Yeni araştırmalar, ağrının basit bir yaralanma sinyali olmadığını, sinirler, omurilik ve beyin boyunca gelişen bir süreç olduğunu öne sürüyor. Bilim insanları artık ağrı tam olarak oluşmadan önce, bu yolun daha erken noktalarını hedef alıyorlar.
Dünya genelinde her 10 kişiden biri artık kronik ağrıyla yaşıyor—tıp dünyasının yeni zararlar yaratmadan tedavi etmekte hâlâ zorlandığı bir durum. Opioid krizini körükleyen “ağrısız yaşam” vaadinin çöküşünün ardından doktorlar, ağrının gerçekte ne olduğunu ve nerede değiştirilebileceğini yeniden düşünmeye başladı.
Yaklaşık 20 yıl önce, pediatrik anesteziyolog ve araştırmacı Amy Baxter bu soruyu araştırmaya, gönüllü bulabildiği her yerde—kaldırımlarda, yemek masalarında—insanların koluna kürdan batırarak başladı. “Hissin keskinlikten küntlüğe döndüğü anı söyleyin,” derken, titreşimli bir cihazı ciltlerine tutuyor, his değişene kadar bekliyor ve verileri kaydediyordu.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





