Giyilebilir Cihazlar Ruh Sağlığını da Değerlendirebiliyor

Giyilebilir cihazların; atılan adım sayısı, çıkılan katlar, yakılan kalori, uyku süresi ve kalp atış hızı gibi sağlıkla ilgili verileri toplayabildiğini hepimiz biliyoruz. Bu kadar yeteneğin üzerine yeni bir çalışma, giyilebilir cihazların bireyin ruh sağlığı değerlendirmesini de yapabildiğini ortaya koydu.

Giyilen veya giysilere yerleştirilen giyilebilir cihazlardaki hareket sensörleri, kişinin günlük aktivitelerinin anlık görüntüsünü alır ve bunları mobil cihazlarla veya bilgisayarlarla senkronize eder. Mobil ağlar, yüksek hızlı veri aktarımı ve minyatürleştirilmiş mikroişlemcilerdeki gelişmeler, giyilebilir cihazların birçok kişi için günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesine yardımcı oldu.

New York’taki Mount Sinai’daki Icahn Tıp Fakültesinden araştırmacılar, bir kişinin dayanıklılığını ve zihinsel refahını ölçmek için Apple Watch gibi giyilebilir cihazlar tarafından pasif olarak toplanan verilere makine öğrenimi modelleri uyguladı. Bildikleri kadarıyla bu, bu konuda yapılan ilk çalışma.

Çalışmanın başyazarı Robert Hirten, “Giyilebilir cihazlar, bireyin fiziksel durumu hakkında sürekli bilgi toplamak için bir araç sağlıyor. Sonuçlarımız, pasif olarak toplanan verilerden psikolojik özelliklerin değerlendirilmesinin uygulanabilirliği konusunda fikir veriyor.” dedi.

Araştırmacılar, herkesin önemli ruh sağlığı hizmetlerine erişimi olmadığını, bu nedenle çalışmalarının çok önemli olduğunu söylüyor.

Çalışmanın ortak yazarlarından Zahi Fayad, “Coğrafya ve sosyoekonomik statü açısından erişimde büyük eşitsizlikler var ve yüz yüze değerlendirme veya doğrulanmış ruh sağlığı anketlerinin tamamlanması ihtiyacı daha da sınırlayıcı. Kimlerin psikolojik risk altında olduğunun daha iyi anlaşılması ve psikolojik müdahalelerin etkisinin izlenmesi için daha iyi araçlara ihtiyaç var. Dijital teknolojinin büyümesi, tüm insanlar için ruh sağlığı hizmetlerine erişimi iyileştirmek için bir fırsat sunuyor.” ifadelerini kullandı.

Araştırmacılar, pandeminin hastane personelinin psikolojik refahı üzerindeki etkilerini anlamaya yardımcı olmak için tasarlanan Warrior Watch çalışması sırasında toplanan verileri kullandılar. Veri seti, New York’taki yedi hastaneye kayıtlı 329 sağlık çalışanından oluşuyordu.

Denekler çalışma sırasında kalp atış hızı değişkenliğini (kalp atışları arasındaki süre) ve dinlenme kalp atış hızını ölçen bir Apple Watch Series 4 veya 5 taktılar. Kalp atış hızı değişkenliği vücudun strese verdiği fiziksel tepkiyi temsil ediyor. Dayanıklılık, iyimserlik ve başkaları tarafından sağlanan duygusal desteğin derecesini değerlendirmek için başlangıç anketleri yapıldı.

Verileri analiz etmek için makine öğrenimi algoritmalarını kullanan araştırmacılar, kalp atış hızı değişkenliğine dayalı olarak bir kişinin dayanıklılığını ve dayanıklılık, iyimserlik ve duygusal desteğin bir kombinasyonunu belirleyebileceklerini buldular.

Warrior Watch çalışması özellikle dayanıklılığı değerlendirmek üzere tasarlanmamış olsa da, araştırmacılar bulgularının pasif olarak toplanan giyilebilir verilere dayalı olarak psikolojik esenliği değerlendiren daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söylüyor.

Çalışmanın eş yazarı Micol Zweig, “Bu yaklaşımın, şu anda erişimi olmayan daha geniş bir nüfusa psikolojik değerlendirme ve bakım getirmemizi sağlayacağını umuyoruz. Algoritmayı daha da rafine etmek ve uygulanabilirliğini artırmak için bu tekniği diğer hasta popülasyonlarında da değerlendirmeyi amaçlıyoruz.” dedi.

Araştırmacılar, bir dizi fiziksel ve psikolojik rahatsızlığı araştırmak için giyilebilir verileri kullanarak araştırmalarına devam etmeyi planlıyor.

Çalışma JAMIA Open dergisinde yayımlandı.

Derleyen: Hatice Bulut

En Son

Clair Obscur: Expedition 33 BAFTA Oyun Ödülleri’nde Zirveye Çıktı

BAFTA Oyun Ödülleri bu yıl güçlü adaylıklar ve beklenmedik sonuçlarla dikkat çekti; Clair Obscur: Expedition 33 en iyi oyun seçilerek gecenin en büyük ödülünü aldı.

Maymunun Çektiği Selfie, Telif Hakkı Tartışmalarını Nasıl Başlattı?

Bir maymunun tesadüfen çektiği selfie, yıllar içinde yapay zekâ ve telif hakkı tartışmalarının merkezine yerleşerek sanatın gerçek sahibinin kim olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Savaşın İnternette “İçerikleşmesi”: Mizah, Paylaşım Kültürü ve Gerçekliğin Bulanıklaşması

Savaş gibi son derece ciddi ve yıkıcı olayların sosyal medya ortamında hızla eğlenceli internet içeriklerine dönüşmesi, dijital çağın bilgi tüketim biçimini ve gerçeklik algısını giderek daha karmaşık hale getiriyor.

Apple’da CEO Değişimi: John Ternus, Tim Cook’tan Görevi Devralıyor

Apple’da yıllardır süren liderlik dönemi sona yaklaşırken, Tim Cook’un görevini devretmesiyle şirketin yönetimine John Ternus geçiyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Maymunun Çektiği Selfie, Telif Hakkı Tartışmalarını Nasıl Başlattı?

Bir maymunun tesadüfen çektiği selfie, yıllar içinde yapay zekâ ve telif hakkı tartışmalarının merkezine yerleşerek sanatın gerçek sahibinin kim olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor.

Savaşın İnternette “İçerikleşmesi”: Mizah, Paylaşım Kültürü ve Gerçekliğin Bulanıklaşması

Savaş gibi son derece ciddi ve yıkıcı olayların sosyal medya ortamında hızla eğlenceli internet içeriklerine dönüşmesi, dijital çağın bilgi tüketim biçimini ve gerçeklik algısını giderek daha karmaşık hale getiriyor.