Ana SayfaBilimBeyin, Oksijen Olmadan Ne Kadar Süre Hayatta Kalabilir?

Beyin, Oksijen Olmadan Ne Kadar Süre Hayatta Kalabilir?

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • Beynin oksijen kaynağı azaldığında veya ortadan kalktığında, hasar çok hızlı bir şekilde ortaya çıkabilir.
  • Beynin oksijen kaybından dolayı geri dönüşü olmayan hasara uğraması ya da tamamen ölmesi için geçen süre, oksijen kaybının kapsamı ve süresi gibi çeşitli faktörlere bağlı.
  • Bununla birlikte beyindeki oksijen eksikliğinin, beyin hücrelerinin “birkaç dakika” içinde ölmesine neden olacağı belirtiliyor.  

İnsan beyni, kandaki oksijen miktarına bağlı olan son derece karmaşık ve hassas bir organ. Oksijen olmadığında, düşünmemizi ve hissetmemizi sağlayan sinyaller gönderen nöronlar da dahil olmak üzere beyin hücreleri ölmeye başlar. Peki, beyin oksijen olmadan ne kadar süre dayanabilir? Arizona’daki Barrow Nöroloji Enstitüsünde vasküler nörolog ve yardımcı doçent olan Dr. Danny Gonzalez, bu sorunun cevabının tam olarak net olmadığını söylüyor.

Beynin oksijen kaybından dolayı geri dönüşü olmayan hasara uğraması ya da tamamen ölmesi için geçen süre, oksijen kaybının kapsamı ve süresi gibi çeşitli faktörlere bağlı. Çünkü beynin kan akışındaki bir kesinti, inme veya bazı kafa yaralanmalarında olduğu gibi kısmi olabilir veya kalp fonksiyonlarının aniden durduğu durumlarda olduğu gibi tam olabilir.

StatPearls adlı tıbbi kaynağa göre inme, beyin hücrelerinin hemen ölmesine neden olmaz. Ancak oksijen eksikliği, ne kadar uzun sürerse beyne verilen zarar da o kadar şiddetli olur. Ulusal Nörolojik Bozukluklar ve İnme Enstitüsüne (NINDS) göre düşük oksijen, beş dakika gibi kısa bir sürede komaya, nöbetlere ve nöron ölümüne neden olabilir. Ancak insanlar, yeterince hızlı tedavi edilirlerse inmeden sonra beyin fonksiyonlarını önemli ölçüde geri kazanabilirler.

Gonzalez, beyindeki oksijen eksikliğinin beyin hücrelerinin “birkaç dakika” içinde ölmesine neden olacağını söylüyor. Ulusal Tıp Kütüphanesi MedlinePlus’a göre bir kişinin kan akışı durursa sadece dört dakika içinde kalıcı beyin hasarı meydana gelebilir. Gonzalez, “Büyük miktarda hücre ölümüyle sonuçlanan herhangi bir uzun süreli anoksik beyin hasarı, hastaneye yatış sırasında beyin ölümü teşhisi riskini artırır.” dedi. Düşük oksijenden kaynaklanan beyin hasarı, genellikle birkaç dakika içinde ortaya çıksa da hasarın ortaya çıkma hızı kişiden kişiye değişebiliyor.

Derleyen: Nazlı Koyuncu

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 4: Frene Kim Basacak?

Yapay zekânın hızını belirlemek yalnızca şirketlerin vereceği bir karar değil. Çünkü şirketler aynı anda hem güvenlik sözü veriyor hem de daha güçlü modeller, daha büyük veri merkezleri ve daha geniş pazarlar için yarışıyor. Bir teknoloji toplumun kararlarını, güvenliğini ve ekonomisini etkileyecek kadar güçleniyorsa, frene kimin basacağı sorusu da kamusal bir meseleye dönüşüyor.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 3: Kim Yavaşlayacak?

Bir şirket frene basar. Rakibi gaza basar. Bir ülke kural koyar. Diğeri koymaz. Yapay zekâyı yavaşlatma fikrinin önündeki en büyük engel teknik değil; yarışın kendisi.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 2: Yavaşlamak Ne Demek?

“Yapay zekâyı yavaşlatalım” cümlesi ilk duyulduğunda iki farklı tepki yaratıyor. Bir kesim bunu teknolojiyi durdurma çağrısı olarak görüyor; diğer kesim ise hiçbir şey yapmadan yarışa devam etmenin daha büyük risk olduğunu söylüyor. Oysa tartışılan şey ne bütün modelleri kapatmak ne de geleceği askıya almak. Asıl mesele, yapay zekâ güçlenirken güvenlik kontrollerinin de yetişip yetişemediği.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 1: Frenlemek Neden Şimdi Gündem Oldu?

Yapay zekâ yarışı yıllardır tek bir kelimeyle anlatıldı: hız. Daha güçlü model, daha büyük veri merkezi, daha çok kullanıcı, daha erken lansman. Şimdi ise bu yarışın merkezindeki şirketlerin yöneticileri aynı soruyu soruyor: Biraz yavaşlamamız gerekmiyor mu?

Buna benzer diğer içerikler

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 4: Frene Kim Basacak?

Yapay zekânın hızını belirlemek yalnızca şirketlerin vereceği bir karar değil. Çünkü şirketler aynı anda hem güvenlik sözü veriyor hem de daha güçlü modeller, daha büyük veri merkezleri ve daha geniş pazarlar için yarışıyor. Bir teknoloji toplumun kararlarını, güvenliğini ve ekonomisini etkileyecek kadar güçleniyorsa, frene kimin basacağı sorusu da kamusal bir meseleye dönüşüyor.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 3: Kim Yavaşlayacak?

Bir şirket frene basar. Rakibi gaza basar. Bir ülke kural koyar. Diğeri koymaz. Yapay zekâyı yavaşlatma fikrinin önündeki en büyük engel teknik değil; yarışın kendisi.

[PazarEki] Yapay Zekâyı Frenlemek — Bölüm 2: Yavaşlamak Ne Demek?

“Yapay zekâyı yavaşlatalım” cümlesi ilk duyulduğunda iki farklı tepki yaratıyor. Bir kesim bunu teknolojiyi durdurma çağrısı olarak görüyor; diğer kesim ise hiçbir şey yapmadan yarışa devam etmenin daha büyük risk olduğunu söylüyor. Oysa tartışılan şey ne bütün modelleri kapatmak ne de geleceği askıya almak. Asıl mesele, yapay zekâ güçlenirken güvenlik kontrollerinin de yetişip yetişemediği.