Yeni bir araştırma, martıların insan sesinin tonuna duyarlı olduğunu ortaya koydu. Yani yumuşak bir uyarı değil; kararlı bir bağırış ile yiyeceğinizi etkili şekilde koruyabilirsiniz.
Detaylar haberimizde…


Plajlardaki Savaş Alanı: İnsanlar ve Martılar

İngiltere’deki Exeter Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada, araştırmacılar sahil gözlemlerinden yola çıktı: Martılar, özellikle turistik sahil bölgelerinde insanların yiyeceklerine giderek daha fazla ilgi gösteriyor. Bazıları için bu durum eğlenceli bir sahne oluştururken, çoğu zaman plaj ziyaretçileri için sinir bozucu bir mücadeleye dönüşüyor.
- Plajlardaki Savaş Alanı: İnsanlar ve Martılar
- Deney: Patates Kızartması Kutusu ve Üç Farklı Ses
- Sonuç: Kararlı Bağırış Kazandı
- “Sesin Şiddeti Değil, Tonu Etkili”
- Kentleşme, Martıların Davranışını Değiştiriyor
- Martılar Suçlu Değil, Kurban
- İnsan-Martı Etkileşimi Üzerine Yeni Bir Bakış
- Bilim, Yiyeceğinizin Yanında
- Sözlerinle Korun, Ellerinle Değil
Cornwall sahillerinde yapılan gözlemler, insanların martıları uzaklaştırmak için genellikle el hareketleriyle veya bağırarak tepki verdiğini gösteriyor. Ancak bu davranışların hangisinin gerçekten işe yaradığını kimse bilimsel olarak test etmemişti — ta ki bu çalışmaya kadar.
Deney: Patates Kızartması Kutusu ve Üç Farklı Ses

Kaynak: Céline Rémy
Araştırmacılar, içinde patates kızartması bulunan kapalı bir plastik kutuyu sahile yerleştirerek martıların tepkilerini ölçtü. Amaç, farklı insan seslerinin kuşlar üzerindeki etkisini anlamaktı.
Üç farklı ses kaydı hazırlandı:
- Bir erkek sesiyle sert bir biçimde “No, stay away, that’s my food!” (Hayır, uzak dur, bu benim yemeğim!) şeklinde bağırma,
- Aynı cümlelerin sakin bir konuşma tonuyla söylenmesi,
- Ve kontrol grubu olarak kızılgerdan kuşunun ötüşü.
Toplamda 61 martı, Cornwall’daki dokuz farklı sahil kasabasında gözlemlendi. Araştırmacılar, martıların davranışlarını videoya alarak saniye saniye analiz etti.
Sonuç: Kararlı Bağırış Kazandı
Elde edilen bulgular, martıların duygusal tonlamalara karşı şaşırtıcı derecede duyarlı olduğunu gösterdi:
- Bağırma sesini duyan martıların neredeyse yarısı (yaklaşık %50) bir dakika içinde uçup gitti.
- Konuşma tonuyla karşılaşanların yalnızca %15’i havalandı; kalanlar ise yavaşça uzaklaştı ama sahilden tamamen ayrılmadı.
- Kızılgerdan ötüşü çalındığında ise martıların %70’i yiyeceğin yakınında kalmaya devam etti.
Bu sonuçlar, martıların insan sesini tanıdığı ve duygusal içeriğine göre tepki verdiği anlamına geliyor.
“Sesin Şiddeti Değil, Tonu Etkili”
Araştırmanın en çarpıcı yanı, seslerin aynı desibel seviyesinde çalınmış olması. Yani bağırmanın etkili olmasının nedeni sesin yüksekliği değil, içindeki kararlılık ve tehdit vurgusu.
Çalışmanın yazarlarından Dr. Neeltje Boogert, bu durumu şöyle açıklıyor:
“Martılar, insanların sesinde ne söylediğinden çok nasıl söylediğine dikkat ediyor. Bu, evcil hayvanlarda gözlemlediğimiz bir özellikti ama vahşi bir türde ilk kez karşımıza çıkıyor.”
Bu da şehir martılarının —özellikle yoğun turizm bölgelerinde yaşayanların— insanlarla iletişim kurma biçimlerini öğrenmeye başladıklarını gösteriyor.
Kentleşme, Martıların Davranışını Değiştiriyor


