MV Hondius kruvaziyer gemisindeki ölümcül hantavirüs salgını, aşı geliştirme çalışmalarını yeniden gündeme taşıdı; ancak uzmanlar, kamuya sunulacak bir aşının gerçeğe dönüşmesinin yıllar — hatta belki on yıl — alabileceği konusunda uyarıyor.
Gemiye bağlı üç ölüm ve sekiz doğrulanmış vakanın yarattığı artan aciliyete karşın, hantavirüs aşılarına ilişkin bilimsel süreç inatla erken aşamalarda kalmaya devam ediyor.
Laboratuvardan Kliniğe Uzun Bir Yol
İngiltere merkezli EnsiliTech, Bath Üniversitesi’nden ayrılarak kurulan bir şirket olup öncelikli olarak Doğu Asya’da görülen hantaan virüsü suşunu hedef alan mRNA tabanlı bir hantavirüs aşısı geliştirmekte. Ocak 2024’te İngiliz hükümeti tarafından 1,7 milyon sterlinlik bir sözleşme kazanan şirket, mRNA’yı koruyucu bir silika yapısı içine hapseden “ensilasyon” adlı bir teknik geliştirmişti; bu yöntem sayesinde soğuk zincir depolama ihtiyacı ortadan kalkabilir. Aşı, hayvan modellerinde umut verici sonuçlar gösterse de henüz insan denemelerine geçilememişti. EnsiliTech’ten Matt Slade, erken aşama klinik testlerin başlayabilmesi için üç ila dört yıl daha gerekebileceğini tahmin etmekte.

Öte yandan Moderna, Eylül 2023’ten bu yana mRNA Erişim Programı kapsamında Kore Üniversitesi Aşı İnovasyon Merkezi ile iş birliği yürütmekte. Ortaklık, Şubat 2025’te farelerde deneysel dozların hantavirüs enfeksiyonunu engellediğini doğruladı. Ancak araştırmacılar ulusal bir proje kapsamına alınmayı beklerken insan klinik denemeleri bir yılı aşkın süredir beklemede; klinik sınıf materyal üretimi 10 ila 20 milyar Güney Kore wonu arasında bir maliyet gerektirmekte olup bu rakam ekibin mevcut bütçesinin çok üzerinde.
Finansman, Temel Engel Olmaya Devam Ediyor
Hantavirüs salgınlarının nadir görülmesi, uzun süredir ticari ve kamu finansmanı sağlamayı kalıcı bir sorun haline getirmekte. COVID-19 pandemisi döneminde aşı geliştirme sürecini hızlandıran ABD girişimi Operation Warp Speed’e benzer bir hükümet desteği olmadan, uzmanlar Faz 2 ve Faz 3 denemelerinin tamamlanmasının en az beş yıl daha alacağını öngörüyor. Tahmin piyasaları da şu karamsarlığı yansıtmakta; yıl sonuna kadar onaylı bir hantavirüs aşısı çıkma olasılığını yüzde 7,5 ile 13 arasında.

Andes virüsü ve diğer suşlar için DNA tabanlı aşıların Faz 1 klinik denemelerini yürüten virolog Jay Hooper, Nature’a verdiği demeçte, bir adayın insanlarda nötralize edici antikorlar oluşturduğunu ancak bunun için basit bir hazırlama-takviye rejimi yerine en az üç doz gerektiğini belirtti. Boston Children’s Hospital’dan Dr. Ofer Levy ise Çin ve Güney Kore’nin aşı geliştirmiş olduğunu, ancak bu aşıların etkinliğinin tutarsız olduğunu ve uluslararası alanda temin edilemediğini ifade etti.
Salgın, Göz Ardı Edilen Hastalığı Gündeme Taşıdı
MV Hondius, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia kentinden ayrıldı ve o tarihten bu yana Güney Afrika, İsviçre, Hollanda, Almanya ve İspanya’daki vakalarla ilişkilendirildi. DSÖ Perşembe günü beş vakanın Andes virüsü türü olarak teyit edildiğini, üç ölüm yaşandığını açıkladı. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) salgını “düzey 3” acil müdahale kapsamında değerlendirdi.
Aşı finansmanı alanında da bazı olumsuz gelişmeler yaşanmakta: ABD’li yasa yapıcılar kısa süre önce Trump yönetimini, küresel aşı ittifakı Gavi için bloke edilen 600 milyon dolarlık finansmanı serbest bırakmaya davet etti. Hantavirüs özelinde ise ilerlemenin yolu, bu salgının onlarca yıl süren sporadik vakaların hiçbir zaman sağlayamadığı siyasi iradeyi ve kamu yatırımını harekete geçirip geçiremeyeceğine bağlı.



