Gök bilimciler, AstroSat uydusunu kullanarak Andromeda Galaksisi’nde dağınık ultraviyole emisyon sergileyen 20 süpernova kalıntısı (SNR) belirlediler.
Kanada Calgary Üniversitesi’nden bilim insanları, çalışmalarını 25 Ocak tarihinde arXiv’te yayımladılar. Bulgular, SNR’lardeki ultraviyole emisyonun kökeninin ve özelliklerinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.
SNR’lar, bir süpernova patlamasından kaynaklanan dağınık, genişleyen yapılar olarak bilinir. Patlamadan dışarı fırlayan ve patlayan yıldızdan gelen şok dalgasının geçişiyle süpürülen diğer yıldızlararası malzemeleri içerirler.
Süpernova kalıntıları, galaksilerin evrimlerinde anahtar rol oynamaları, süpernova patlamalarında oluşan ağır elementleri dağıtmaları ve yıldızlararası ortama gerekli enerjiyi vererek ısıtmaları nedeniyle gök bilimciler için önemli bir konu. SNR’ların ayrıca galaktik kozmik ışınların hızlanmasından sorumlu olduğuna inanılıyor.
Araştırmadaki dikkate değer olan nokta ise UV (mor ötesi) tabanlı SNR araştırmalarındaki son gelişmelere rağmen, henüz galaksi dışı UV yayan SNR’lerin bir kataloğunun olmaması.

F148W filtresinde Andromeda Galaksisi görüntüsü üzerine bindirilmiş, dağınık UV emisyonu (kırmızı kareler) tespit edilmiş 20 SNR’nin ve olası, ancak karışık, dağınık emisyonlu (mavi kareler) 5 SNR’nin konumları.
Denis Leahy liderliğindeki bu gök bilimciler ekibi, bu tür nesnelerin ilk kataloğunu başka bir gökadada oluşturmak amacıyla yakındaki Andromeda Galaksisinde (Messier 31 veya M31 olarak da bilinir) UV yayan SNR’ları aramaya karar verdi. Bu amaçla, AstroSat’ın Ultraviyole Görüntüleme Teleskobunu (UVIT) kullandılar.
Ekip, başlangıçta dağınık ultraviyole emisyon gösterip göstermediklerini araştırmak için 177 SNR seçti. Tüm örnekten 20 süpernova kalıntısının UV yayıcı olduğu ortaya çıktı. Tanımlanan kaynaklar, dağınık emisyonun gücü değişse de, yıldızlarla ilişkili olmayan yaygın emisyon sergilediğini gösterdi.
Gök bilimciler, bu 20 SNR’ın bant parlaklıklarını Samanyolu, Büyük Macellan Bulutu (LMC) ve Küçük Macellan Bulutu’ndaki (SMC) önceden bilinen yedi UV yayan SNR’nin bant parlaklıklarıyla karşılaştırdı.
Sonuç olarak, Andromeda Galaksisindeki bilinen SNR’lar arasında benzer spektral şekiller buldular. Bulgular, makalede de ifade edilen süpernova kalıntılarından gelen UV emisyonunun çizgi emisyonunun baskın olduğunu ve bu emisyonun SNR’larla ilişkili olduğunu göstermekte.
Bilim insanları, yeni tanımlanmış SNR’lardan gelen UV emisyonunun çizgi yapısını doğrulamak için spektroskopik gözlemler önermekte.
Araştırmacılar, sonuç olarak Andromeda Galaksisindeki bu SNR’ların bulunduğu tipik kalabalık bölgeler için “spektroskopi” gerçekleştirmenin zor olacağını belirttiler.
*Spektroskopi en çok tanımlanan hâli ile maddenin özelliklerinin, soğrulan ve salınan parçacıklar, ışık veya ses aracılığı ile incelenmesi.
Derleyen: Tuğba Akkesen


