Gök bilimciler, Dünya’nın yörüngesinde dönen çok sayıda uydunun yarattığı ışık kirliliği konusunda uyarıda bulundular.
Alçak Dünya yörüngesindeki uyduların sayısı, ABD şirketi SpaceX’in binlerce uydudan oluşan ilk “mega takımyıldızını” fırlattığı 2019’dan bu yana iki kattan fazla arttı. Fırlatılan her yeni uydu, Dünya’nın yörüngesindeki başka bir nesneye çarparak daha fazla enkaz oluşturma riskini artırıyor. Uzay çöplüğünde yer alan parçacıklardan birinin bile kullanılan uydulardan birine çarpması, onları anında kullanılmaz hâle getirebilir.
Nature Astronomy dergisinde yayımlanan bir dizi makalede gök bilimciler, artan ışık kirliliğinin mesleklerinin geleceğini tehdit ettiği uyarısında bulundu. Parlak bir gökyüzünün, büyük bir gözlemevinin çalışmasını finansal ve bilimsel olarak ne kadar etkileyeceği ölçüldü.

2008 yılına dayanan Dünya yörüngesindeki nesneleri gösteren dijital bir tahmin
Modelleme, şu anda Şili’de yapım aşamasında olan dev bir teleskop olan Vera Rubin Gözlemevi baz alınarak, gece gökyüzünün en karanlık kısmının önümüzdeki on yılda yüzde 7,5 daha parlak olacağını öne sürdü. Bu durum sonucunda da bir gözlemevinin görebileceği yıldız sayısının yaklaşık yüzde 7,5 oranında azalabileceği ifade edildi.
ABD’nin Arizona eyaletinde bulunan Dark Sky Consulting şirketinden John Barentine, bu olumsuzluğun gözlemevi araştırmasına yaklaşık bir yıl daha ekleyerek aşağı yukarı 21,8 milyon dolara mal olacağını söyledi.
“Uzay hakkında keşif fırsatları azalabilir”
Araştırmacılar, gece gökyüzünün aydınlanmasının sadece profesyonel astronomları ve büyük gözlemevlerini etkilemeyeceği konusunda uyarıda bulundu. Buna ek olarak, mega takımyıldızların büyük ölçüde sınırlandırılması çağrısı da yapıldı.
Söz konusu ekonomik çıkarlar göz önüne alındığında, “hızla yükselen uzay ekonomisinin, bu çağrıyı uygulamaya zorlanmadığı takdirde, kendini sınırlayacağını ummanın saflık olduğu” söylendi.
Derleyen: Tuğba Akkesen


