Hayvanlar Depremi Daha Erkenden Hissedebilir mi?

Türkiye ve Suriye’de meydana gelen yıkıcı bir deprem binaları yerle bir etti ve 8,000’den fazla insanın ölümüne neden oldu. Sosyal medya kullanıcıları, 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden ve önemli artçı sarsıntılardan hemen önce hayvanların garip davrandığını iddia etti. Peki, hayvanların depremleri insanlardan önce algılaması mümkün mü?

Bunu destekleyen bilimsel araştırmalar mevcut. Bilim insanları, tıpkı sismolojik makinelerin insan vücudunun algılayamadığı sarsıntıları algılayabilmesi gibi, hayvanların da deprem dalgaları gelmeden saniyeler önce Dünya’dan geçen küçük ön şokları algılayabilecek donanıma sahip olduklarını söylüyor. Hatta bazı araştırmacılar, hayvanların bu sarsıntıları öncü sarsıntılardan önce hissedebileceklerini belirtiyor.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumuna göre bir depremden saniyeler önce görülen hayvanlardaki anormal davranışlar, iki tür sismik dalga arasındaki farkla açıklanıyor. Birincil ya da P dalgaları depremden ilk yayılan ve merkez üssünden saniyede birkaç mil hızla ilerleyen dalgalardır; USGS, bunların hayvanlar için daha fark edilebilir olduğunu söylüyor. P dalgalarını, zemini yuvarlanma hareketiyle sarsan daha güçlü, ikincil veya S dalgaları takip ediyor.

USGS kılavuzunda “Çok az insan deprem kaynağından hızla ilerleyen ve daha büyük S dalgasından önce gelen küçük P dalgasını fark eder.” ifadesi yer almakta. Ancak daha keskin duyulara sahip birçok hayvan, S dalgası gelmeden saniyeler önce P dalgasını hissedebilir.

Peki bir depremi tahmin etmek neden bu kadar zor?

Sismoloji makineleri tarafından tespit ve analiz edilen ilk sarsıntılar, erken uyarı sistemleri tarafından depremleri tahmin etmek için de kullanılır ve genellikle bir dakikadan daha kısa bir süre içinde uyarı verir. Peki hayvanlar depremleri daha erken ve modern makinelerden daha iyi algılayabilir mi? İnsanlar binlerce yıldır hayvanların depremleri dakikalar ya da saatler öncesinden algıladıklarını anekdot olarak gözlemlemiş olsalar da bilimsel olarak bu durum hâlâ aydınlatılamamıştır.

Araştırmacılar hayvanların depremleri ön şoklarından önce bile hissedebileceğini söylüyor. Max Planck Hayvan Davranışları Enstitüsünde konuyla ilgili bir araştırmaya öncülük eden Martin Wikelski “Hayvanların depremlerin öncülerini gerçekten hissettiklerine dair çok iyi bir göstergeye sahibiz ve bu sismik aktivite değil.” dedi.

2020’de yayımlanan bilimsel çalışmada araştırmacılar, yakın bölgelerde depremler tespit edilen İtalyan çiftliğindeki ineklere, köpeklere ve koyunlara, birkaç ay boyunca hareketlerini gözlemlemek için elektronik etiketler taktı. Hayvanların, yakınlarda tespit edilen sekiz büyük depremin yedisinden önce, 45 dakikadan daha uzun bir süre boyunca sürekli hareket etmek olarak tanımlanan alışılmadık derecede “süperaktif” davranışlar sergiledikleri tespit edildi.

Wikelski’nin “temelde hayvanlar için küçük cep telefonları” olarak tanımladığı cihazlarla yürütülen araştırma, hayvanların depremleri potansiyel olarak insanlardan 12 saat daha erken (herhangi bir ön şoktan çok önce) tespit edebileceklerini öne sürdü.

Wikelski, hayvanların alışılmadık tepkiler vermesinin nedenlerinin henüz net olmadığını söyledi ve “Bize bir şeyler söyleyebileceklerine dair işaretler var. Bunu nasıl yaptıklarını henüz bilmiyoruz.” dedi. Tehlikeyi hissetme yeteneklerinin birbirleriyle iletişim kurma yetenekleriyle ilgili olabileceğine inandıklarını belirtti.

Wikelski’nin çalışmasında, hayvanların depremleri merkez üssünden 20 kilometre uzaklığa kadar önceden tespit edebilmiş olabileceklerini söyledi. Wikelski, çiftlik hayvanlarının yeraltı basıncı nedeniyle havaya salınan demir seviyelerine tepki verip vermediği konusunda daha fazla araştırma yapmayı planlıyor.

Bununla birlikte, 2018 yılında depremlerden önce anormal hayvan davranışlarına dair kaydedilmiş 700 iddia üzerine yapılan bir inceleme, sonuçlara varmadan önce daha fazla kanıta ihtiyaç duyulduğunu ortaya koymuştu.

Araştırmacılar, hayvanların sismik makinelerden önce depremleri tespit etme yeteneğine sahip olup olamayacağı sorusuna yoğunlaştılar. 2018’deki incelemenin arkasındaki bilim insanları, hayvanların garip davrandığı pek çok tarihi örneğin, daha büyük deprem dalgalarından saniyeler önce yaşanan sismik ön şoklarla açıklanabileceğini öne sürdü. Mevcut kanıtların çoğunun güvenilir olamayacak kadar anekdotlara dayalı ve geçmişe dönük olduğunu da belirttiler.

Oklahoma depreminden dakikalar önce binlerce kuş uçarken kamera kaydına alındı.
Tarihten ve günümüzden başka yüksek profilli örnekler de var. Romalı yazar Aelian’a atfedilen en eski anekdotlardan biri, farelerin, yılanların, kırkayakların ve böceklerin M.Ö. 373 yılında bir depremle yerle bir olan ve bir tsunami tarafından yok edilen Helike şehrinden nasıl kaçtıklarını anlatmaktadır.

Derleyen: Enver Çakır

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Enver Çakır
Enver Çakır
Kelimelerin gücüne inanan, kendini bildiğinden beri her kelimenin kökenine inen ve her birinin büyüsünün, matematiğinin olduğunu düşünen kaçık bir dilbilimci. Bilim ve teknolojinin sağladığı dijitalleşmeden ulaşılabilirlik ve kolaylık sağlama açısından fazlasıyla memnun. Enver’in Dijitaliyidir için sloganı ‘’dijital istediğine kolay ulaşıyorsan iyidir ‘’oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.