Yapay zekâyla üretilmiş, çoğu zaman düşük kaliteli ve denetimsiz içeriklerden oluşan kitapların Amazon gibi çevrim içi satış platformlarında hızla çoğalması, yazarların emeklerini ve telif haklarını tehdit ettiği gibi, yayıncılık sektörünün güvenilirliğini de zedeliyor.
Detaylar haberimizde…
Uzmanlar, “AI slop” olarak adlandırılan bu türden eserlerin, hem okurların güvenini sarsabileceği hem de sahte ve yanıltıcı bilgilerin yayılmasına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Sorunun yalnızca Amazon’la sınırlı olmadığını belirten sektör temsilcileri, benzer içeriklerin dünya genelinde diğer dijital satış kanallarında da artış gösterdiğine dikkat çekiyor.
Yazarlar Yapay Zekâ Kopyalarıyla Karşı Karşıya: Amazon’da Taklit Kitap Alarmı
Güncel bir olayda, yazarlar kendi kitaplarının neredeyse birebir yapay zekâ kopyalarının platformda satıldığını fark ediyor. The Bookseller’ın haberine göre, İngiliz komedyen Rhys James, 14 Ağustos’ta yayımlanan anı kitabı You’ll Like It When You Get There: A Life Lived Reluctantly öncesinde Amazon’da çok sayıda yapay zekâ versiyonunun dolaştığını keşfetti. James, Instagram’da paylaştığı bir videoda, gördüğü bu kopya kitapları yanlışlıkla satın alma olasılığına göre sıraladı. İlk örnek olarak gösterdiği kitap kapağında tamamen başka birinin fotoğrafı vardı, ancak kapakta kendi ismi yer alıyordu.
Gelgelelim, bu durum James’e özgü bir sorun da değil. Julia Bradbury ve Leo Varadkar gibi diğer yazarlar da aynı sorunu yaşadılar. Ocak ayında CBC, Kanadalı yazar Catherine Tsalikis’in Chrystia Freeland biyografisinin hemen altında, başlığı biraz değiştirilmiş, kapağında bozuk bir yapay zekâ görseli ve içerikte kendi sözlerinin “yansıması” olan bir kopyanın satıldığını bildirdi. 2024’te yazar Jessica Waite de benzer bir durumla karşılaştı.

Amazon’un Boşlukları ve Etik Sorunlar
Orijinal ve ilham verici eserlerin bilgisayar kodlarıyla ihlal edilmesi, yazarlar için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Amazon’un kitap satışları zaten uzun süredir tartışma konusuydu. Yapay zekâyla kitap yazmanın getirdiği telif hakkı ihlali, intihal, yanlış bilgi, etik dışılık ve itibar kaybı gibi riskler bu endişeyi daha da büyütüyor.
NPR’ın haberine göre, gazeteci Kara Swisher ve yazar Marie Arana’nın kitapları da mart ayında benzer şekilde taklit edildi. Yazarlar Birliği CEO’su Mary Rasenberger, bu tür içeriklerin düşük kaliteli kopyalarını hızla üreten sahtekârların, Amazon tespit etmeden önce satışlardan kâr elde ettiğini belirtiyor.
Ne kadar kötü bir gerçeklik olsa da, bu durum biraz da tembelce görünüyor. Amazon yine de bir şeyler yapmayı deneyebilir mi? Teoride evet, deneyebilir ancak yapmaz gibi görünüyor. Amazon’a ait Kindle’ın İçerik Yönergeleri sayfasında, “Yapay zekâ tarafından üretilmiş içerik”in, bir kitap yayımlanırken belirtilmesinin zorunlu olduğu, ancak “yapay zekâ destekli içerik” için böyle bir zorunluluk bulunmadığı ifade ediliyor. Kindle, yapay zekâ destekli içeriği; insanlar tarafından oluşturulan ve ardından “yapay zekâ tabanlı araçlar kullanılarak düzenlenen, iyileştirilen, hata kontrolü yapılan veya başka şekilde geliştirilen” içerik olarak tanımlıyor. Ayrıca, yapay zekâ ile “fikir üretme” (beyin fırtınası yapma) da yapay zekâ destekli içerik kapsamında değerlendiriliyor.

Yazarların Mücadelesi Devam Ediyor
Yazarlar, yıllardır yapay zekâya karşı mücadele ediyor. Temmuz 2023’te 8.000 yazar, OpenAI ve Meta’ya eserlerini izinsiz şekilde yapay zekâ eğitimi için kullanmamaları ve telif ödemeleri talebiyle mektup gönderdi. Haziran’da 70’ten fazla yazar, ABD’deki büyük beş yayınevine ve diğer tüm yayınevlerine yapay zekâ kullanımına ilişkin kaygılarını iletti; personelin yapay zekâyla değiştirilmemesi ve yayın sürecinde yapay zekâdan faydalanılmaması gerektiğini vurguladı. Bu mektuba 24 saat içinde 1.000’den fazla imza toplandı.
Bazı yazarlar, AI şirketlerine karşı dava açsa da her zaman kazanamadılar. Örneğin Bartz v. Anthropic PBC davasında, yazarlar Anthropic’in yapay zekâsını eğitmek için telifli kitapları kullanmasını engellemeye çalıştı ancak mahkeme, bu kitapların yasal yollardan elde edilmesi hâlinde bunun “adil kullanım” olduğuna hükmetti.
Geçen hafta Yazarlar Birliği, AI Accountability and Personal Data Protection Act (Yapay Zekâ Hesap Verebilirliği ve Kişisel Veri Koruma Yasası) tasarısını desteklediğini açıkladı. Kabul edilirse, yapay zekâ şirketleri, yazarların izni olmadan telifli eserleri kullanamayacak. Birlikten yapılan açıklamada, “AI geliştiricileri, lisanssız ve ücret ödenmeyen yaratıcıların emeği üzerine işlerini inşa edemez. Kongre, yazarların, gazetecilerin, müzisyenlerin, görsel sanatçıların ve kullanıcıların haklarını geri vermelidir,” denildi. Yapay zekânın edebiyat üzerindeki bu saldırısı, yalnızca yazarların değil, kültürel mirasın da korunması için bir sınav niteliği taşıyor.
Derleyen: Gamze Büyükkaya Tunçay



