Küçük bir implante pil, iki hafta içinde meme kanseri olan fareleri iyileştirdi ve insanlar için umutları ateşledi.
Bilim insanları tarafından geliştirilen cihaz, tümör dokusunu çevreleyerek enjekte ediliyor ve oksijeni emen tuzlu suda küçük bir akım oluşturarak çalışıyor.
Bilim insanları yaptığı araştırmada implante pilin kendi kendini şarj ettiğini ve 500 saate kadar dayandığını söyledi.
Cihaz kanser hücrelerini oksijensiz bırakarak (hipoksi) işe başlar. Bu teknik aynı zamanda hipoksik hücrelerin hedef bölgelerine enjekte edilen özel ilaçların da etkinliğini artırmakta.
Çin’in Şanghay kentindeki Fudan Üniversitesinden araştırmanın başyazarı olan Prof. Fan Zhang, “Çalışmanın 14. gününden sonra, vücuduna hem implante pil yerleştirilen hem de ilaç tedavisi alan beş faredeki tümörler %90 azaldı. Pil implantı ve ilaç kombinasyonuna sahip olmayan diğer test farelerindeki tümörler ya aynı boyutta kaldı ya da arttı.” dedi.
Araştırmada kullanılan ilaçlar, hipoksi ile aktive olan ön ilaçlar olarak bilinmekte. Etkinliklerine ilişkin sınırlı kanıt nedeniyle ilaçlar şu anda klinik kullanım için henüz onaylanmadı.
Prof. Zhang “Tümörler büyüdükçe çevredeki kanserli olmayan dokulardaki oksijeni tüketerek hücrelerin oksijensiz veya hipoksik hale gelmesine neden olur. Hipoksi ile aktive olan ön ilaçlar, yalnızca kanserli hipoksik hücreleri hedefleyerek sağlıklı hücrelere verilen zararı en aza indirir ve yan etkileri azaltır. Pil, tümörü kaplayabilir ve içindeki oksijeni 14 günde tüketebilir.” dedi.
Ancak Cambridge Üniversitesinden Prof. Randall Johnson, bir tümörde hipoksiye neden olmanın kanserin yayılma riskini artırabileceği konusunda uyardı. Johnson, “Kanserin yayılımı bu farelerde meydana gelmemiş gibi görünse de, pilin insanlarda kullanımının zarar ve faydalarının insan tedavisinden önce değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi.
Derleyen: Serap Atabey


