Yeni Nesil Kablosuz Sensör Ağları ile Çevresel Değişiklikler Tahmin Edilebilecek

Kirliliği, nem seviyelerini ve kimyasal bileşimi gözlemlemek için dönümlerce araziyi ve suyu izleyebilen “kablosuz sensör ağları” geliştirildi.

Chicago Üniversitesi Pritzker Moleküler Mühendisliği Okulunda (PME) profesör ve Argonne Ulusal Laboratuvarında kıdemli danışman olan Supratik Guha, kablosuz sensör ağlarını geliştirdi. Guha, bu sistemlerin gezegenin hızla değişen kompozisyonu hakkında ihtiyaç duyulan verileri açığa çıkaracağına inanıyor.

Supratik Guha, konu ile ilgili olarak şu görüşlerde bulundu: “Bu sensör ağları, bir ekosistemin doğru bir resmini oluşturmak için gerekli olan gerçek zamanlı, yüksek yoğunluklu veriler sağlayacak. Nehirlerin nasıl kirlendiğini, topraktan ne kadar gübrenin akıp gittiğini görmek istiyoruz. Daha iyi verilerle, karasal ekolojistler daha iyi nitrojen ve karbondioksit döngüsü modelleri geliştirebilir. Çiftçiler, tam olarak doğru miktarda suyu, doğru zamanda kullanabilirler.”

Tarımda, küçük veri noktalarının geniş kapsamlı etkileri olabilir. Hacimsel su içeriği, belirli bir toprak parçasına ne kadar suyun emildiğini ve bir çiftçinin bugün tarlasını sulayıp sulamayacağını belirler. Çok az suda bitkiler solabilir, fazlası ise toprak erozyonunu şiddetlendirerek kaynağı israf eder ve mansaptaki arzı kirletir. Aynı durum karasal ekoloji için de söylenebilir. Ancak kısa vadeli çevresel değişikliklerle ilgili kaliteli verilere ulaşmak yakın zaman için zor görünüyor.

Daha ucuz sensörlerin ve Sigfox gibi düşük güçlü kablosuz sistemlerin ortaya çıkışından yararlanan Prof. Guha ve ekibi, Thoreau projesi adı altında üç ayrı çevresel sensör ağı oluşturdu. Bu ağların ilki birkaç Hint nehrindeki su kalitesini izliyor, ikicinsi Chicago Üniversitesi kampüsü etrafındaki toprak nemini kaydediyor ve üçüncüsü Illinois, Batavia’daki Fermi Ulusal Laboratuvarı yakınlarındaki bir pilot çiftlikte yıl boyunca toprak bilgilerini topluyor.

Doktora öğrencisi Gregory Grant, proje hakkındaki görüşlerini şu şekilde dile getirdi: “Sensörleri bir tarlaya ya da ulusal bir ormana ya da doğa koruma alanına dikkat çekmeyecek şekilde yerleştirerek su kalitesini ya da toprak sıcaklığını izleyebiliyoruz. Kaliforniya gibi bir yerde bu, orman yangınlarını izlemek veya tarımsal yönetime yardımcı olmak için güçlü bir araçtır. Tehlike olarak görebileceğimiz fazla su kullanımını, gübre akışını ve kirlilik hakkında bilinçli kararlar verebiliriz. Bu noktada öğreneceğimiz çok şey var.”

