Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) Yıllık Toplantısı’nda sunulan uluslararası bir klinik araştırmanın sonuçları, standart tedavi seçenekleri tükenmiş hastalarda deri altı kanser enjeksiyonunun tümörleri tamamen yok edebildiğini veya önemli ölçüde küçültebildiğini ortaya koyuyor.
Faz Ib/II OrigAMI-4 denemesi; Johnson & Johnson tarafından Rybrevant Faspro adıyla pazarlanan deri altı amivantamabı, 11 ülkedeki 55 hastanede tekrarlayan veya metastatik baş ve boyun skuamöz hücreli karsinomu tanısı almış 102 hastada değerlendirdi. İlaç, genel yanıt oranı olarak %47’lik bir oran sergiledi; 15 hastada tümörler tamamen kaybolurken 28 hastada kısmi yanıt gözlemlendi. Hastalar tedaviye başladıktan sonra ortalama 12,5 ay yaşadı; ortanca progresyonsuz sağkalım süresi ise 6,8 ay olarak belirlendi.
İlacın Etki Mekanizması
Amivantamab, kansere karşı üç farklı mekanizmayla savaşan bispesifik bir monoklonal antikor. Tümörlerin büyümesine yardımcı olan EGFR proteini ile kanser hücrelerinin tedaviden kaçmak için sıklıkla kullandığı MET yolağını bloke ediyor. Bunun yanı sıra bağışıklık sistemini aktive ederek tümör hücrelerini hedef almasını sağlıyor. Üç haftada bir uygulanan deri altı enjeksiyon şeklinde sunulan bu tedavi, antikor terapilerinde genellikle gerekli olan uzun süreli intravenöz infüzyonlara olan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.
Kısıtlı Seçeneklerde Çığır Açan Bir Gelişme
Baş ve boyun skuamöz hücreli karsinomu, dünyada en sık görülen altıncı kanser türü; platin bazlı kemoterapi ve immünoterapiden sonra hastalığı ilerleyen hastalar için ise etkili tedavi seçenekleri oldukça kısıtlı. FDA, Şubat 2026’da amivantamab’a, daha önceki OrigAMI-4 verilerine dayanarak bu hasta grubu için atılım terapisi (breakthrough therapy) statüsü tanıdı.

Yan etkilerin büyük çoğunluğu hafif ila orta şiddette seyretti; hastaların yalnızca onda birinden azı tedaviyi bırakmak zorunda kaldı. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar katılımcıların yalnızca %7’sinde görüldü.
İlaç şu anda, HPV ile ilişkisiz baş ve boyun kanserinde birinci basamak tedavi olarak pembrolizumab ve karboplatin ile kombinasyon halinde faz 3 OrigAMI-5 çalışmasında değerlendirilmekte olup birden fazla tümör tipinde yaklaşık 60 klinik araştırmada incelenmekte.





