Ana SayfaUncategorizedBulut Bilişimin Geleceği: Supercloud ve Sky Computing

Bulut Bilişimin Geleceği: Supercloud ve Sky Computing

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Cloud computing, multi-cloud ve hybrid-cloud bugüne kadar duymaya alıştığımız terimler oldu. Şimdi ise önümüzdeki on yılın bilgi işlem altyapısını tanımlamak için kullanılan terminoloji listesine “Supercloud” ve “Sky-Computing” eklendi.

Bugün ne kadar yaygın olduğu göz önüne alındığında inanmak zor olsa da bulut bilişim, yalnızca on yıldır hayatımızda.

Basit bir ifadeyle bulut bilişim, kullanıcıların; donanım ve yazılım satın alma, yükleme ve bakım konusunda endişelenmelerine gerek kalmadan internet aracılığıyla depolama sağlamasını içeriyor.

Bugüne kadar, multi-cloud veya hybrid-cloud’ın yükselişini gördük ancak teknolojik gelişmeler ile son zamanlarda yeni kavramlar hayatımıza girdi. Supercloud ve Sky-Computing, birden fazla sağlayıcıya dağıtılacak olan bulut bilişimin, evrimindeki bir sonraki aşamayı tanımlıyor.

Birçok kuruluşun multi-cloud’a geçiş yapması nedeniyle farklı bulut sağlayıcıları her zaman birbiriyle entegre olamıyor. Başka bir deyişle, multi-cloud ile ilerleyen bir işletme, kendisini her biri bağımsız olarak çalışan birden çok bulut ortamını yönetirken bulabilir. Bu durum, örneğin uygulamaları veya verileri bir buluttan diğerine taşımak istediğimizde, işimizi zorlaştırabilir.

Supercloud, altında hangi bulut platformu veya platformları çalışıyor olursa olsun, agnostik olarak çalışan başka bir soyutlama katmanı oluşturmakta. Bu, uygulamaların kapsayıcılarda veya sanal makinalarda çalıştırılabilmesi ve bulut platformlarından herhangi biri ile arayüz oluşturabilmesi demek.

Amazon Web Services, Google Cloud ve Microsoft Azure gibi bir işletme, gereksinimler değiştikçe, SuperCloud aracılığıyla farklı platformlardaki sunucular arasında hızlı bir şekilde yeniden yapılandırma sağlayabilir. Ancak konu SuperCloud altyapısını kurmaya geldiğinde güvenlik büyük bir zorluk teşkil ediyor. Bunun nedeni, farklı bulut sağlayıcılarının farklı güvenlik protokollerine sahip olabilmeleri ve birden çok sağlayıcı arasında taşınması gereken verilerin ve uygulamaların, hepsiyle uyumlu bir şekilde yapılandırılmasının gerekmesi.

Daha fazla bulut hizmeti kullanmak verilerin, potansiyel güvenlik ihlallerine maruz kalabileceği daha fazla yüzey olduğu anlamına gelir. SuperCloud sisteminin önceliği, kullanılan bulut hizmeti veya şirket içi altyapıdan bağımsız olarak, SuperCloud katmanında çalışan otomatik çözümler oluşturarak güvenliği sağlamak.

Stoica ve Schenker, bulut bilgi işlem paradigmasının ilk savunucularıydı. Bilgi işlem ve depolama altyapısının, internet bağlantısına benzer bir yarar sağlayabileceğini tahmin ediyorlardı. Farklı bulut hizmeti sağlayıcıları arasında farklı standartların ortaya çıkması nedeniyle bu gerçekleşmedi ancak Supercloud ile bu tahmin şimdi gerçekleşebilir.

Kısaca SuperCloud, kuruluşların güçlü bilgi işlem altyapısından yararlanmalarını, daha basit ve daha uygun maliyetli hale getirme potansiyeline sahip.

Derleyen: Damla Şayan

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

OpenAI, Siber Güvenliğe Özel Yapay Zeka Modeli GPT-6 Cyber’ı Günler İçinde Tanıtacak

Fortune'un haberine göre OpenAI, günler içinde siber güvenliğe odaklanan yeni yapay zeka modeli GPT-6 Cyber'ı duyurmaya hazırlanıyor. Duyuru, Avustralya'da yaşanan bir yapay zeka ajanı ihlalinin gölgesinde ve artan denetim baskısının sürdüğü bir döneme denk geliyor.

Yıllar Sonra Ortaya Çıkan 5 Kayıp Film

Yıllarca kayıp filmler arasında sayılan bazı yapımlar, ahşap bir sandıktan, psikiyatri kurumundan, eski bir depodan ve imha edilmek üzere ayrılan film kutularından çıktı. Arşiv taramaları ve restorasyon çalışmaları sayesinde yeniden bulunan bu yapımlar, sinema tarihindeki eksik parçaların yıllar sonra tamamlanmasını sağladı.

Huawei, Dünyanın İlk Optik SuperPoD’u Atlas 960E’yi Tanıttı

Huawei, Şangay'daki Huawei Connect 2026 konferansında dünyanın ilk optik ağ tabanlı süper kümesi Atlas 960E'yi duyurdu. Yapay zeka eğitimini hızlandırmayı hedefleyen sistem, Nvidia'ya karşı küresel çip yarışında şirketin en iddialı hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Microsoft Copilot’u “Süper Uygulamaya” Dönüştürdü: Kodlama ve Yapay Zeka Ajanları Bir Arada

Microsoft, Copilot uygulamasını Ev, Kod ve Autopilot sekmeleriyle yeniden tasarladı. Sohbet, ofis araçları, kod üretimi ve arka planda çalışan yapay zeka ajanlarını tek platformda birleştiren yenilik, şirketi Anthropic ve OpenAI'nin kurumsal pazardaki atağına karşı konumlandırıyor.

Buna benzer diğer içerikler

OpenAI, Siber Güvenliğe Özel Yapay Zeka Modeli GPT-6 Cyber’ı Günler İçinde Tanıtacak

Fortune'un haberine göre OpenAI, günler içinde siber güvenliğe odaklanan yeni yapay zeka modeli GPT-6 Cyber'ı duyurmaya hazırlanıyor. Duyuru, Avustralya'da yaşanan bir yapay zeka ajanı ihlalinin gölgesinde ve artan denetim baskısının sürdüğü bir döneme denk geliyor.

Yıllar Sonra Ortaya Çıkan 5 Kayıp Film

Yıllarca kayıp filmler arasında sayılan bazı yapımlar, ahşap bir sandıktan, psikiyatri kurumundan, eski bir depodan ve imha edilmek üzere ayrılan film kutularından çıktı. Arşiv taramaları ve restorasyon çalışmaları sayesinde yeniden bulunan bu yapımlar, sinema tarihindeki eksik parçaların yıllar sonra tamamlanmasını sağladı.

Huawei, Dünyanın İlk Optik SuperPoD’u Atlas 960E’yi Tanıttı

Huawei, Şangay'daki Huawei Connect 2026 konferansında dünyanın ilk optik ağ tabanlı süper kümesi Atlas 960E'yi duyurdu. Yapay zeka eğitimini hızlandırmayı hedefleyen sistem, Nvidia'ya karşı küresel çip yarışında şirketin en iddialı hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor.