Çocukların Üçte Biri Çevrim İçi Platformlara Sahte Yaş Belirterek Kaydoluyor

Yeni bir araştırmaya göre, 8 ila 17 yaş arasındaki sosyal medya kullanıcılarının üçte biri, sahte doğum tarihleriyle kaydolarak çevrim içi ortamlarda kendilerini yetişkin olarak gösteriyorlar. Sahte yaş sorunu, platformların gerçekte olduklarından daha yaşlı olduklarını varsaydığı için genç kullanıcıların, zararlı veya yetişkinlere yönelik içeriğe maruz kalma riskinin daha yüksek olduğu anlamına geliyor.

İletişim gözlemcisi Ofcom tarafından yaptırılan araştırmaya göre, sosyal medyayı kullanan 8 ila 17 yaş arasındaki çocukların çoğunluğu ana sosyal medya platformlarından en az birinde kendi profillerine sahip. Ofcom konuyla ilgili açıklamasında “Bir çocuk, sosyal medyaya veya çevrim içi oyunlara erişmek için yanlış bir yaş beyan ettiğinde, kendi yaşıyla birlikte iddia edilen kullanıcı yaşı da artar. Bu, çevrim içi olarak yaşa uygun olmayan veya zararlı içerikle karşılaşma riskinin daha yüksek olabileceği anlamına geliyor.” diye bildirdi.

Araştırma, tümü 13 yaş sınırı olan önde gelen sosyal medya platformlarından altısını (Facebook, Instagram, TikTok, Snapchat, Twitter ve YouTube) kapsıyordu. Bulgular sosyal medya profiline sahip 8 ila 17 yaş arasındaki çocukların %32’sinin 18 veya üzerinde bir kullanıcı yaşına sahip olduğunu, aynı yaş grubundaki çocukların yaklaşık yarısının ise 16 veya üzerinde bir kullanıcı yaşında olduğunu ortaya koydu.

8 ila 17 yaş arasındaki çocukların kullandığı en popüler platformlar sırasıyla YouTube, TikTok ve Instagram oldu. Katılımcıların çoğunluğunun hesap profillerini kendileri oluşturduğu belirtildi.

Çevrim içi güvenlik tasarısı kapsamında platformların, çocukların intihara ve kendine zarar vermeye sürükleyici zararlı içeriğe erişmesini sıkı yaş kontrollerini içerebilecek sistemlerle engellemesi gerekiyor. Tasarı kapsamında gerekli olan risk değerlendirme sürecinin bir parçası olarak Ofcom, platformların yaş kontrolüne yaklaşımının yeterince kapsamlı olup olmadığına karar verecek.

Molly Russell’ın ailesi tarafından kurulan Molly Rose Vakfı‘nın sözcüsü durumu, “Çevrim içi güvenlik tasarısı kapsamında etkili bir düzenlemenin yakın zamanda gelmesini beklemiyoruz. Ofcom’un araştırması, sosyal medya sağlayıcılarının sekiz yaşından küçük çocukların platformlarına girmesine izin vererek bir bakıma temel görevini yerine getiremediğini gösteriyor. Çocuklarımızın platformlarında üzücü ve zararlı içeriklerle bağlantı kurma kapasitesini kontrol edemediklerini yol açtıkları trajik sonuçlarla kanıtladılar. Molly’nin durumunda uygun yaş kontrolleri yapılmış olsaydı, Instagram’daki zararlı içeriğe bir yıl boyunca maruz kalmaktan kurtulabilirdi.” şeklinde açıkladı.

Ofcom’un bir diğer araştırması ise çocukların sosyal medya üzerinde yaşlarıyla ilgili “bizzat beyan” yöntemini, ebeveynlerin ise hesap sahiplerinin yaşını onaylayabilecekleri “ebeveyn onayı” yöntemini tercih ettiğini ortaya koydu.

Meta, platformlarındaki reşit olmayan kullanıcıları bulmak için yapay zekâ kullanıyor. Google’ın sahibi olduğu YouTube, 13 yaşından küçük çocukların ebeveyn veya vasi gözetiminde hesap açmasına izin veriyor ve ayrıyeten YouTube Çocuk platformunu sunuyor. TikTok ise insanların tam doğum tarihlerini belirtmesini gerektiren bir sisteme sahip. Bir Snapchat sözcüsü ise “Yaş doğrulaması endüstri çapında bir zorluktur ve diğer şirketler ve politika yapıcılarla tutarlı ve etkili çözümler üzerine sürekli görüşme halindeyiz.” diye belirtti.

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Alp Eren Gümüş
Alp Eren Gümüş
Teknoloji, uçsuz bucaksız potansiyeliyle her geçen gün hayatımızın daha büyük bir parçası haline gelmekte. Tüm bu gelişmelerin peşinde, bizi biz yapan değerleri kaybetmemeyi dileyen bir hayalperest. Dijitaliyidir için Alp’in sloganı “dijital doğru ellerde iyidir” oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.