Yeni yapılan araştırmalar, insanların yüksek düzeyde acı yaşadıklarında, hissettikleri acıyla ilişkilendirdikleri durumlardan korkmalarına neden olan uzun vadeli ve çağrışımsal korku anıları yaratabildiklerini gösterdi.
Bu anılar, acıya karşı duyarlılıklarını artırabilir veya acıdan kaçınmayı amaçlayan davranış kalıplarının gelişmesine yol açabilir.
Hayvanların veya insanların çok acı verici geçmiş deneyimlerinden sonra ağrıyı algılama yoğunluğundaki artış, onların acıyı korkuyla beklemelerine benzetilebilir. Bununla birlikte, bu sürecin kesin sinirsel temelleri hala tam olarak anlaşılamadı.
Heidelberg Üniversitesindeki araştırmacılar, yakın zamanda fare beyninin hangi bölgelerinin çok acı verici deneyimleri depoladığını ve bu depolanan anıların gelecekteki acı deneyimlerini nasıl etkileyebileceğini daha iyi anlamayı amaçlayan bir çalışma yürüttüler. Nature Neuroscience’da yayımlanan bulgular, bu anıların memeli beyninin ön kısmını kaplayan bölge olan prefrontal kortekste saklandığını gösteriyor.
Araştırmacılar, bir nöral etiketleme yöntemi ve optogenetik teknikler kullanarak yetişkin fareler üzerinde bir dizi deney gerçekleştirdiler. Bu deneyler sırasında fareler ayaklarına küçük elektrik şokları aldılar ve bu şokları tekrar almaktan korkmaya şartlandırıldılar. Ekip ayrıca farelerin beynindeki farklı nöral devreleri aktive etmek veya bastırmak için optogenetik teknikler kullandı ve bunun farelerin ağrıya duyarlılıklarını nasıl etkileyeceğini belirledi.
Alina Stegemann, Sheng Liu ve meslektaşları, makalelerinde “Farelerde, prefrontal korteksteki nöronal engramlarda depolanan uzun süreli çağrışımsal korku hafızasının, ağrılı bir bölümün yaşamın ilerleyen dönemlerindeki ağrı deneyimini şekillendirip şekillendirmediğini belirlediğini gösterdik.” diye yazdı.
Stegemann, Liu ve meslektaşları makalelerinde, “Bu sonuçlar, prefrontal korteks nöronlarının ayrı bir alt kümesinin, korku ve kronik ağrının zayıflatıcı komorbiditesini açıklayabildiğini ve ağrının korku hafızasını zayıflatmanın kronik ağrının kendisini hafifletebileceğini gösterdiğini ortaya koyuyor. Çalışmamız, beklenen korkuyu bastırarak patolojik ağrıyı azaltmak için nedensel kanıtlar sağlıyor. Kronik ağrı ve komorbid korku olan bireylerde prefrontal devreyi hedef alan müdahaleler geliştirmek için bir itici güç sağlıyor.” diye de belirtti.
Derleyen: Ceren Korkmaz


