Sohbet Robotları Sayesinde Ölülerle Konuşmak Mümkün mü?

  • Yapay zeka sohbet robotları aracılığıyla vefat etmiş yakınlarınızın kopyaları ile iletişim kurabilmek gelecekte mümkün olabilir.
  • Ancak şifreler ve hesap bilgilerini de topladıktan sonra, dijital ölü bakım uygulamalarının maliyetinin ne denli yüksek olduğu anlaşılıyor.
  • Tıpkı biz insanlar gibi cihazlar, formatlar ve web siteleri de ölmekte. Planlı eskime bu sistemlerin de kesinlikle çürüyeceği anlamına geliyor.

Yeterli veri sağlandığında, ölen sevdiklerinizi hayata döndürmeniz mümkün olabilir. ChatGPT ve diğer güçlü büyük dil modelleriyle, ölen birinin sohbet robotunu oluşturmaya olanak tanıyor. Bunu yapmak, özellikle kısıtlı kaynaklar ve kaçınılmaz çürüme karşısında, ölüleri çevrim içi ortamda canlı tutmak için harcanan muazzam miktardaki emeğin hakkını ne yazık ki vermiyor.

Birilerinin her zaman otomatik sistemleri sürdürmek için zor işleri yapması gerekiyor. Bu durum ölülerin kopyaları söz konusu olduğunda da geçerli. Şifreler ve hesap bilgilerini topladıktan sonra dijital bir mirası yönetmekten yavaşça çürüyen miras kalmış akıllı bir evde gezinmeye kadar, dijital ölü bakımı uygulamalarının maliyeti oldukça yüksek. İçerik oluşturucular dijital mirasları nesiller boyunca canlı tutmak için; bakıcıların emeğine, işletim sistemi ile cihazlardan, sunucu çiftliklerine kadar insan ve insan olmayan varlıklarla örülü bir ağa bağlı. Formatları güncelleyerek bu elektronik kayıtları aranabilir, kullanılabilir ve erişilebilir tutmak emek, enerji ve zaman gerektiriyor. Yüksek maliyetler, arşivciler ve kurumlar için olduğu kadar, ölmüş akrabalarının dijital varlıklarını korumak isteyebilecek bireyler için de bir sorun.

Tüm bu çabalara rağmen, tıpkı biz insanlar gibi cihazlar, formatlar ve web siteleri de ölmekte. Kendi kendine sonsuza kadar çalışabilecek otomatik bir ev ya da yüzyıllarca ayakta kalabilecek bir web sitesinin hayalini kurmamıza rağmen, planlı eskime bu sistemlerin kesinlikle çürüyeceği anlamına geliyor. Ölen sevdiklerinin dijital varlıklarını korumakla görevli kişilerin de tanıklık edebileceği üzere insanların istediklerini düşündükleri ya da başkalarının yapmasını bekledikleri şey ile teknolojilerin zaman içinde varlığını sürdürmesine yardımcı olmanın ne anlama geldiği gerçeği arasında keskin bir fark var. Hem insanların hem de teknolojinin ölümlü olması, bu sistemlerin eninde sonunda çalışmayı durduracağı anlamına geliyor.

Ölen insanların yapay zeka destekli kopyalarını yaratmaya yönelik ilk girişimler kesinlikle bunu doğruluyor. Merkezi Scottsdale, Arizona’da bulunan Intellitar’ın “Virtual Eternity”si 2008 yılında piyasaya sürüldü. Bir insanın kişiliğini taklit etmek için görüntü ve konuşma kalıplarını kullanarak belki bir iş toplantısında birinin yerini doldurdu belki bir kişinin ölümünden sonra yas tutan sevdikleriyle sohbet etti. CNET için yazan bir eleştirmen Intellitar’ı “çocukları ağlatması en muhtemel” ürün olarak nitelendirdi. Ancak şirket 2012 yılında iflas ettikten kısa bir süre sonra web sitesi de ortadan kayboldu.

Transhümanist organizasyon Terasem tarafından desteklenen bir proje olan LifeNaut‘un; genetik ve biyometrik bilgileri kişisel veri akışlarıyla birleştirerek, teknoloji bunu mümkün kıldığında tam teşekküllü bir insanı simüle edeceği iddia ediliyor. Ancak projenin sitesinin modası geçmiş Flash yazılımına dayanması, dijital ölümsüzlük vaadinin muhtemelen çok uzakta olduğunu ve yol boyunca güncellemelere muhtaç olacağını gösteriyor.

Yapay zeka ile ölüler de dahil olmak üzere insanların daha da inandırıcı kopyalarını yaratabileceğimize dair spekülasyonlar var. Ancak bunun için ham madde, su ve enerji gibi büyük kaynaklar gerekiyor. Yani ciddi boyutlara ulaşan iklim değişikliği karşısında ölen insanları temsil eden sohbet robotlarının bakımını yapmak mantıklı olmayabilir. Söz konusu maliyetler astronomik düzeyde: ChatGPT’nin bakımının günlük 700.000 dolara mal olduğu ve 2024 yılına kadar OpenAI’ı iflasa sürükleyeceği iddia ediliyor. Bu, ölümsüzlük için sürdürülebilirliği olan bir model değil.

Yapay zeka kopyaları yaratma yetkisinin ilk etapta kimde olması gerektiği sorusu kafaları karıştırıyor. Yakın bir aile üyesi mi, bir işveren mi, bir şirket mi? Herkes bir chatbot olarak reenkarne olmak istemeyebilir.

Gazeteci Jason Fagone, 2021 yılında San Francisco Chronicle için kaleme aldığı bir yazıda, OpenAI’ın GPT-3’ünü kullanarak uzun süre önce ölen nişanlısı Jessica’nın bir chatbot versiyonunu üreten “Joshua Barbeau” adlı bir adamın hikâyesini anlatıyor. “Bu onun için ölüm ve kederle başa çıkmanın bir yoluydu ama aynı zamanda artık hayatta olmayan bir kişiyle yakın bir romantik ilişkiye yatırım yapmasına neden oldu. Jessica’nın diğer sevdikleri de onu bu şekilde hatırlamak istemedi; aile üyeleri sohbet robotuyla etkileşime girmemeyi tercih etti.” dedi.

Derleyen: Burçin Bağatur

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Burçin Bağatur
Burçin Bağaturhttp://dijitaliyidir.com
Restorasyon ile başlayan kariyer yolculuğunda, sanatın motive edici yönünü keşfederek hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Güzel Sanatlar Fakültesinde İletişim ve Tasarım okudu. O, dijital dünyaya olan merakını da es geçmeyen bir tasarımcı adayı. Burçin’in dijitaliyidir için sloganı "Dijital, kendinden bir parça bulabildiğinde iyidir." oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.