Öğrenciler Antik Parşömenleri Deşifre Etmek İçin Yapay Zeka Kullandı

  • Uluslararası üç kişilik bir öğrenci grubu, milattan sonra 79 yılında Vezüv Yanardağının patlamasıyla karbonlaşan bir dizi antik parşömendeki gizli metinleri deşifre etmek için yapay zeka kullanımında büyük bir atılım gerçekleştirdi.
  • Öğrenciler, Kentucky Üniversitesi bilgisayar bilimcisi Brent Seales tarafından geçen yıl başlatılan ve tüm dünyadaki yapay zeka uzmanlarını uzun süredir kayıp olan antik metinlerin deşifre edilmesine yönelik mücadeleye katılmaya teşvik eden Vesuvius Challenge’da yarışıyorlardı.
  • Bu öğrenciler bir parşömenden 2.000 antik Yunan harfini içeren birkaç pasajı okumayı başardıkları için birlikte 700.000 dolarlık (21.424.256,00 Türk Lirası) büyük ödülü kazandılar.
  • Geçtiğimiz sonbaharda, üç öğrenciden biri olan Luke Farritor, yanmış parşömenlerdeki ilk kelimeyi deşifre ederek 40.000 dolar (1.223.980,00 Türk Lirası) kazandı, bu kelime eski Yunancada “mor” anlamına gelen “porphyras” idi.

Uluslararası üç kişilik bir öğrenci grubu, MS 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlamasıyla karbonlaşan bir dizi antik parşömendeki gizli metinleri deşifre etmek için yapay zeka kullanımında büyük bir atılım gerçekleştirdi. Almanya’dan Youssef Nader, ABD’den Luke Farritor ve İsviçre’den Julian Schilliger, bir parşömenden 2.000 antik Yunan harfini içeren birkaç pasajı okumayı başardıkları için birlikte 700.000 dolarlık (21.424.256,00 Türk Lirası) büyük ödülü kazandılar. Papirolog Robert Fowler, “Bu tam bir düzen değiştirici. Okunmayı bekleyen bu parşömenlerden yüzlercesi var.” diye konuştu. Fowler, söz konusu parşömenin keşfinin, akademisyenler arasında Gadara’lı filozof Philodemus’un bir metnini içerebileceği yönünde spekülasyon yapmalarına olanak sağladığını, bunun da sadece on yıl önce imkânsız görünen türden bir tahmin olduğunu sözlerine ekledi. Öğrenciler, Kentucky Üniversitesi bilgisayar bilimcisi Brent Seales tarafından geçen yıl başlatılan ve tüm dünyadaki yapay zeka uzmanlarını uzun süredir kayıp olan antik metinlerin deşifre edilmesine yönelik mücadeleye katılmaya teşvik eden Vesuvius Challenge‘da yarışıyorlardı. Youssef, “Bizi ayakta tutan şey adrenalin patlamasıydı. Bu günde 20 saat çalışmak demekti. Bir günün ne zaman bittiğini ve ertesi günün ne zaman başladığını bilmiyordum.” diyor.

MS 79 yılındaki tarihi patlama Pompeii ve Herculaneum kasabasını kül tabakasıyla kaplayarak zamanda bir anı gelecek nesiller için koruyan bir tabaka oluşturdu. Arkeologlar 1754 yılında bölgeyi keşfettiklerinde, Herculaneum’da aşırı sıcak kül ve sünger taşı nedeniyle karbonlaşmış 1.000’den fazla papirüs parşömeniyle dolu antik bir kütüphaneyle tamamlanmış bir ev ortaya çıkardılar. Kütüphanenin raflarında, bir zamanlar Julius Caesar’ın kayınpederi Lucius Calpurnius Piso Caesoninus’a ait olan, hem Roma hem de Yunan dillerinde yazılmış Epikürcü felsefi metinler bulunduğuna inanılıyordu. Arkeologlar uzun zamandır bu metinleri çözme ihtimaliyle umutlarını koruyorlardı. Zira bu belgelerin en azından bir kısmının zaman içinde kaybolmuş olması kuvvetle muhtemel. Eğer belgeler kurtarılabilirlerse, bu klasik yapıt meraklıları için çığır açıcı bir keşif olacak demek. Ne yazık ki, kömürleşmiş parşömenlerin çözülemeyecek kadar kırılgan olduğu kanıtlanmış olup yıllar boyunca yapılan birkaç onarma girişimi, bu paha biçilmez nesnelerin hasar görmesi veya parçalara ayrılmasıyla sonuçlandı.

2000 yıllık Herculaneum parşömeni. 
Fotoğraf: Dijital Restorasyon Girişimi’ne ait.

