Ana SayfaTeknolojiGiyilebilir TeknolojiDünyanın En Küçük Pikseli Rekorları Kırıyor

Dünyanın En Küçük Pikseli Rekorları Kırıyor

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Bilim insanları şimdiye kadar üretilmiş en küçük pikseli geliştirdiler – sadece 300 × 300 nanometre – ve bu piksel, günümüzün standart pikselleriyle rekabet edebilecek kadar parlak.

Detaylar haberimizde…

Almanya’daki Würzburg Üniversitesi araştırmacılarının çalışması, sanal gerçeklik (VR) başlıkları ve artırılmış gerçeklik (AR) akıllı gözlüklerinin içindeki ekranlar için yeni olanaklar sunuyor.

Bir insan saçının genişliğinden 250 kat daha küçük olan yeni pikselleri, bir milimetre kareye sığan 1920 x 1080 (tam HD) çözünürlüklü bir ekranda kullanılabilir. Bu, bir merceğe yerleştirilebilecek ve dünyayı dolaşırken görüş alanınıza bilgi girebilecek kadar küçük bir alan anlamına geliyor.

Nano piksel, yaklaşık 16-17 kat daha büyük olan modern OLED (organik ışık yayan diyot) ekranlardaki piksellerle aynı seviyede parlaklık sağlıyor. Bu da, ekranları küçültürken netlikten ödün vermek zorunda olmadığınızı gösteriyor.

Ekibin yenilikleri arasında, biri altından yapılmış ve aynı zamanda anten görevi gören iki elektrottan oluşan bir sandviç panel yer alıyor. Birlikte elektrik akımını iletiyor ve yayılan ışığın güçlendirilmesine ve yönlendirilmesine yardımcı oluyorlar; bu ışık, genellikle bu kadar küçük bir piksel boyutunda kaçamıyor.

küçük

Deneysel fizikçi Bert Hecht, “Organik bir ışık yayan diyota akım enjekte edilmesine olanak tanıyan ve aynı zamanda üretilen ışığı hem yükseltip hem de yayan metalik bir temas yardımıyla, yalnızca 300 x 300 nanometre boyutlarında bir alanda turuncu ışık için bir piksel oluşturduk. Bu piksel, normal boyutları 5 x 5 mikrometre olan geleneksel bir OLED piksel kadar parlak.” diyor.

Küçük Piksel Üretimi

Daha önce süper küçük pikseller üretme çabalarını sınırlayan şey, mevcut tasarımın basitçe minyatürleştirilmesinin işe yaramamasıydı. Elektrotların keskin kenarları elektrik alanı bozulmalarına neden olarak ışık gösterimini engelliyor ve sonunda pikseli öldürüyor.

Burada, alt elektrotu anten olarak kullanmanın yanı sıra, kenarlar da bir yalıtım tabakasıyla kaplandı. Bu, akımı pikselin merkezinden geçiriyor.

Deneysel fizikçi Jens Pflaum, “Bir paratonerde olduğu gibi, yerleşik OLED konseptinin boyutunu küçültmek, akımların çoğunlukla antenin köşelerinden yayılmasına neden olur. Ortaya çıkan elektrik alanları o kadar güçlü kuvvetler üretir ki, hareket eden altın atomları yavaş yavaş optik olarak aktif malzemeye dönüşür.” diyor.

küçük

Teknolojiyle hâlâ başa çıkılması gereken zorluklar var. Araştırmacılar şimdi, örneğin tüm renk spektrumunu kapsamanın ve piksellerin verimliliğini artırmanın yollarını arıyorlar. Şu anda yalnızca turuncu ışık yayıyor ve verimlilik hâlâ %1 aralığında, nispeten düşük.

Ancak pikseller çok fazla potansiyel vaat ediyor: Mevcut OLED piksellerinin parlaklığına ulaşıyorlar, kararlılar ve üretimleri nispeten basit ve cihaz ekranlarında kullanılabilecek kadar duyarlılar.

Ekip, makalelerinde “Sonuçlarımız, nano ölçekli optoelektronik cihazların temel elektronik ve optik darboğazlarının üstesinden gelmek için ölçeklenebilir bir stratejiyi vurguluyor.” diye yazıyor.

Derleyen: Damla Şayan

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

[PazarEki] En İyi 100 Dizi Kimin? – Bölüm 4: Algoritmalar Ortak Dizi Hafızasını Bitirdi mi?

Bir zamanlar diziler saatinde izlenirdi. Ertesi gün okulda, işte, otobüste aynı bölüm konuşulurdu. Şimdi...

[PazarEki] En İyi 100 Dizi Kimin? – Bölüm 3: Eksik Olan Kim?

Bir listenin gücü, içine aldıkları kadar dışarıda bıraktıklarıyla da ölçülür. New York Times’ın 100 dizilik seçkisi, her dilde ve her türde yapıma açık olduğunu söylüyor. Ama listenin haritasına bakınca merkez hâlâ çok tanıdık: ABD, Birleşik Krallık, büyük platformlar ve küresel görünürlüğe çoktan ulaşmış diziler.

[PazarEki] En İyi 100 Dizi Kimin? – Bölüm 2: Prestij Dizisi Neyi Ödüllendirir?

New York Times’ın listesine yukarıdan bakınca ilk görünen şey dizilerden çok bir duygu: Karanlık. Suç, iktidar, aile içi savaş, sınıf atlama arzusu, ahlaki çürüme ve yavaş yavaş dağılan hayatlar… “En iyi dizi” fikri, uzun süredir ağır meseleler taşıyan hikâyelerle yan yana anılıyor. Peki televizyonu önemli yapan gerçekten yalnızca ciddiyet mi?

[PazarEki] En İyi 100 Dizi Kimin?-Bölüm 1: Bir Liste Neyi Seçer?

New York Times, 21. yüzyılın “en iyi” 100 dizisini açıkladı. Zirvede Breaking Bad var; onu The Wire ve Mad Men izliyor. Peki bir listenin “en iyi” dediği şey tam olarak nedir: Kusursuz yazılmış bir dizi mi, yıllar sonra bile konuşulan bir yapım mı, yoksa seçimi yapanların ortak zevki mi?

Buna benzer diğer içerikler

[PazarEki] En İyi 100 Dizi Kimin? – Bölüm 4: Algoritmalar Ortak Dizi Hafızasını Bitirdi mi?

Bir zamanlar diziler saatinde izlenirdi. Ertesi gün okulda, işte, otobüste aynı bölüm konuşulurdu. Şimdi...

[PazarEki] En İyi 100 Dizi Kimin? – Bölüm 3: Eksik Olan Kim?

Bir listenin gücü, içine aldıkları kadar dışarıda bıraktıklarıyla da ölçülür. New York Times’ın 100 dizilik seçkisi, her dilde ve her türde yapıma açık olduğunu söylüyor. Ama listenin haritasına bakınca merkez hâlâ çok tanıdık: ABD, Birleşik Krallık, büyük platformlar ve küresel görünürlüğe çoktan ulaşmış diziler.

[PazarEki] En İyi 100 Dizi Kimin? – Bölüm 2: Prestij Dizisi Neyi Ödüllendirir?

New York Times’ın listesine yukarıdan bakınca ilk görünen şey dizilerden çok bir duygu: Karanlık. Suç, iktidar, aile içi savaş, sınıf atlama arzusu, ahlaki çürüme ve yavaş yavaş dağılan hayatlar… “En iyi dizi” fikri, uzun süredir ağır meseleler taşıyan hikâyelerle yan yana anılıyor. Peki televizyonu önemli yapan gerçekten yalnızca ciddiyet mi?