Çin, Japonya’ya karşı zaferin 80. yıl dönümünü kutlamak üzere 3 Eylül’de Tiananmen Meydanı’nda düzenleyeceği askeri geçit töreninde, hipersonik füzeler ve elektronik savaş sistemleri gibi ileri teknolojili silahlarını dünyaya tanıtacak. Bu etkinlik, barış temalı olsa da Batı’ya yönelik bir güç gösterisi olarak değerlendiriliyor.
Detaylar haberimizde
Zafer Günü Töreninin Önemi ve Katılımcılar
Çin, 3 Eylül 2025’te Tiananmen Meydanı’nda düzenleyeceği Zafer Günü askeri geçit töreniyle, İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’ya karşı kazanılan zaferin 80. yıl dönümünü anacak. Bu etkinlik, yalnızca tarihsel bir kutlama değil, aynı zamanda ülkenin askeri gücünü sergileme fırsatı olarak görülüyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi yabancı liderlerin de katılacağı tören, uluslararası ilişkilerde gerginlik yaratmış durumda. Reuters’ın haberine göre, Putin’in varlığı nedeniyle bazı Avrupa büyükelçileri etkinliğe katılmama kararı almayı değerlendiriyor; zira bu durum Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşındaki konumunu güçlendirebilir.
Tören yaklaşık 70 dakika sürecek ve 10 binden fazla asker, 100’den fazla uçak ve yüzlerce kara aracı yer alacak. Resmi tema barış ve uluslararası adalet olsa da, uzmanlar bunun Çin’in Batı’ya yönelik bir mesaj olduğunu belirtiyor. BBC’nin analizinde, bu tür geçit törenlerinin ülkenin savunma stratejisini ve teknolojik üstünlüğünü vurgulamak amacıyla kullanıldığına dikkat çekiliyor.
Sergilenecek Anti-Gemi Füzeleri ve Hedefleri
Törenin en dikkat çekici unsurlarından biri, YJ serisi (Ying Ji, Kartal Vuruşu) anti-gemi füzeleri olacak. YJ-15, YJ-17, YJ-19 ve YJ-20 modelleri, Çin’in en gelişmiş silahları arasında yer alıyor. Bu füzeler, ABD donanmasının büyük gemilerini, özellikle uçak gemilerini etkisiz hale getirmek üzere tasarlanmış. Wired’ın raporuna göre, füzelerin hipersonik hızı (Mach 4-6), uzun menzili (yüzlerce kilometre) ve karmaşık uçuş profilleri, onları savunma sistemlerine karşı zorlu kılıyor. Bu silahlar, ülkenin Güney Çin Denizi ve Tayvan Boğazı’ndaki A2/AD (Erişim Engelleme/Alana Giriş Önleme) stratejisinin bir parçası.

The Verge’in 2025 askeri teknoloji incelemesinde, bu füzelerin yapay zeka destekli rehberlik sistemleri sayesinde terminal aşamada manevra yapabildiği belirtiliyor. Çin, Sovyet teknolojilerinden esinlenerek başladığı füze geliştirmeyi, yerli tasarımlarla aşmış durumda. Bu sergi, ABD ve müttefiklerine, Pasifik’teki deniz üstünlüğünün tartışmalı olduğunu hatırlatıyor.
Kıtalararası Balistik Füzeler ve Nükleer Caydırıcılık
Geçit töreninde kıtalararası balistik füzeler (ICBM) de ön planda olacak. DF-41, 12-15 bin kilometre menzile sahip ve 10’a kadar MIRV (Bağımsız Hedeflenebilir Yeniden Giriş Araçları) taşıyabiliyor. Mobil ve demiryolu platformlarından fırlatılabilen bu füze, ülkenin en güçlü ICBM’si olarak kabul ediliyor. Ayrıca, JL-3 denizaltı tabanlı ICBM, Type 096 nükleer denizaltılarıyla entegre edilecek.

Reuters’ın 2025 raporunda, bu silahların ABD anakarasına ulaşabilecek kapasitede olduğu vurgulanıyor. FH-95 gibi daha küçük menzilli hipersonik füzeler de sergilenecek. Bu sistemler, Çin’in nükleer caydırıcılığını güçlendirerek stratejik dengeyi değiştirmeyi amaçlıyor.
Gizli Dronlar ve Elektronik Savaş Sistemleri
FH-97 (Sadık Kanat Arkadaşı) adlı insansız hava aracı, törenin yıldızlarından biri olabilir. Bu gizli drone, savaş uçaklarıyla entegre çalışarak keşif, saldırı ve elektronik karıştırma görevleri üstleniyor. Wired’a göre, Çin bu drone’u “savaş hazır” ilan ederek ABD ve Avustralya’nın benzer projelerini geride bırakıyor. Yapay zeka destekli FH-97, J-20 gibi savaş uçaklarıyla ağ tabanlı operasyonlar yapabiliyor.
Elektronik savaş sistemleri ve yönlendirilmiş enerji silahları da tanıtılacak. Bu araçlar, düşman radarlarını kör etmek, iletişimleri kesmek ve dronları düşürmek amacıyla tasarlanmış. BBC’nin analizinde, bu teknolojilerin “bilgi merkezli” savaşlarda kritik rol oynadığı belirtiliyor. Çin, bu alanda Batı’yı yakalamış hatta bazı noktalarda geçmiş görünüyor.
Törenin Küresel Etkileri ve Mesajı
Bu geçit töreni, Çin’in askeri modernizasyonunu simgeliyor. Tüm silahlar yerli üretim ve operasyonel, bu da Pekin’in teknolojik bağımsızlığını vurguluyor. Ancak, etkinlik uluslararası gerilimi artırabilir. Putin’in katılımı, Rusya-Çin ittifakını güçlendirirken, Avrupa’da boykot tartışmalarına yol açıyor.
The Verge‘in 2025 askeri trendler raporunda, Çin’in hipersonik ve elektronik silahlara yatırımı, Pasifik’teki güç dengesini değiştirebileceği belirtiliyor. Tayvan ve Güney Çin Denizi gibi tartışmalı bölgelerde bu teknolojiler, stratejik avantaj sağlayabilir.
Türkiye’de benzer etkinlikler, milli savunma teknolojilerinin sergilendiği törenlerde görülüyor. Ancak, Çin’in ölçeği küresel bir mesaj taşıyor. Bu tören, barış temalı olsa da, gelecekteki çatışmalara hazırlık sinyali olarak yorumlanıyor.


