Geliştirilen Yeni Mercek, Güneş’in Daha Ayrıntılı İncelenmesini Sağlayacak

  • NASA’da görevli heliofizikçikler, Güneş rüzgarlarının sebebini tespit edebilmek için gereken görüntü kalitesini sağlayacak yeni bir mercek geliştirdi.
  • Foton eleği adı verilen mercek, bal peteği gibi altıgen dairelerden oluşuyor.
  • Saç telinin binde bir inceliğinde olan mercek, gelişmiş ultraviyole ışıklarının gözlemini mümkün hâle getiriyor.

Güneş rüzgarını neyin harekete geçirdiğini tam olarak anlamak için heliofizikçilerin, Güneş’in yüklü parçacıklarını Güneş sistemi boyunca hızlandırmaya yardımcı olan Güneş yüzeyindeki küçük özellikleri analiz etmeleri gerekiyor. Bu analiz için ise görevleri, ultraviyole ışığı görme biçimlerini geliştirmek.

Güneş rüzgarlarının sebebinin tespitinde, ultraviyole ışığını kameraya doğru hassasiyetle bükmeye yardımcı olan foton eleği teknolojisi geliştirildi. Foton eleği, en modern tekniklerle mümkün olabilecek son teknolojiyi birleştiren bir mercek. 

Güneş’e bakan uzay araçlarının bu on yıl içinde foton elekleriyle Dünya’nın yörüngesine gitmesi bekleniyor. Foton eleği, bal peteğine benziyor. Altıgen yapısı, ince bir silikon ve niyobyum zarını destekliyor. NASA mühendislerinin geliştirdiği bu mercek, 100 nanometre, yani insan saçının genişliğinin yaklaşık binde biri kadar ince. Elek, ne kadar ince olursa o kadar fazla ışık iletebiliyor.

NASA’nın geliştirdiği merceğin elekleri de eş merkezli küçük deliklerden oluşan dairelerle çevrili. Bu dairelerin en büyüğü, merceğin merkezinde yer alıyor. Merkezden çevreye doğru daireler gittikçe küçülüyor. En küçük delikler, 20 mikrometre kadar küçük olabiliyor. Bu, yaklaşık bir bakteri büyüklüğüne denk geliyor. NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezinde heliofizikçi olan Doug Rabin yaptığı açıklamada, “Bu kadar hassas bir elek inşa etmek, tamamen fiziksel bir zorluk.” dedi.

Bu kurulum, süzgecin bir mercek gibi hareket etmesine, içinden geçen ultraviyole ışığını kırmasına ve arkasındaki kameranın daha fazla ayrıntı görebilmesi için onu bükmesine olanak tanıyor. Foton elekleri, diğer ultraviyole ışık türlerine göre daha kısa dalga boylarına ve daha yüksek enerjiye sahip olan aşırı ultraviyole (EUV) ışıklarını görecek şekilde tasarlandı. Güneş Dinamikleri Gözlemevi (SDO) gibi günümüzün Güneş gözlemevleri zaten Güneş’in EUV ışığını görebiliyor. Ancak gelecekte foton eleğine sahip bir gözlemevi, EUV’deki ince ayrıntıları SDO’nun bugünkü hâlinden 10 ila 50 kat daha fazla hassasiyetle çözebilecek.

Örneğin, 2024’te fırlatılması beklenen Super Optics Reconfigurable Swarm’ın (VISORS) üzerine 250 mikrometre kalınlığında bir elek yerleştirilecek. Başka bir eleğin ise 2027 yılı için Multi-slit Solar Explorer (MUSE) üzerine yerleştirilmesi planlanıyor.

Derleyen: Fatma Ebrar Tuncel

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Fatma Ebrar Tuncel
Fatma Ebrar Tuncelhttp://dijitaliyidir.com
Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun. Yazmayı, okumayı ve üretmeyi seven bir genç. Dijitalsiz olamayan bu çağda kendi potansiyelinin peşine düşen bir izci. Bu iz sırasında faydalanabileceği imkanlardan kaçmaktansa onlarla yüzleşmeyi seçti. Ebrar'ın dijitaliyidir için sloganı "Dijital, sonsuz imkanlar denizinde potansiyelini keşfetmek ve arkasından gitmek için iyidir." oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.