Ana SayfaDijital YayıncılıkAcolyte'ın Star Wars Serisi, 2024'te Disney+'ta Başlayacak

Acolyte’ın Star Wars Serisi, 2024’te Disney+’ta Başlayacak

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Lucasfilm, Londra’daki Star Wars Kutlamasında Star Wars spin-off’u “The Acolyte”ın 2024’te Disney Plus’ta prömiyer yapacağını duyurdu.

Dizi, “Yüksek Cumhuriyet” döneminin sonunda, Star Wars filmlerindeki olaylardan önce geçiyor. Amandla Stenberg ve Lee Jung-jae başrolde olduğu kadroda ayrıca Carrie-Anne Moss, Manny Jacinto, Dafne Keen, Jodie Turner-Smith, Rebecca Henderson, Charlie Barnett ve Dean-Charles Chapman da yer alıyor. Dizi ilk olarak 2020’de Disney’in Yatırımcı Günü’nde duyurulmuştu.

Lucasfilm ayrıca “Ahsoka” serisinin bu yıl içerisinde çıkış yapacağını duyurdu. Ahsoka, ilk olarak animasyon şovlarında tanıtıldıktan sonra “The Mandalorian”ın 2. sezonunda ilk canlı aksiyon görünümünü yaptı. Dizide Rosario Dawson ve Mary Elizabeth Winstead yer alıyor. Ayrıca şirket, “Andor”un ikinci sezonunun 2024’te başlayacağını açıkladı.

Lucasfilm ayrıca Daisy Ridley’in Rey olarak geri döneceği üç Star Wars filmi duyurdu. Film, “Skywalker’ın Yükselişi” olaylarından 15 yıl sonra gerçekleşecek ve Rey’in yeni bir Jedi Düzeni oluşturması etrafında şekillenecek. Filmlerden biri Jedi’ın şafağına geri dönecek, üçüncü film ise Yeni Cumhuriyet’e odaklanacak ve “The Mandalorian”, “The Book of Boba Fett”, “Ahsoka” ve diğer Disney+ serilerinde anlatılan birbirine bağlı hikayeleri kapsayacak. Proje için heyecanlı olduklarını belirten Disney ve Lucasfilm, filmlerin çıkış tarihlerini hakkında bilgi vermedi.

Derleyen: Yavuz Akyol

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 4: Frene Kim Basacak?

Yapay zekânın hızını belirlemek yalnızca şirketlerin vereceği bir karar değil. Çünkü şirketler aynı anda hem güvenlik sözü veriyor hem de daha güçlü modeller, daha büyük veri merkezleri ve daha geniş pazarlar için yarışıyor. Bir teknoloji toplumun kararlarını, güvenliğini ve ekonomisini etkileyecek kadar güçleniyorsa, frene kimin basacağı sorusu da kamusal bir meseleye dönüşüyor.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 3: Kim Yavaşlayacak?

Bir şirket frene basar. Rakibi gaza basar. Bir ülke kural koyar. Diğeri koymaz. Yapay zekâyı yavaşlatma fikrinin önündeki en büyük engel teknik değil; yarışın kendisi.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 2: Yavaşlamak Ne Demek?

“Yapay zekâyı yavaşlatalım” cümlesi ilk duyulduğunda iki farklı tepki yaratıyor. Bir kesim bunu teknolojiyi durdurma çağrısı olarak görüyor; diğer kesim ise hiçbir şey yapmadan yarışa devam etmenin daha büyük risk olduğunu söylüyor. Oysa tartışılan şey ne bütün modelleri kapatmak ne de geleceği askıya almak. Asıl mesele, yapay zekâ güçlenirken güvenlik kontrollerinin de yetişip yetişemediği.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 1: Frenlemek Neden Şimdi Gündem Oldu?

Yapay zekâ yarışı yıllardır tek bir kelimeyle anlatıldı: hız. Daha güçlü model, daha büyük veri merkezi, daha çok kullanıcı, daha erken lansman. Şimdi ise bu yarışın merkezindeki şirketlerin yöneticileri aynı soruyu soruyor: Biraz yavaşlamamız gerekmiyor mu?

Buna benzer diğer içerikler

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 4: Frene Kim Basacak?

Yapay zekânın hızını belirlemek yalnızca şirketlerin vereceği bir karar değil. Çünkü şirketler aynı anda hem güvenlik sözü veriyor hem de daha güçlü modeller, daha büyük veri merkezleri ve daha geniş pazarlar için yarışıyor. Bir teknoloji toplumun kararlarını, güvenliğini ve ekonomisini etkileyecek kadar güçleniyorsa, frene kimin basacağı sorusu da kamusal bir meseleye dönüşüyor.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 3: Kim Yavaşlayacak?

Bir şirket frene basar. Rakibi gaza basar. Bir ülke kural koyar. Diğeri koymaz. Yapay zekâyı yavaşlatma fikrinin önündeki en büyük engel teknik değil; yarışın kendisi.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 2: Yavaşlamak Ne Demek?

“Yapay zekâyı yavaşlatalım” cümlesi ilk duyulduğunda iki farklı tepki yaratıyor. Bir kesim bunu teknolojiyi durdurma çağrısı olarak görüyor; diğer kesim ise hiçbir şey yapmadan yarışa devam etmenin daha büyük risk olduğunu söylüyor. Oysa tartışılan şey ne bütün modelleri kapatmak ne de geleceği askıya almak. Asıl mesele, yapay zekâ güçlenirken güvenlik kontrollerinin de yetişip yetişemediği.