Ana SayfaBilimÇığır Açan Yeni Cam, Gama Radyasyonundan Kendi Kendini İyileştiriyor

Çığır Açan Yeni Cam, Gama Radyasyonundan Kendi Kendini İyileştiriyor

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • Bilim insanları, gama radyasyonu sonrası kendini onaran yeni bir kalkojenit cam türü geliştirdi.
  • Bu cam, zayıf atomik bağları sayesinde oda sıcaklığında kendini iyileştirme yeteneği gösterdi.
  • Özellikle uzay ve radyoaktif ortamlarda kullanılabilecek bu teknoloji, uzun ömürlü sensörler ve diğer bileşenler için önemli bir gelişme sunuyor.

Bilim insanları, gama radyasyonu nedeniyle oluşan hasarların ardından kendini onaran yeni bir cam türü geliştirdi. Alfred Üniversitesinden Myungkoo Kang liderliğindeki bu yenilik, optik özellikleri; özellikle de kızılötesi algılamada bilinen kükürt, selenyum, tellür ve polonyum gibi elementlerden oluşan kalkojenit camını içeriyor.

Yenilikçi cam, zayıf atomik bağları bozarak mikroskopik kusurlar oluşturan gama ışınlarına maruz bırakılarak test edildi. Dikkat çekici bir şekilde cam, zamanla oda sıcaklığında kendini onarma yeteneğini gösterdi ve ek bir müdahaleye gerek kalmadan orijinal yapısal bütünlüğüne geri döndü.

Kalkojenit camlar, optik şeffaflıkları nedeniyle değerli bulunuyor ve uydu devreleri ile kızılötesi algılama gibi özel uygulamalarda kullanılıyor. Araştırmacılar, oksijeni etkili bir şekilde dışarıda tutan bir cam oluşturmak için kükürt, germanyum ve antimon karıştırdılar. Bu da camın kızılötesi teknolojilerdeki performansını artırdı. Bu camlarda bulunan büyük atomlar ve zayıf bağlar, deneylerde gözlemlendiği gibi bozulduğunda yeniden şekillenmelerini ve iyileşmelerini sağlıyor.

Bu kendini onarma yeteneği, uzay ve radyoaktif ortamlarda bulunan yüksek enerjili gama radyasyonunu simüle eden kobalt-60 ışınlayıcıları kullanılarak test edildi. Kusurlar oluşturulduktan sonra, cam örnekleri oda sıcaklığında bırakıldı ve yaklaşık 30 gün içinde yavaşça kendilerini onardılar.

Bu keşfin etkileri önemli. Uzay veya radyoaktif tesisler gibi yüksek radyasyon seviyelerine sahip ortamlarda, kendini onaran cam uzun ömürlü, dayanıklı sensörler ve diğer bileşenler sağlayabiliyor.

Kang’ın araştırma grubu, bu teknolojiyi daha da geliştirmeyi ve seramikler dahil diğer malzemelerde benzer kendini onarma özelliklerini keşfetmeyi hedefliyor. Bu da optik ve radyasyon direnci teknolojilerinde yeni ilerlemelere yol açabilir.

Derleyen: Eliz Canyurt

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?