Bilim insanları, Mars’taki yaşam formlarının şu anda gezegende bulunan araçlar tarafından tespit edilmekten kaçıyor olabileceği konusunda uyardı. Nature Communications’da yayımlanan yeni bir makaleye göre uzayda yaşam tespit etmek için kullanılan sondalar yeterince hassas olmayabilir.
NASA’nın 1970’lerdeki Viking görevlerinden bu yana mikrobik yaşamı araştırmak üzere kızıl gezegene pek çok sonda gönderildi. Ancak bu zamana kadar Nasa’nın Curiosity ve Perseverance keşif araçlarında bulunan son teknoloji ürünü aletler sadece düşük seviyelerde basit organik moleküller tespit edebildi. Bilim insanları, bu sonuçların mevcut bilimsel ekipmanın sınırlılıkları hakkında soru işaretleri yarattığını belirtti. İspanya’daki Astrobiyoloji Merkezi’nden Dr. Armando Azua-Bustos liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, şu anda Mars’ta bulunan ve yakın gelecekte oraya gönderilecek olan aletlerin versiyonlarını Şili’nin kuzeyindeki Atacama Çölü’nde yer alan Red Stone’da test etti.

A) Panorama görüntüsünden Red Stone yatağı. B) Perseverance Rover’daki MastCam-Z kamerası tarafından Haziran 2022’de çekilen Jezero deltasının panoramik kompozit görüntüsünden bir kesit.
Bu bölgenin Mars’taki koşullara yakın bir benzerlik taşıdığı ve Mars’a meşhur kırmızı rengini veren demirin oksitlenmiş bir formu olan hematiti bol miktarda içerdiği düşünülüyor. Bu doğrultuda araştırmacılar, çölde bulunan bir nehir deltasının tortul fosil kalıntılarından toplanan örnekleri analiz ettiler. Araştırmacılar, yaklaşık olarak 160-100 milyon yıl önce oldukça kurak koşullar altında oluştuğu düşünülen bu tortulların, NASA’nın Perseverance aracı tarafından incelenen Mars’taki Jezero kraterine benzediğini vurguladılar. Analizler, geçmiş ya da şimdiki yaşam için kanıt olarak kullanılabilecek moleküller olan bir dizi biyo-imzayı ortaya çıkardı. Bilim insanları ayrıca Red Stone örneklerinin karanlık mikrobiyom olarak adlandırılan ve tanımlanması çok zor olan bir mikroorganizma içerdiğini keşfettiler. Dr. Azua-Bustos, “Red Stone’da sınıflandırılması çok zor olan çeşitli mikroorganizmalar olduğunu gördük. Bu nedenle evrenin önemli bir bölümünü oluşturduğu tahmin edilen karanlık maddeye benzeyen bir karanlık mikrobiyomun orada olduğunu biliyoruz ama yine de tanımlanmaya direniyor.” dedi.
Araştırmacılar, “Mars’ta bulunan ya da Mars’a gönderilecek olan test cihazlarıyla yaptığımız analizler, Red Stone’un mineralojisinin kızıl gezegendeki yer tabanlı cihazlar tarafından tespit edilenlerle eşleşmesine rağmen kullanılan cihaz ve tekniğe bağlı olarak Mars kayalarında benzer şekilde düşük organik seviyelerinin tespit edilmesinin imkânsız olmasa da oldukça zor olacağını ortaya koyuyor.” dedi. Bilim insanları, yapılan analizlerden elde edilen bulgulara dayanarak Mars’ta daha hassas aletlere ihtiyaç olduğunu ve bunların Kızıl Taş gibi yerlerde önceden test edilebileceğini iddia etti. Ayrıca kızıl gezegende yaşamın var olup olmadığını kesin olarak ortaya koymak için örneklerin Dünya’ya geri gönderilmesi gerektiğini de eklediler.
Dr. Azua-Bustos, “Raporumuz, Mars’a gönderilecek yeni nesil araçlar için bir test alanı olarak analog alanların önemini vurgulamaktadır.” dedi.
Derleyen: Deniz Akbulut


