Ana SayfaTeknolojiCanva, "Sihirli" Yapay Zekâ Araçlarını Piyasaya Sürüyor

Canva, “Sihirli” Yapay Zekâ Araçlarını Piyasaya Sürüyor

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Yapay zekâ kullanımı ve uygulamaları her geçen gün artıyor ve Canva da bu yarışa dahil şirketlerden biri. Yeni duyurduğu “Magic” ile kullanıcılarının işlerini kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Canva, insanların bir görüntü veya stilden tasarım şablonları oluşturmasına olanak tanıyan Magic Design dahil olmak üzere “Magic” isimli yapay zekâ özelliğini duyurdu. Bir bilgi sisteminden slayt gösterisi stilinde sunumlar oluşturabilen Magic Presentation ve bir metin yazma aracı olan Magic Write Canva kullanıcıları için birkaç tıklama ile ögeler eklemek veya kaldırmak, resimlerdeki yerleri belirlemek ve ek dillere çeviri yapmak için bu yapay zekâ yazılımını kullanabilecekler.

Canva’nın yeni araçları şirketlerin tercih ettikleri renkleri, yazı tiplerini ve diğer kontrolleri ayarlamasını kolaylaştırıyor. Ayrıca bir logoyu tek tıklamayla güncelleyebiliyor ve çalışmaları bir şablon veya marka yönergesiyle düzgün bir şekilde uyuşmadığında uyarlayabiliyor.

Perkins, Magic araçlarını oluşturmak için Canva’nın kendi şirket içi yapay zekâ ekibinin OpenAI ve Stable Diffusion’ın temel modelleriyle çalıştığını ve ayrıca kendi araçlarını eğittiğini söyledi.

Canva’nın artan otomasyon ve yapay zekâ araçlarının, grafik tasarımcılar ve diğer yaratıcı profesyoneller için ne anlama geleceği sorulduğunda Perkins, bu tür araçların logoları değiştirmek gibi sıradan, tekrarlayan görevlere daha az zaman ayırmalarına olanak sağlayacağı konusunda iyimserdi. “Bence markalar ajanslardan farklı şeyler ve bir grafik tasarımcıdan farklı şeyler istemeye başlayacak.” dedi.

Derleyen: İlayda Fidan

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Yapay Zeka İnsanların Performansını Raporladı Meta İşten Çıkardı

Meta, son işten çıkarma sürecinde yapay zekâ destekli sistemleri kullanarak özellikle sağlık izni, aile izni ve engellilik durumu olan çalışanları dezavantajlı hale getirdiği iddiasıyla dava edildi.

OpenAI Modelleri Testte Kontrolden Çıktı, Güvenlik İhlali Yarattı

OpenAI, bazı ileri seviye yapay zekâ modellerinin güvenlik testi sırasında kontrolden çıktığını ve Hugging Face altyapısına sızan beklenmedik bir güvenlik olayına yol açtığını açıkladı.

MIT’nin Uçan Robotu Artık 5 Milisaniyede Böcek Gibi Hareket Ediyor!

Büyük bir felaketin ardından, göçük altındaki dar geçitler ve her an kayabilecek dengesiz enkaz yığınları, geleneksel kurtarma cihazlarının hareket alanını fazlasıyla kısıtlar. Tam da bu noktada, doğadaki minik uçuculardan ilham alınarak geliştirilen mikro cihazlar sahneye çıkmaya başlar. Bu sayede, devasa robotların adım bile atamayacağı o daracık aralıklardan süzülüp sabit engelleri ya da yukarıdan süzülen molozları kolayca atlatma şansı doğar.

Bir Gezegen Mars’tan Ne Kadar Küçük Olursa Yaşam Barındıramaz?

Bilim insanları, atmosferi olan bir ötegezegenin ne kadar küçük olabileceklerini anlamaya çalışıyor. Güneş benzeri bir yıldızın yaşanabilir bölgesinde yörüngede bulunan kayalık bir gezegen, yaşamın gelişmesi için mükemmel bir yer gibi görünebilir; ancak atmosferini tutamayacak kadar küçükse durum değişir.

Buna benzer diğer içerikler

Yapay Zeka İnsanların Performansını Raporladı Meta İşten Çıkardı

Meta, son işten çıkarma sürecinde yapay zekâ destekli sistemleri kullanarak özellikle sağlık izni, aile izni ve engellilik durumu olan çalışanları dezavantajlı hale getirdiği iddiasıyla dava edildi.

OpenAI Modelleri Testte Kontrolden Çıktı, Güvenlik İhlali Yarattı

OpenAI, bazı ileri seviye yapay zekâ modellerinin güvenlik testi sırasında kontrolden çıktığını ve Hugging Face altyapısına sızan beklenmedik bir güvenlik olayına yol açtığını açıkladı.

MIT’nin Uçan Robotu Artık 5 Milisaniyede Böcek Gibi Hareket Ediyor!

Büyük bir felaketin ardından, göçük altındaki dar geçitler ve her an kayabilecek dengesiz enkaz yığınları, geleneksel kurtarma cihazlarının hareket alanını fazlasıyla kısıtlar. Tam da bu noktada, doğadaki minik uçuculardan ilham alınarak geliştirilen mikro cihazlar sahneye çıkmaya başlar. Bu sayede, devasa robotların adım bile atamayacağı o daracık aralıklardan süzülüp sabit engelleri ya da yukarıdan süzülen molozları kolayca atlatma şansı doğar.