- Altı Portekizli genç, aralarında tüm AB üye ülkeleri, İngiltere, Norveç, Rusya, İsviçre ve Türkiye’nin de bulunduğu 32 hükûmet aleyhine dava açtı.
- Davanın nedeni, iklim değişikliği. Gençler, ülkeleri iklim değişikliği konusunda yeterli adım atmamakla suçluyor.
- Strazburg’daki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) açılan dava türünün ilk örneği. Başarılı olması hâlinde, ilgili hükûmetler için yasal olarak bağlayıcı sonuçlar doğurabilir.
Yaşları 11 ila 24 arasında değişen altı davacı, Portekiz’de 2017’den bu yana her yıl meydana gelen orman yangınlarının küresel ısınmanın doğrudan bir sonucu olduğunu savunuyor. Gençler, hükûmetlerin iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki isteksizliği nedeniyle yaşam hakkı, mahremiyet, aile hayatı ve ayrımcılığa uğramama gibi temel insan haklarının ihlal edildiğini iddia ediyor.
Davacılar, özellikle Portekiz’deki aşırı sıcakların, kendilerini kapalı alanlarda vakit geçirmeye zorlaması ve uyku, konsantrasyon ya da egzersiz yapma olanaklarını kısıtlaması nedeniyle hâlihazırda önemli etkiler yaşadıklarını belirtiyor. Bazıları ayrıca eko-endişe, alerji ve astım gibi solunum rahatsızlıklarından muzdarip.
Davacılar, maddi tazminat talebinde bulunmadı
11 yaşındaki davacı Mariana, “Kirliliğin olmadığı yeşil bir dünya istiyorum, sağlıklı olmak istiyorum. Bu davanın içindeyim, çünkü geleceğim hakkında gerçekten endişeliyim. Yaşadığımız yerin gelecekte neye benzeyeceğinden korkuyorum.” diyor. Mariana, helikopterlerin sesini duyduğunda hâlâ korktuğunu söylüyor. Bu helikopterlerin, ona 2017 yılında 50.000 dönümden fazla ormanlık alanın yok olduğu anları hatırlattığını dile getiriyor.

Davacı gençler, maddi tazminat talebinde bulunmuş değil. Altı genç davacıyı temsil eden avukatlar, mahkemede 32 hükûmetin mevcut politikalarının dünyayı yüzyılın sonuna kadar 3C° küresel ısınmaya doğru sürüklediğini belirtecek.
Başvuru sahiplerini destekleyen Global Legal Action Network (GLAN) direktörü Gearóid Ó Cuinn, “Bu, felaket bir ısınma. Hükûmetler tarafından acilen harekete geçilmediği takdirde, bu vakada yer alan genç başvuru sahipleri, sağlıklarına ve refahlarına zarar verecek dayanılmaz aşırı sıcaklarla karşı karşıya kalacak. Hükûmetlerin bunu durdurmak için çok daha fazlasını yapabilecek güce sahip olduklarını biliyoruz. Ancak onlar, harekete geçmemeyi tercih ediyorlar.” sözlerine yer verdi.

2021 yılında Lancet tarafından yapılan bir araştırma, iklim kaygısının ve hükûmetin iklim değişikliğine yönelik müdahalelerden duyulan memnuniyetsizliğin, dünyanın dört bir yanındaki çocuk ve gençlerde yaygın olduğunu ortaya koydu. Bu durumun, gençlerin günlük işleyişlerini etkilediği belirtildi.
Dünya genelinde, 10 ülkede 16-25 yaş arası 10.000 çocuk ve gençle yapılan bir ankete dayanan çalışma, hükûmetlerin iklim krizine yanıt verme konusundaki algılanan başarısızlığının artan sıkıntıyla ilişkili olduğunu öne sürdü.
Davaya yanıt veren hükûmetler, davacıların iklim değişikliğinin veya Portekiz’deki orman yangınlarının doğrudan bir sonucu olarak zarar gördüklerini yeterince kanıtlamadıklarını savunuyor. Söz konusu hükûmetler, iklim değişikliğinin insan yaşamı veya sağlığı için acil bir risk oluşturduğunu gösteren hiçbir kanıt olmadığını iddia ediyor. Ayrıca iklim politikasının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yetki alanı dışında olduğunu savunuyor.

Davaya üçüncü taraf olarak müdahil olan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatovic, bu davanın devletlerin iklim sorunlarını ve insan haklarını nasıl ele alacaklarını belirleme potansiyeline sahip olduğunu söylüyor.
AİHM kararı, 32 hükûmet için sera gazı emisyonlarını azaltarak ve fosil yakıtları aşamalı olarak terk ederek iklim eylemlerini artırmaları konusunda yasal olarak bağlayıcı olacak. Bu karar, iklim değişikliğiyle ilgili davalarda AİHM’den rehberlik isteyen yerel mahkemeleri de etkileyecek. Kararın, 9 ila 18 ay içinde çıkması bekleniyor.
Derleyen: Nazlı Koyuncu


