- Araştırmacılar, Arkaik insan türü olan Homo erectus’un aşırı soğuklar nedeniyle yok olmuş olabileceğini düşünüyor.
- Yapılan araştırmalar, Portekiz kıyılarından alınan örneklerde soğumaya dair kanıtlar ortaya çıkardı.
- Araştırmacılar, soğumanın asıl nedeninin astronomik olma ihtimalinin bulunduğunu düşünüyor.
Yeni yapılan araştırmaya göre Arkaik insan türü Homo erectus’un popülasyonu olan Avrupa’nın ilk insanları, yaklaşık 1,1 milyon yıl önce “aşırı soğuma” nedeniyle yok olmuş olabilir.
Araştırmacılar, bu bilinmeyen sıcaklık düşüşünün, kıtadaki insan yerleşimi hakkında bilinenler ile örtüştüğünü öne sürüyor. Önceki araştırmalara göre fosiller ve taş aletler Homo erectus’un Asya’dan Avrupa’ya 1,8 milyon ila 1,4 milyon yıl önce geldiğini gösteriyor. Fakat yaklaşık 1,1 milyon yıl önce ise Avrupa’da yok olmuş olabilirler.
Avrupa’daki arkaik insanlara dair sonraki kanıt yaklaşık 900.000 yıl öncesine ait. Bunun nedeni daha genç ve sağlam bir tür olan Homo antecessor’un Afrika veya Asya’dan buraya göç etmesinden olabilir. University College London’da paleoklimatolog olan çalışmanın kıdemli yazarı Chronis Tzedakis’nin Live Science’a yaptığı açıklamada, “200.000 yıllık belirgin bir boşluk var. Science dergisinde 10 Ağustos’ta yayımlanan yeni çalışmaya göre boşluk yeni keşfedilen soğuma evresiyle aynı zamanda meydana geliyor. Bu da soğuğun arkaik insanları sürüklediğini veya yok ettiğini gösteriyor.”
Buz kalıntılarından çıkan etkileyici sonuçlar
Araştırmacılar, Portekiz kıyılarındaki okyanus tabanından alınan örneklerde deniz tortusunda ki çekirdeklerde soğumaya dair kanıtlar buldu. Okyanus yüzeyinden ve okyanus tabanından alınan deniz planktonu kalıntılarındaki element izotoplarının analizi ile karasal bitki örtüsünden alınan polen tanelerinin analizleri yaklaşık 1,15 milyon yıl önce ani bir soğuma olduğunu gösterdi.
Tzedakis, “şu anda ortalama 21 santigrat derece civarında olan Lizbon yakınlarındaki su sıcaklığının 6 derece civarına düştüğünü, Avrupa’nın kara kütlesinin de benzer bir soğuk evreden geçtiğini” ve “bunun kuzey buz tabakalarının güneye doğru ilerlemesine neden olmuş olabileceğini” söyledi.
Araştırmacılar, yaklaşık 1,13 milyon yıl önce başlayan ve kıtanın ısınması ile Avrupa’nın buz tabakalarının parçalanmasından kaynaklanan “eriyik su” dedikleri sürekli bir soğuk su akışının olduğunu belirlediler.
Tzedakis, “gezegenimizin çok sayıda soğuk ve sıcak evreden geçtiğini, geleneksel zaman çizelgelerinin yaklaşık 900.000 yıl önce bir buzul çağının zirveye ulaştığını öne sürdüğünü” ve “yaklaşık 1,1 milyon yıl önce daha da erken bir soğuk döneme dair öneriler olmasına rağmen, şimdiye kadar buna dair kesin bir kanıt bulunmadığını” söyledi.
Soğumanın ana nedeninin astronomik olduğu düşünülüyor. Tzedakis, “Jüpiter’in yer çekimsel etkisinin o dönemde Dünya’nın yörüngesinin kabaca Güneş etrafında dairesel olduğu anlamına geldiğini” ve “bu durumun gezegenimizin iklimindeki diğer soğuma evreleriyle ilişkili olduğunu’ söyledi. Ayrıca “bu dönemde, Dünya atmosferindeki sera gazı, karbondioksit seviyesinde de önemli bir düşüş yaşandığını, ancak bunun soğumadan mı yoksa başka bir nedenden dolayı mı olduğunun bilinmediğini” belirtti.

Soğuk artışı yaşamları olumsuz etkileyebilir
Yeni araştırma, Güney Kore’deki Temel Bilimler Enstitüsü’nde iklim bilimci olan ve çalışmanın ortak yazarı “Axel Timmermann” tarafından yürütülen çalışma aşırı soğumanın Avrupa’yı arkaik insanlar için çok soğuk hale getireceğini ortaya koyan ayrıntılı bir yeniden yapılandırma da sunuyor.
Soğuklarda daha az bitkisel yaşam olacağından otobur hayvanların hayatta kalmaları için yiyecek bulmalarını zorlaştıracak. Dahası, arkaik insanların yapıları de soğuklar için uygun değil.
Yazarlar, “kötüleşen çevrenin küçük avcı-toplayıcı grupları zorlayacağını, erken homininlerin yeterli yağ yalıtımından ve ateş, etkili giysiler veya barınaklar yapma araçlarından yoksun kalabilme ihtimali ile birleşerek nüfus direncinin çok daha düşük olmasına yol açacağını” yazdılar.
Brisbane’deki Griffith Üniversitesi’nde bulunan Avustralya İnsan Evrimi Merkezi’nin direktörü paleoantropolog “Michael Petraglia”, yeni çalışmanın “mantıklı” olduğunu söyledi.
Petraglia, “Çevresel, fosil ve arkeolojik kanıtlar, bölgenin terk edilmesi ve hatta belki de erken insan popülasyonlarının yok olması konusunda iyi bir uyum içinde.” dedi. Petraglia araştırmada yer almadı, ancak bunun modern iklim değişikliği çalışmalarıyla ilgisine dikkat çekti. “İklimsel değişkenliğin geçmişte hominin popülasyonları üzerinde nasıl derin etkileri olduğunun, günümüzde aşırı hava olayları ve ekosistemlerdeki değişikliklerle karşı karşıya kalan tüm insanlık için etkileri olduğunun bir hikayesidir.” dedi.
Derleyen: Burçin Bağatur