Sensör teknolojisi hızla gelişiyor ve Thoreau ağlarının her birinde kullanılan belirli bileşenler zaman içinde değişiklik gösterdi. Fermi çiftlik ağı (Thoreau 2.0), plastik kaplı bir devre kartına bağlı, nispeten ucuz bir toprak sensörü kullanır. Çiftliğin 23 düğümünün her biri, hacimsel su içeriğini, sıcaklığı ve toprağın elektriksel iletkenliğini tespit ettikleri yüzeyin 1,5 metre altına gömülü. Dört adet AA lityum-iyon pil, düğümlere güç sağlayarak onlara kabaca dört buçuk yıllık bir çalışma ömrü sağlar. Sensörlerin uzun ömürlü olmasının anahtarı, bazen “sıfır-G” ağları olarak adlandırılan, düşük frekanslarda küçük miktarlarda veri ileten bir teknoloji olan düşük güçlü geniş alan ağı (LPWAN) donanımını kullanmalarından kaynaklanıyor. Sensörler toprağa gömüldükten sonra her otuz dakikada bir bilgi toplayarak alanın ortasında bulunan 9 metrelik güneş enerjisiyle çalışan bir baz istasyonuna aktarıyor ve bu istasyon da bilgileri Guha’nın laboratuvarına iletiyor. İşlenen veriler de projenin web sayfasında herkese açık olarak görüntüleniyor. Ağ 2019’dan beri faaliyette ve neredeyse hiç bakım gerektirmiyor. Bu da günlük çiftlik operasyonlarına müdahale etmeden yıllarca çalışabileceğini gösteriyor.

Ekolojik ölçekte araştırma

Profesör Guha’nın nehir kirliliğini izleyen ilk çevresel sensör ağı, 2017 yılında Hindistan’da geliştirildi. O zamandan beri o ve ekibi, çevresel sürdürülebilirlik ve ileri tarıma yönelik en son teknolojiyi uygulamak için küresel bir ortak çabaya katıldı.

NSF ve USDA, Geleceğin Tarımsal Dayanıklılığı, Yönetimi ve Sürdürülebilirliği için Yapay Zekâ (AIFARMS), enstitüsünün bir parçası olarak pilot ağı destekliyor. AIFARMS, dünya tarımının karşı karşıya olduğu önemli zorlukları ele almak için temel yapay zekâyı geliştiren çok kurumlu bir yapı.

Guha, bu konu hakkındaki görüşlerini de şu şekilde aktarıyor: “Chicago Üniversitesine gelmemin büyük bir nedeni, farklı arayışları keşfetmek ve bu uzmanlar ağıyla çalışmaktı. Aslında, su projem UChicago Hukuk Fakültesi’nden Anup Malani ile bir iş birliğiyle başladı ve ardından Enerji Politikası Enstitüsü (EPIC) ve Chicago Üniversitesinin Delhi ofisi ile etkileşimler yoluyla daha da büyüdü. Günümüzün karmaşık çevre sorunlarına karşı gerçek bir etki yaratmak için bu ağa ihtiyacımız var. Kolay erişilebilir ve standartlaştırılmış bileşenleri entegre ederek bir sistem oluşturabilmeniz açısından çok yol kat ettik. Bu alandaki gelecekteki araştırmalar, ağları uygun fiyatlı hale getirmeye odaklanacak, böylece küresel ölçekte konuşlandırılabilecekler. Ayrıca, bugün güvenilir bir şekilde ölçemediğimiz birçok parametreyi kolayca ölçebilen yeni sensörler geliştirmek için çalışıyoruz.”

Guha, sistemi bir bütün olarak basitleştirirken sensör birimlerinin maliyetini daha da düşürmeyi hedefliyor.

Derleyen: Tuğba Akkesen

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Tuğba Akkesen
Tuğba Akkesenhttp://dijitaliyidir.com
Radyo- televizyon sinema mezunu. Aynı zamanda sosyoloji eğitimine devam ediyor. Gündemi takip etmeyi seviyor. Sosyal medya alanlarında çalıştı. İçerik editörlüğü görevlerinde bulundu. Yeni medya ve gazetecilik eğitimleri aldı. Teknolojinin başlangıç kaydettiği zamanlara doğan bir neslin temsili olarak, dijital medyaya önem veriyor. Tuğba’nın dijitaliyidir için sloganı “Dijital, biz kendimizi her gün geliştirdikçe iyidir”oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.