Geçtiğimiz on yıl içinde bilim insanları parşömenlerin son derece sofistike, üç boyutlu CT taramalarını üretmeyi başardılar. Seales ve Kentucky Üniversitesindeki araştırma ekibi, yapay zeka ve bilgisayar teknolojileri sayesinde bu sıkı katmanlı parşömenleri düzelterek “sanal olarak açabildi”, daha sonra taramalarda net bir şekilde görünmeyen mürekkebi tespit etmek için yapay zeka algoritmalarını eğitebildiler. Parşömenden 2,000 yıllık metinler açığa çıkarıldıktan sonra daha geniş bir ekiple birlikte -bu ekipte akademisyenler ve bilgisayar bilimcileri de bulunmakta- bu parşömenlerin sırlarını çözmeye yönelik küresel çabaya katkıda bulunabilmek için Vesuvius Challenge başlatıldı. Geçtiğimiz sonbaharda, üç öğrenciden biri olan Luke Farritor, yanmış parşömenlerdeki ilk kelimeyi deşifre ederek 40.000 dolar (1.223.980,00 Türk Lirası) kazandı. Bu kelime, eski Yunancada “mor” anlamına gelen “porphyras” idi. Şu anda kısmen deşifre edilmiş olan parşömen, görünüşe göre müzik ve yemekten alınacak zevkler üzerine bir incelemeden oluşuyor. Antik yazar parşömende, “Yiyecek söz konusu olduğunda, kıt olan şeylerin bol olanlardan kesinlikle daha hoş olduğuna hemen inanmayız.” diyerek düşüncelerini aktarmış.

En büyük ödül sahibini bulmuş olmasına rağmen Vesuvius Challenge, şu an kısmen deşifre edilmiş olsada parşömenlerin %85’ini okuma hedefiyle çalışmalarına devam edecek. Ayrıca, şimdiye kadar taranan dört parşömenin en az %90’ını okuyabilen ilk ekip için 100.000 dolarlık (3.060.559,00 Türk Lirası) yeni bir büyük ödül de duyuruldu. Araştırmacılar zamanla, çözülmeyi bekleyen daha yüzlerce parşömen üzerindeki mürekkebin taranması, sanal olarak açılması ve tespit edilmesiyle ilgili çeşitli süreçlere çalışmalar yapmayı umuyor.

Derleyen: Burçin Bağatur

En Son

Kuantum Hesaplama: Avrupa’nın Kazanabileceği Bir Teknoloji Yarışı mı?

Kuantum bilgisayarlar, son yıllarda teknoloji dünyasının en kritik yarış alanlarından biri haline gelirken, Avrupa da bu alanda güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olmasına rağmen küresel rekabette yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Manosphere: Dating Kültürünü Şekillendiren Tartışmalı Terimler

Bir zamanlar yalnızca internetin karanlık köşelerinde ve manosphere içinde kullanılan “alpha”, “Chad” ve “body count” gibi terimler, bugün sosyal medyada ve flört içeriklerinde hızla yayılırken, aslında çok daha büyük bir ideolojik dönüşümün izlerini taşıyor.

Yeni Trump Mobile Tasarımı ortaya çıktı

Trump Mobile’ın uzun süredir merakla beklenen T1 akıllı telefonu, ilk kez gerçek görüntüleri ve güncellenmiş özellikleriyle ortaya çıktı ve cihazın önceki tanıtımlara göre oldukça farklı bir tasarım ve donanımla geliştirildiği görülüyor.

Bieber’ın Coachella Performansı Müzik Endüstrisinin Geldiği Noktayı Gösteriyor

Justin Bieber, Coachella 2026 sahnesine sadece “geri dönmek” için...

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Burçin Bağatur
Burçin Bağaturhttp://dijitaliyidir.com
Restorasyon ile başlayan kariyer yolculuğunda, sanatın motive edici yönünü keşfederek hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Güzel Sanatlar Fakültesinde İletişim ve Tasarım okudu. O, dijital dünyaya olan merakını da es geçmeyen bir tasarımcı adayı. Burçin’in dijitaliyidir için sloganı "Dijital, kendinden bir parça bulabildiğinde iyidir." oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Kuantum Hesaplama: Avrupa’nın Kazanabileceği Bir Teknoloji Yarışı mı?

Kuantum bilgisayarlar, son yıllarda teknoloji dünyasının en kritik yarış alanlarından biri haline gelirken, Avrupa da bu alanda güçlü bir bilimsel altyapıya sahip olmasına rağmen küresel rekabette yerini sağlamlaştırmaya çalışıyor.

Manosphere: Dating Kültürünü Şekillendiren Tartışmalı Terimler

Bir zamanlar yalnızca internetin karanlık köşelerinde ve manosphere içinde kullanılan “alpha”, “Chad” ve “body count” gibi terimler, bugün sosyal medyada ve flört içeriklerinde hızla yayılırken, aslında çok daha büyük bir ideolojik dönüşümün izlerini taşıyor.

Yeni Trump Mobile Tasarımı ortaya çıktı

Trump Mobile’ın uzun süredir merakla beklenen T1 akıllı telefonu, ilk kez gerçek görüntüleri ve güncellenmiş özellikleriyle ortaya çıktı ve cihazın önceki tanıtımlara göre oldukça farklı bir tasarım ve donanımla geliştirildiği görülüyor.