Dronların Artık Kendilerine Ait Bir Dili Var: Droidçe 

  • ABD ordusu, AI drone sürülerinin saldırı görevlerini az sayıda insan ile gerçekleştirebilmesi için yeni bir dil oluşturuyor. 
  • Pentagon, “Droidçe” adlı dil için milyonlarca dolar harcıyor. 

Pentagon, -insan müdahalesine çok az ihtiyaç duyarak- askeri manevralar gerçekleştirecek otonom insansız hava araçları geliştirmek istiyor. Pentagon’daki bilim insanları, dışarıdan bağlantıya ihtiyaç duymayan bir drone ağı oluşturarak bu sorunu çözmeye çalışıyor. Ancak bu, sorunun yalnızca bir kısmını çözebilir. Drone’ların iletişim kurmak için hâlâ ortak bir dile ihtiyacı var.  

Droidçe tamamen “makineden makineye” tasarlanmış olsa da görevler karmaşıklaştıkça dilin kelime dağarcığını genişletmek için insanlara ihtiyaç duyulmakta. Dronlar belirli bir durumla başa çıkmak için doğru dile sahip olmadığında, Unmanned Experts’in CEO’su Keven Gambold’un ekibi, makinelerin yeniden iş birliği yapabilmesi için yeni “kelimeler” geliştiriyor. Ve sonunda Gambold, dilin herhangi bir araçtan araca sistemin, iletişim kurmak için kullanabileceği kadar genişleyeceğini umuyor. Bu, kendi kendini süren arabaların rotalara karar vermek ve engellerden kaçınmak için Droidçe’de koordine olması veya dronlarla dolu gökyüzünde güvenli bir şekilde gezinmek için onu kullanan fütüristik uçan araçlar olması anlamına gelebilir. 

Droidçe’nin gelişimi, bu ekim ayında Colorado’da yapılacak bir testle sonuçlanacak; bu testte dronlar bir görev için fırlatılacak ve belirli bir senaryoda hangi taktiklerin kullanılacağına oy vermek için bu yeni dil kullanılacak. Gambold, görevlerden birinde dronların bir radar sistemini tespit ederek ve ardından “ona saldırmak için taktikler geliştirerek” düşman hava savunmasını bastırmaya çalışacağını görecek. 

Birleşik Krallık’taki Lancaster Üniversitesinde Bilim ve Teknoloji Antropolojisi Profesörü olan askeri drone uzmanı Lucy Suchman, “Silahlı çatışma yasalarına bağlı olduklarını iddia edenlerin bu sistemler tarafından gündeme getirdiği pek çok soru var. ‘Otonom sistemler -siviller gibi- yasal olarak öldürmelerine izin verilmeyen insanları hedef alırsa ne olur?’ bunlardan biri.” dedi.

Hava Kuvvetleri, yapay zekâyı bir silah olarak değil; bir araç olarak konumlandırmaya özen gösterdi. ABD Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarında bilgi üstünlüğü konusunda kıdemli bir bilim insanı olan Dr. Lee Seversky, departmanının odak noktasının pilotları güçlendirmek için yapay zekâ teknolojileri geliştirmek olduğunu söyledi. Son yıllarda Hava Kuvvetleri, sensörlerin ve navigasyonun konuşlandırılmasına yardımcı olacak bir yapay zekâ yardımcı pilotunu test etti.

Bu arada, insan pilotlara seçenekler sunmak için yapay zekâyı kullanan çeşitli veri analiz programlarına yüz milyonlarca dolar harcandı. Seversky, “Bu, makinenin iyi olduğu şeyleri, insanın iyi olduğu şeylerle eşleştirmemize olanak tanıyor. Hava Kuvvetlerinin bakış açısı gerçekten insan merkezli yapay zekâdır.” dedi. 

Derleyen: Damla Şayan 

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Damla Şayan
Damla Şayanhttp://dijitaliyidir.com
Yaratıcılığın dahil olduğu her alanda kendini bulan, aslında kendini de yaratma ve gerçekleştirme gayreti içerisinde olan bir yağmur damlası. Yaratıcılığını dijital dünyada da var etmek onun için önemli. Damla’nın Dijitaliyidir için sloganı “Dijital, bizle iyidir.” oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.