Londra’da toplu taşımada yüksek sesli müzik dinleme dönemine son vermek amacıyla yeni bir kampanya başlatılıyor.
Detaylar haberimizde…
Londra’da toplu taşıma araçlarında yüksek sesle müzik dinleme, video izleme veya hoparlör üzerinden konuşma alışkanlığı, yolcular arasında giderek artan bir rahatsızlık kaynağına dönüştü. Şehir yönetimi, bu soruna kalıcı bir çözüm getirmek amacıyla yeni bir farkındalık kampanyası başlattı. Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan’ın desteğiyle hayata geçirilen kampanya, toplu taşıma kullanıcılarını kulaklık takmaya teşvik etmeyi ve yolculuk sırasında diğer yolculara saygılı davranmayı hedefliyor.
Yeni Kampanyanın Amacı
Transport for London’ın (TfL) yürüttüğü geniş kapsamlı “Travel Kind” kampanyası kapsamında hazırlanan yeni duyuru, özellikle son aylarda artan şikâyetlere yanıt niteliğinde. Elizabeth hattında salı gününden itibaren görünmeye başlayacak olan posterler, yolculara müzik veya videoları hoparlörden dinlememeleri gerektiğini hatırlatacak. Aynı uygulama önümüzdeki dönemde otobüslerde, DLR (Docklands Light Railway), Overground ve Underground hatlarında da devreye girecek.
Seb Dance, Londra Ulaştırmadan Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı, bu davranışların küçük bir azınlık tarafından yapıldığını ancak etkisinin büyük olduğunu vurguladı. Dance, “Başkentte toplu taşıma kullananların büyük çoğunluğu kulaklık takıyor ancak az sayıda yolcunun yüksek sesle müzik ya da video açması, diğer yolcular için ciddi bir rahatsızlık kaynağı oluyor ve yolculuklarını doğrudan etkiliyor. TfL’nin yeni kampanyası, Londralıları birbirlerine karşı daha saygılı olmaları konusunda teşvik edecek” ifadelerini kullandı.
“Çıplak Dayak” Fenomeni
Son dönemde sosyal medyada bu rahatsız edici davranışa yeni bir isim verildi: “çıplak dayak” (bare beating). Bu kavram, toplu taşıma araçlarında insanların telefon hoparlöründen müzik ya da video açarak tüm vagonu ya da otobüsü sese boğması anlamına geliyor. Özellikle TikTok, Instagram Reels ya da YouTube videolarını kulaklık kullanmadan dinleyen kişiler, diğer yolcuların dikkatini dağıtarak yolculuk deneyimini olumsuz etkiliyor.
Bir TikTok kullanıcısı, “Ne zaman toplu taşıma araçlarında yüksek sesle video açmak, hoparlörden konuşmak ve hatta elektronik sigara içmek normal hâle geldi?” diye sordu. Bir başka kullanıcı ise, “Kim başlattı bilmiyorum ama artık durmalı. Amazon’da 20 sterlinden daha düşük fiyata kulaklık alabilirsiniz” diyerek tepki gösterdi.
Bazı yolcular, Bluetooth hoparlörle trene binip yüksek sesle müzik açan kişilerin, toplumsal kuralları tamamen görmezden geldiğini belirtiyor. Bu tür davranışların özellikle işe gidiş geliş saatlerinde gerginlik yarattığı, yolcular arasında tartışmalara sebep olduğu da ifade ediliyor.

Yolcuların Şikâyetleri ve Siyasi Tepkiler
Yüksek sesli müzik ve videolar sadece bireysel şikâyetlere yol açmakla kalmadı, aynı zamanda siyasi düzeyde de tartışma konusu oldu. Muhafazakâr Parti (Tories) kısa süre önce otobüslerde hoparlörden müzik dinlemenin tamamen yasaklanması çağrısında bulundu. Gölge Ulaştırma Bakanı Richard Holden ise, “Yolcular başkalarının kötü müzik tercihlerini dinlemek zorunda bırakılmamalı” diyerek uygulamayı sert bir dille eleştirdi.
Liberal Demokratlar ise daha da ileri giderek, “kulaklık takmayan” yolculara 1.000 sterline kadar para cezası verilmesi gerektiğini savundu. Bu öneri, Londra’daki toplu taşıma kurallarının daha da sıkılaştırılması tartışmalarını gündeme getirdi.
Daha Geniş Bir Farkındalık Çalışması
Yeni kampanya yalnızca yüksek sesle müzik ve videoları hedef almıyor. Posterlerde aynı zamanda yolculara telefonlarından kafalarını kaldırmaları, çevrelerini fark etmeleri ve ihtiyaç sahibi kişilere koltuklarını vermeleri gerektiği de hatırlatılıyor. Travel Kind kampanyası daha önce de cinsel tacize karşı farkındalık posterleriyle dikkat çekmişti. Ayrıca yolculara, metro vagonlarının içine doğru ilerlemeleri gerektiği çağrısı da yapılmıştı.
Bu yeni aşama, kampanyanın toplumsal nezaket ve saygı çerçevesinde daha kapsamlı bir hale geldiğini gösteriyor.

Londra’nın Toplu Taşıma Kültüründe Yeni Dönem
Londra, dünyanın en yoğun toplu taşıma ağlarından birine sahip. Günde milyonlarca yolcunun kullandığı bu sistemde, küçük rahatsızlıkların bile büyük çapta etkisi olabiliyor. Yolcuların çoğu, kulaklık takmanın ve başkalarını rahatsız etmemenin en temel saygı kuralı olduğunu düşünürken, az sayıda yolcunun sergilediği bu olumsuz davranışlar, Londra’nın toplu taşıma kültüründe tartışmalara yol açıyor.
Belediye Başkanı Sadiq Khan’ın desteklediği yeni kampanya, yalnızca günlük yolculukların kalitesini artırmayı değil, aynı zamanda Londra’da toplumsal yaşamın daha uyumlu hâle gelmesini de amaçlıyor.
Yetkililer, önümüzdeki aylarda kampanyanın etkilerinin gözlemleneceğini ve gerekirse yeni adımlar atılacağını belirtiyor.
Derleyen: Gamze Büyükkaya Tunçay


