Balıklar Yanlış Bilgiye Tepki Vermiyor

Cornell Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre balıklar, yanlış bilgiye yanıt verme riskini azaltmak için diğer balıkların eylemlerine karşı duyarlılıklarını ayarlayabiliyor.

Vahşi doğada sürü halinde yaşayan birçok hayvan, gerçek bir tehlike anında bir alarm sinyali üreterek diğerlerini uyarıyor. Bu sinyal, diğer üyelerde bir tehlike göstergesi olarak algılanabilecek duyusal uyaranları tetikliyor ve onların da tehditten kaçmak için benzer davranışlar göstermesine neden oluyor. Araştırmacılar, gerçek bir tehdit olmadan bir alarm sinyali olması durumunda balıkların, bilgilendirmeyi hesaba katacak mekanizmalara sahip olup olmadığını araştırdı.

Çalışmada model sistem olarak Fransız Polinezyası mercan resiflerindeki balıklar kullanıldı. Balıklar, yırtıcı hayvanların bulunduğu tehlikeli bölgelerde besleniyor ve bu da yırtıcı hayvanların bulunmadığı durumlarda bile sinirli ve ürkek olmalarına neden oluyor. Mercan resiflerindeki su altı gözlemevlerinden alınan balık görüntülerini analiz etmek için bilgisayarlı izleme teknolojisini kullanan araştırmacılar, bir karedeki her bireyin hareketlerini hassas bir şekilde izledi ve her bireyin ne gördüğünü ve verdikleri kararları yeniden yapılandırdı.

Cornell Üniversitesinden Andrew Hein, “Modelin gözlemlenen davranışla eşleşen özelliklerine baktığımızda balıkların, geçmişte gördüklerine dayanarak başkaları tarafından üretilen sinyallere duyarlılığını ayarladığını gördük.” dedi. Çok fazla görsel hareket olduğunda balıkların buna karşı duyarlılıklarını azalttıklarını ve çok az görsel hareket olduğunda duyarlılıklarını artırdıklarını söyleyen Hein, “Yani, duyarlılığı dinamik olarak ayarlıyor gibi görünüyorlar.” diye ekledi.

Hein: “Duyarlılığı ayarlama mekanizmaları, davranışlarınız üzerinde kontrolünüzü sürdürecekseniz aslında çok önemlidir. Basitliği ve sinir sisteminde uygulanabilme kolaylığı nedeniyle, bu tür dinamik hassasiyet kontrolünün biyolojik sistemlerde yaygın olabileceğine ve yanlış bilgiyle başa çıkmanın basit ama sağlam bir yolu olarak evrimleşmiş olabileceğine inanıyoruz.”

Yeni model, bu davranışları kontrol eden balık sinir sisteminin iyi çalışılmış özelliklerine dayanıyordu. Hein, daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmakla birlikte, yanlış bilgiyle başa çıkma ihtiyacının beyinlerin bilgiyi nasıl işlediğinin evrimini şekillendirmiş olabileceğini söyledi.

Derleyen: Deniz Akbulut

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Deniz Akbulut
Deniz Akbuluthttp://dijitaliyidir.com
Dijitalleşen dünyanın tadını tuzunu gelenekselliğin özüyle bulmaya çalışan Z kuşağının ilk numunelerinden biri. Sanat, tarih ve evren hakkında araştırma yapmayı ve jenerasyonları bu paydada buluşturmayı gaye edindi. Deniz’in Dijitaliyidir için sloganı ‘dijital anlamak ve anlaşılmak için iyidir’ oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.