Swansea Üniversitesi tarafından yapılan kapsamlı bir araştırma, yeni baba olan erkeklerin bebeklerinin yaşamının ilk 1.001 günü içinde intihar etme ihtimalinin anne olan kadınlardan yedi kat fazla olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, perinatal dönemde babaların zihinsel sağlık hizmetlerinden büyük ölçüde dışlandığını ve bu durumun ciddi bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü vurguluyor.
Detaylar haberimizde…
Yeni Araştırma Sessiz Krizi Ortaya Çıkardı
Galler merkezli Swansea Üniversitesi tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir araştırma, yeni baba olan erkekler arasında ciddi bir intihar krizinin varlığını ortaya koydu. 2002 ile 2021 yılları arasında toplanan veriler, bebeklerinin yaşamının ilk 1.001 gününde intihar eden babaların sayısının annelere kıyasla yedi kat fazla olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre, bu süre zarfında 16 anne hayatına son verirken, aynı dönemde intihar eden baba sayısı 107’ye ulaştı.
- Yeni Araştırma Sessiz Krizi Ortaya Çıkardı
- “Gizli Kriz”: Haftada 2-3 Bebek Babasını Kaybediyor
- Babalara Yönelik Zihinsel Sağlık Hizmetlerindeki Eksiklik
- İlk Kez Baba Olanlar ve Sosyoekonomik Faktörler
- İngiltere ve Galler’de Artan İntihar Oranları
- Yeni Destek Programları: “Dad Matters” Girişimi
- Uzmanların Önerileri: Kapsayıcı Perinatal Bakım
- Görünmez Krizin Görünür Hale Gelmesi
- Babaların Ruh Sağlığı İçin Yeni Yaklaşımlar
Araştırmayı finanse eden 1001 Critical Days Foundation’ın kurucusu ve eski Sağlık Bakanı Dame Andrea Leadsom, bulguları “uyandıran bir kriz” olarak tanımlıyor. Leadsom, yeni babaların hamilelik, doğum ve çocuk bakımının ilk dönemlerinde zihinsel sağlık hizmetlerinden büyük ölçüde mahrum bırakıldığını, bu durumun ise ölümcül sonuçlara yol açtığını ifade ediyor.

“Gizli Kriz”: Haftada 2-3 Bebek Babasını Kaybediyor
Araştırma kapsamında yapılan istatistiksel hesaplamalar, İngiltere genelinde her hafta ortalama iki ila üç bebeğin babasını intihar nedeniyle kaybettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal düzeyde etkileri olan bir kriz olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, yeni doğum yapmış annelerin psikolojik sağlıklarının uzun süredir perinatal hizmetler kapsamında takip edildiğini, ancak babaların aynı dönemde sistematik olarak göz ardı edildiğini vurguluyor. Hamilelik sürecinde ve doğum sonrası yapılan kontrollerde baba adaylarının ya da yeni babaların ruhsal durumlarının değerlendirilmemesi, bu grubun görünmez bir risk faktörü haline gelmesine neden oluyor.
Babalara Yönelik Zihinsel Sağlık Hizmetlerindeki Eksiklik
Perinatal dönem, yani hamileliğin son döneminden bebeğin ikinci yaşına kadar geçen süreç, ebeveynler için psikolojik açıdan kritik bir dönem olarak biliniyor. Ancak uzmanlar, bu sürede sunulan hizmetlerin çoğunlukla anne merkezli olduğuna dikkat çekiyor.
Dame Andrea Leadsom, yeni babaların zihinsel sağlık ihtiyaçlarının sistematik olarak görmezden gelindiğini belirterek, bu dengesizliğin “hayatlara mal olduğunu” vurguluyor. Leadsom’un ifadelerine göre, perinatal dönemde yalnızca annelere odaklanılması, babaların yaşadığı stres, kaygı ve depresyon gibi sorunların fark edilmemesine yol açıyor.
Buna ek olarak, babaların kendi sorunlarını ifade etmekte zorluk yaşamaları da tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. Uzmanlar, toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle erkeklerin duygusal yardım aramaktan kaçındıklarını, “önce eşine ve bebeğe bakmalıyım” düşüncesiyle kendi ihtiyaçlarını bastırdıklarını belirtiyor.

