Anne iseniz hamileliğinizi sosyal medyada duyurmadan, baba iseniz “baba oluyorum” nidalarını Instagram’da atmadan önce, çocuğunuzun dijital ayak izini nasıl en aza indireceğinizi ve onun haklarına nasıl saygı göstereceğinizi düşünmeye başlamalısınız.
Gençler genellikle çevrimiçi gizlilik konusunda çok az endişe duyan “dijital yerliler” olarak tasvir edilir, ancak araştırmalar bu varsayımı desteklemiyor. London School of Economics ve her yıl bir çok kuruluş tarafından gerçekleştirilen aile görüşmeleri, dört yaşından küçük çocukların resimleri internette paylaşılmadan önce kendilerine danışılmasını tercih ettiklerini ortaya koymuş durumda. Bazı çocuklar da ebeveynlerinin resimlerini daha az sıklıkta paylaşmalarını istediklerini ifade ediyor.
Çocuklar ergenlik çağına girdikçe, imajları üzerindeki kontrol arzuları da artıyor: Sosyal bilince sahip gençler, çevrimiçi hesaplarını düzenlemek için özel bir çaba sarf etmekte, çoğu zaman dikkatleri arkadaşlarıyla paylaştıkları gerçek, özel hesaplardan uzaklaştırmak için ‘sahte’ Instagram (“finstagram”) profilleri oluşturmakta. Özel hesaplara sahip olmak, gençlerin aile üyeleri tarafından yargılanma endişesi olmadan imajlarını denemelerine olanak tanıyan bir yol. Çocuğunuzun akranlarına göstermek istediği kişiliğiyle çelişen ya da hoş olmayan bir fotoğrafı herkese açık bir şekilde paylaşmak, çocuğunuzun mahremiyet ve özerklik konusundaki bu güçlü isteğini ihlal edebilir.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