Araştırmacılara göre bu sonuçlar, yalnızca bireysel savunma yöntemleri için değil, kent ekolojisi açısından da önemli. Kentlerde yaşayan martılar, insanlarla yan yana yaşamaya uyum sağlarken, ses tonları ve yüz ifadeleri gibi sosyal ipuçlarını okumayı öğreniyor.
Boogert’e göre bu, insan varlığıyla birlikte şekillenen bir evrimsel adaptasyon olabilir:
“Şehir martıları, insan davranışlarını gözlemleyerek riskli durumları tanımayı öğreniyor. İnsan sesi onlar için çevresel bir sinyal haline gelmiş durumda.”
Yani bağırmak, yalnızca anlık bir tepki değil — insanla kuş arasındaki yeni bir iletişim dili.
Martılar Suçlu Değil, Kurban
Araştırma ekibi, çalışmanın amacının martılara zarar vermek olmadığının da altını çiziyor. Boogert, kamuoyundaki olumsuz algıya dikkat çekiyor:
“Martılar genellikle hırsız ya da saldırgan olarak görülüyor. Ancak çoğu martı aslında insanlardan yiyecek çalacak kadar cesur değil. Onları korkutmak yerine anlamak gerekiyor.”
Martılar, Birleşik Krallık’ta koruma altında olan bir tür. Bu nedenle araştırmacılar, insanlarla bu kuşlar arasındaki çatışmaları şiddete başvurmadan çözmenin yollarını arıyor.
“Bağırmak, fiziksel teması gerektirmeyen; barışçıl ama etkili bir yöntem. İnsanlar, ellerini kullanmak yerine sesleriyle martıları uzaklaştırabilir.”
İnsan-Martı Etkileşimi Üzerine Yeni Bir Bakış

Araştırmanın sonuçları, vahşi hayvanların insan sesini anlamlandırma kapasitesine dair yeni sorular da doğuruyor.
Şimdiye kadar yalnızca köpekler, domuzlar ve atlar gibi evcil türlerin insan sesindeki duygusal tonları ayırt edebildiği düşünülüyordu.
Ancak martılarla yapılan bu deney, vahşi türlerin de insan iletişimine duyarlı olabileceğini gösteriyor.
Bu da gelecekte şehirlerdeki yaban hayatıyla çatışma yönetimi konusunda yeni politikaların geliştirilmesine kapı aralayabilir.
Örneğin, turistik bölgelerde insan sesini taklit eden “bağırma tonlu ses kayıtları” kullanılarak martılar çevreye zarar vermeden uzaklaştırılabilir.
Bilim, Yiyeceğinizin Yanında
Araştırmanın en esprili tarafı ise bilim insanlarının, bu deney sırasında hiçbir insanın yaralanmadığını özellikle vurgulaması.
Yani bu kez “yiyecek savaşları” tamamen kontrollü bir bilimsel deneyde geçti.
Boogert ve ekibi, gelecekte martıların kadın seslerine ya da farklı aksanlara nasıl tepki verdiklerini de incelemeyi planlıyor.
Ama şimdilik bildiğimiz şu: Eğer bir martı sahildeki yemeğinize göz dikerse,
en iyi savunma aracı sesiniz.
Sözlerinle Korun, Ellerinle Değil
Araştırmanın sonunda Boogert, ebeveynlerin klasik öğüdünü hatırlatıyor:
“Ellerini değil, sözlerini kullan.”
Ama bu kez kardeşinizle değil, martılarla mücadele ederken.
Yani bir dahaki sefere martılar sandviçinize yaklaştığında, utanmadan sesinizi yükseltin. Bilim artık yanınızda — bağırmak hem etkili hem de etik.


