- Yapay zekâ uygulamalarına ilgi arttıkça bu uygulamaların enerji tüketimi daha da arttı.
- Enerji tüketimini artan yapay zekâ uygulamaları, ilerleyen zamanlarda karbon ayak izini önemli ölçüde etkileyebilir.
- Kendi yapay zekâ uygulamalarını geliştirmeye başlayan bazı şirketler, ChatGPT kullanımını da yasakladı.
- Enerji tüketimindeki artıştan dolayı Çin ve New York, kripto para madenciliğine yasak getirdi.
ChatGPT ve yapay zekânın gelişim süreci ve potansiyelinin vermiş olduğu heyecanın etkileri çevre üzerindeki etkisi göz ardı edilmiş olabilir. Analistler, yapay zekânın karbon ayak izinin şu anda tüm ülkelerden daha fazla sera gazı üreten Bitcoin madenciliğinden daha kötü olmasa da, onun kadar etkili olabileceği tahmin ediliyor.
BT endüstrisi küresel CO2 emisyonlarının yaklaşık yüzde 2’sinden sorumlu. Danışmanlık firması Gartner, yapay zekâ endüstrisinin bu durumda devam etmesi halinde, 2030 yılına kadar küresel elektriğin yüzde 3,5’ini tüketmesi öngörülüyor.
Açık kaynaklı makine öğrenimi platformu Hugging Face’de etik araştırmacısı olan Sasha Luccioni, The Guardian’a verdiği demeçte “Temel olarak konuşmak gerekirse, gezegeni yapay zekâ ile kurtarmak istiyorsanız, çevresel ayak izini de göz önünde bulundurmanız gerekir.” dedi.
ChatGPT’nin enerji tüketimi şirketlerin tutumunu da etkiledi
OpenAI, chatbot hizmetini dünya çapında 100 milyondan fazla kullanıcıya ulaştırmak için yalnızca bilgi işlem maliyetlerine günde tahmini 700.000 ABD doları harcıyor.
Microsoft destekli ChatGPT’nin popülaritesi, teknoloji devleri arasında bir silahlanma yarışı başlattı. Google ve Amazon kendi doğal dil işletim sistemlerini oluşturmak için kaynaklarını hızla devreye sokuyor. Öte yandan birçok şirket ChatGPT kullanımını yasaklayarak kendi yapay zekâlarını geliştirmeye başladılar.
Kripto para madenciliği gibi, yapay zekâ da verileri işlemek için yüksek güçlü grafik işletim birimlerine ihtiyaç duyuyor. ChatGPT, enerji tüketimi sağlayan bilgisayar çiplerinden on binlercesini kullanan veri merkezleri tarafından destekleniyor.

ChatGPT ve diğer yapay zekâ sistemlerinin toplam çevresel etkisini hesaplamak karmaşık ve bunu yapmak için gereken bilgilerin çoğu araştırmacılar elinde mevcut değil. Kudüs İbrani Üniversitesinden bilgisayar bilimci Roy Schwartz, Bloomberg’e yaptığı açıklamada “Açıkçası bu şirketler hangi modeli kullandıklarını ve ne kadar karbon salınımı yapıldığını açıklamaktan hoşlanmıyorlar.” dedi.
Yapay zekânın önümüzdeki birkaç yıl içinde tam olarak ne kadar ölçülebileceğini veya ne kadar enerjiyi verimli hale getireceğini tahmin etmek de zor oluyor.
Araştırmacılar, ChatGPT’nin öncüsü olan GPT-3’ün 500 milyardan fazla kelimeden oluşan bir veri tabanı üzerinde eğitilmesinin 1.287 megawatt saat elektrik ve 10.000 bilgisayar çipi gerektireceğini tahmin ediyor. Bu enerji Amerika Birleşik Devletleri’nde bir yıl boyunca yaklaşık 121 eve güç sağlayabilir. Eğitim süreci de yaklaşık 550 ton karbondioksit ki bu da Avustralya’dan İngiltere’ye 33 kez uçmaya eşdeğer.
Kripto paraların enerji tüketimi arttı
Temmuz ayında yayımlanan GPT-4, GPT-3’ten 570 kat daha fazla parametre üzerinde eğitildi, bu da öncekilerden daha fazla enerji kullanabileceğini gösteriyor. “BLOOM” adlı bir başka dil modelinin ise 1,6 terabayt veri üzerinde eğitildiğinde 433 megawatt saat elektrik tükettiği tespit edildi.

Ayrıca Bitcoin şu anda 2015 yılına kıyasla 66 kat daha fazla enerji tüketiyor. Öyle ki Çin ve New York kripto para madenciliğini yasakladı. Bilgisayarların kripto madenciliği için uzun hesaplamalar yapması gerekiyor ve tek bir Bitcoin kazanmak bir ay kadar sürebiliyor. Bitcoin madenciliği yılda 137 milyon megawatt saat elektrik yakıyor ve karbon ayak izi neredeyse Yeni Zelanda kadar büyük.
Derleyen: Burçin Bağatur


