Rekor seviyeye yaklaşan El Niño, insan kaynaklı küresel ısınmanın etkisiyle dünya sıcaklıklarını 2030’ların sonlarında beklenen seviyelere taşıyabilir. Çin’i etkileyen Dolphin Tayfunu ise bu yeni iklim koşullarında tropikal fırtınaların daha uzun, daha yağışlı ve daha yıkıcı olabileceğine işaret ediyor.
Detaylar Haberimizde
Küresel sıcaklık artışı ve Pasifik’te güçlenen El Niño koşulları, aşırı hava olaylarının riskini artırıyor. Bilim insanları, sıcak okyanusların ve atmosferde biriken ek nemin tayfunların oluşumunu, şiddetini ve karaya çıktıktan sonraki etkilerini değiştirdiğini belirtiyor. Dolphin Tayfunu bu sürecin son örneklerinden biri oldu.
Rekor El Niño küresel sıcaklıkları yukarı taşıyor
İklim modelleri, El Niño’nun tropikal Pasifik’te ortalamanın 3,6 derece Celsius üzerine çıkabileceğini gösteriyor. Bu seviye, olayın kayıt altındaki en güçlü El Niño dönemlerinden biri olabileceği anlamına geliyor. Dünya Meteoroloji Örgütü, El Niño koşullarının Kuzey Yarımküre yazında görülme ihtimalini yüzde 80 olarak açıklamıştı. Küresel etkilerin ise daha uzun süre devam etmesi bekleniyor. Analizlere göre El Niño ile insan kaynaklı iklim değişikliğinin birleşimi, gezegenin ortalama sıcaklıklarını 2030’ların sonu için öngörülen düzeye daha erken taşıyabilir. Bu durum, sıcak hava dalgaları, kuraklık, yoğun yağış ve tropikal fırtına risklerini küresel ölçekte artırıyor.
Dolphin Tayfunu aşırı hava olaylarının yeni örneği oldu
Dolphin Tayfunu, 10 Ağustos’ta Çin’in Zhejiang eyaletinde karaya çıktı. Tayfun, Uluslararası Tarih Değiştirme Çizgisi yakınlarındaki oluşum bölgesinden Çin’e yaklaşık 6 bin kilometrelik bir rota izledi. Bu mesafe, Çin’i vuran tayfunlar arasında en doğudaki başlangıç noktalarından biri olarak kayda geçti. Fırtınanın 16 gün sürmesi de tipik tayfun ömrünün yaklaşık üç katına ulaştı. Reading Üniversitesi’nden tropikal siklon araştırmacısı Xiangbo Feng’e göre El Niño koşulları, Dolphin’in daha doğuda oluşmasına neden oldu. Böylece fırtına, sıcak deniz yüzeyi üzerinde daha uzun süre ilerleyerek organize olma ve güçlenme fırsatı buldu. Çin’de 13 meteoroloji istasyonunda günlük yağış rekorları kırılırken, Pekin’de bir saat içinde 90,7 milimetre yağış ölçüldü. Bir milyondan fazla kişi tahliye edildi.
Daha sıcak atmosfer, daha yüksek sel riski anlamına geliyor
Uzmanlar, iklim değişikliğinin tayfunların oluşturduğu hasarı büyüttüğünü vurguluyor. Atmosfer, her 1 derece Celsius ısınmada yaklaşık yüzde 7 daha fazla su buharı tutabiliyor. Bu durum, tropikal siklonların taşıdığı nem miktarını ve buna bağlı aşırı yağış riskini artırıyor. City University of Hong Kong’dan Benjamin Horton, tayfunların rüzgâr şiddeti zayıflasa bile tehlikesinin sona ermediğine dikkat çekiyor. Fırtına dolaşımı, yüksek miktarda nemi iç kesimlere taşıdığında sel riski günlerce sürebiliyor ve kıyıdan uzak bölgeleri de etkileyebiliyor. Feng’in araştırmasına göre Doğu Asya’yı etkileyen tayfun olasılığı yüzde 33’ten yüzde 65’e yükseldi. Karaya çıktıktan sonra fırtınaların zayıflama hızının ise 1967-2018 döneminde yaklaşık yüzde 45 azaldığı belirtiliyor.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





