Bir düşünün; bir şey yavaş, hantal, aşırı karmaşık, dağınık veya tutarsızsa onu kullanmak istemezsiniz değil mi? Aynı şey yapay zekâ (AI) platformları için de geçerli. Kuruluşlar, şık bir arayüze önem verirken işlevselliği göz ardı edebilir.
Yapay zekânın baş mimarı ve akıllı belge işleme (IDP) platformu Rossum’un kurucu ortağı CTO Petr Baudis, gerçekte yapay zekânın yalnızca kullanıcı arabirimi (UI) kadar iyi olduğunu söyledi. Mantığa aykırı gibi görünse de yapay zekânın tam potansiyeli işlevselliğine ve basitliğine bağlı.
Baudis, “AI teknolojisinin bir kuruluşta geniş çapta benimsenmesi için güçlü bir kullanıcı arayüzüne sahip olması gerekir. Aksi takdirde kullanım sıklığı yetersiz kalacak ve tekrar eden müşteri hacmi azalacaktır.” dedi.
Günümüzde AI artık hemen hemen her yerde ve bu teknolojinin kullanılmadığı alanlar giderek azalıyor.
Baudis, “Yapay zekâ, insanların nasıl çalıştığını, ne yaptıklarını ve zamanlarını nasıl harcadıklarını hem kişisel hem de iş açısından tamamen değiştirdi. Yapay zekanın değeri sonsuzdur ve kullanımı her geçen gün artmaktadır.” dedi.
AI’ın hayatlarımızda daha da geniş bir alanı kaplayacağı da ortada: Yapay zekâ pazar boyutunun 2022’de 86,9 milyar dolardan 2027’de 407 milyar dolara çıkması ve %36’dan fazla yıllık bileşik büyüme oranını (CAGR) temsil etmesi bekleniyor.

Baudis, kullanıcılar insan hatasını azaltma becerisini daha çok takdir etmeye başladıkça, yapay zekânın giderek daha gelişmiş ve güçlü hale geleceğini ve bunun doğası gereği temel olduğunu söyledi. Ancak yapay zekânın sorunlarını çözmek, öğrenmek, gelişmek ve daha akıllı olması için eğitime, verilere ve düzenli uygulamaya ihtiyacı bulunur.
Kullanıcı arayüzünün önemi de burada karşımıza çıkar: Kullanım kolaylığı, insanların geri gelmesini, teknolojiyi her gün uygulamasını ve hatta akranlarına önermesini sağlar.
BCG ve MIT Sloan Management Review tarafından yakın zamanda yapılan bir ankete göre, çalışanlar teknolojiden kişisel değer elde ettiğinde, kurumsal değer elde etme olasılığı 5,9 kat artmakta. Yapay zekâdan kişisel değer elde eden çalışanların işlerinden daha memnun olma olasılığı ise 3,4 kat artmakta.

Baudis, AI tasarım ögelerini değerlendirirken kuruluşların yapı, plan ve düzene koyma yeteneklerine bakması gerektiğini tavsiye etti. UI tasarımcıları, arayüzlerin “kolay gezinebilen, uyumlu, anlaşılır mesajlar kullanan ve farklı beceri düzeylerine sahip kullanıcıları barındırabilen” olmasını sağlamalı. Görünüm ve işlevsellik arasında doğru dengeyi kurmak gerekir.
Olumsuz kullanıcı arayüzü deneyimleri şirket itibarına zarar verebilir, bu nedenle kuruluşlar yapay zekâ teknolojilerinin kullanıcı arayüzünü oluştururken bunu akılda bulundurmalı.
Baudis, “Ayrıca şirketler, hedefler konusunda şeffaf olmalı ve uygulamadan bu yana gelişen ölçümleri göstererek gerçek hayattaki etkiyi göstermelidir. Yeni özellikler eklendiğinde sürekli eğitim sağlamalıdır. Ve dahili bir geri bildirim sistemi en iyi uygulamaların paylaşılmasını teşvik edebilir.” dedi.
Yapay zekânın en etkin şekilde nasıl kullanılacağına dair tutarlı iletişim, genel performansı ve benimseme oranlarını yükseltir.
Derleyen: Beyza Keleş
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