İlk Kez Baba Olanlar ve Sosyoekonomik Faktörler
Araştırma sonuçları, intihar riski açısından bazı grupların daha savunmasız olduğunu gösteriyor. Özellikle ilk kez baba olanlar ve dezavantajlı bölgelerde yaşayan erkekler, diğer babalara kıyasla daha yüksek bir risk altında bulunuyor.
Düşük gelir seviyeleri, işsizlik, sosyal destek eksikliği ve yetersiz zihinsel sağlık hizmetleri, bu riski artıran faktörler arasında sayılıyor. Swansea Üniversitesi’ndeki araştırma ekibi, bu durumun özellikle düşük gelirli bölgelerde yeni babalar için bir “çifte yük” yarattığını vurguluyor.
İngiltere ve Galler’de Artan İntihar Oranları
Yeni babalar arasındaki yüksek intihar oranları, genel olarak Birleşik Krallık’ta erkekler arasında artan intihar vakalarıyla da örtüşüyor. Resmi verilere göre, 2023 yılında İngiltere ve Galler’de kayıtlara geçen toplam intihar vakası 6.069 oldu. Bu rakam, 1999’dan bu yana görülen en yüksek seviyeyi temsil ediyor.
Aynı dönemde, intihar edenlerin yaklaşık %74’ünün erkek olduğu belirlendi. Bu oran, erkeklerin zihinsel sağlık sorunlarını paylaşma eğiliminin düşük olduğunu ve mevcut destek mekanizmalarının yeterli olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Bu bağlamda, yeni baba olan erkeklerin içinde bulunduğu riskli konum, ulusal düzeydeki genel eğilimlerle paralellik gösteriyor ve bu tablo, sistemsel bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınıyor.

Yeni Destek Programları: “Dad Matters” Girişimi
Araştırma bulgularının ardından harekete geçen 1001 Critical Days Foundation, Home-Start UK’ye 1 milyon sterlinlik hibe sağlayarak “Dad Matters” adlı bir program başlattı.
Bu program, yeni babaların ruhsal sağlıklarını desteklemek, ebeveynlik becerilerini geliştirmek ve sosyal izolasyonu azaltmak amacıyla tasarlandı. Program kapsamında:
- Yeni babalara birebir gizli danışmanlık desteği veriliyor.
- Grup çalışmaları düzenlenerek babaların deneyimlerini paylaşmaları teşvik ediliyor.
- Çocuk bakımı ve ebeveynlik süreçleriyle ilgili eğitimler sunuluyor.
Yetkililer, bu tarz projelerin yaygınlaştırılmasının intihar oranlarını azaltmak için kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.
Uzmanların Önerileri: Kapsayıcı Perinatal Bakım
Araştırmayı yürüten uzmanlar, mevcut perinatal hizmetlerin kapsamının genişletilerek babaları da içine alacak şekilde yeniden tasarlanması gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda önerilen adımlar arasında şunlar öne çıkıyor:
- Doğum öncesi ve sonrası yapılan tüm sağlık kontrollerinde babaların ruhsal durumlarının değerlendirilmesi,
- Babalar için özel psikolojik destek hatları ve danışmanlık merkezlerinin kurulması,
- Sosyal ve ekonomik dezavantajlı bölgelerde özel destek programlarının uygulanması.
Uzmanlar, bu adımların atılması halinde intihar riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini belirtiyor.
Görünmez Krizin Görünür Hale Gelmesi
Swansea Üniversitesi’nin araştırması, yeni babalar arasında uzun süredir göz ardı edilen bir krizi görünür hale getiriyor. Bulgular, perinatal dönemde babaların zihinsel sağlık ihtiyaçlarının sistematik olarak karşılanmadığını, bunun da ölümcül sonuçlara yol açabileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlar, bu dönemde sunulan sağlık hizmetlerinin kapsamının genişletilmesi ve babalara yönelik özel destek programlarının hayata geçirilmesinin aciliyetine dikkat çekiyor. Araştırmacılar, “tüm intiharlar önlenebilir” diyerek, bu sorunun çözümünün mümkün olduğunu vurguluyor.

Babaların Ruh Sağlığı İçin Yeni Yaklaşımlar
Uzmanlar, yeni babalar arasında artan intihar oranlarının yalnızca bireysel psikolojik sorunlarla açıklanamayacağını, aynı zamanda toplumsal ve politik eksikliklerden kaynaklandığını vurguluyor. Geleneksel cinsiyet rolleri, erkeklerin duygusal sorunlarını dile getirmesini zorlaştırıyor. Doğum sonrası dönemde annelere yönelik destek mekanizmaları bulunurken, babalar için aynı ölçüde bir sistemin olmaması büyük bir boşluk yaratıyor.
Araştırmalara göre, yeni babaların yaklaşık %10’unda doğum sonrası depresyon görülüyor. Ancak bu durum çoğu zaman fark edilmiyor çünkü perinatal sağlık hizmetleri genellikle yalnızca annelere odaklanıyor. Bu eksiklik, psikolojik sorunların erken tespitini engelliyor ve bazı babaları intihar riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Dame Andrea Leadsom, sorunun “bireysel değil toplumsal” olduğunu vurgulayarak, ebeveynlerin zihinsel sağlığının birlikte ele alınmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor. Uzmanlara göre, gerekli adımlar atılmazsa bu sessiz krizin önümüzdeki yıllarda daha da derinleşmesi kaçınılmaz.
Derleyen: Merve Tuncel


