik sorununa çözüm olmadığını vurguluyor.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol




