Google, Microsoft ve Meta, yıllık iş gücü çeşitlilik raporlarını yayınlamayı bıraktı. Bu karar, Trump yönetiminin DEI (çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık) karşıtı politikalarıyla örtüşüyor ve sektördeki şeffaflığı azaltıyor. Apple, Amazon ve Nvidia gibi rakipler raporlarını sürdürürken, bu üç devin sessizliği, azınlık çalışanların temsiliyetini ve sivil haklar savunucularının çabalarını gölgeliyor.
Detaylar haberimizde…
Tech Devlerinin Şeffaflık Dönemi Son Buldu
Büyük teknoloji şirketleri, 2014’ten beri iş gücü çeşitliliğini belgeleyen raporlar yayınlıyordu. Google bu trende öncülük etti; ilk raporunda kadın ve ırksal azınlıkların alt temsil edildiğini kabul etti. Meta ve Microsoft da 2014’ten itibaren katıldı. Bu raporlar, son on yılda kadın ve ırksal azınlıkların işe alımında yavaş ama istikrarlı bir artış gösterdi. Ancak teknik ve yönetim rollerinde bu grupların temsiliyeti hâlâ düşük kaldı. Ayrıca, ırksal azınlıkların ayrılma oranlarının yüksek olduğu ve engelli veya LGBTQ+ çalışanların çeşitliliğinin sınırlı olduğu ortaya çıktı.
Google’ın son raporu 2023 verilerini kapsıyor ve Haziran 2024‘te yayınlandı. Meta’nınki 2022’ye, Microsoft’unki ise Ekim 2024’e ait. Ancak 2025’te bu üç şirket rapor yayınlamayı bıraktı. Google çalışanları, şirket içinde gelecek rapor planı olmadığını belirtiyor. Microsoft ve Meta da sessiz kaldı. Bu gelişme, sektördeki şeffaflık standartlarını sorgulatıyor.
Trump Politikalarının Gölgesi

Karar, Donald Trump’ın Ocak 2025’te göreve dönmesiyle hız kazandı. Trump, federal kurumlara özel sektördeki DEI programlarını hedef alan talimatlar verdi. Bu programlar, kimlik odaklı işe alımları “liyakatı baltalıyor” diye suçlanıyor; şirketlere dava veya ceza riski getiriyor. Meta ve Google, azınlık işe alım hedeflerini askıya aldı, web sitelerinden ve yasal dosyalardan DEI referanslarını kaldırdı. DEI etkinlikleri ve işe alım fonları kesildi. Google’da çeşitlilik rollerindeki çalışanlar ayrıldı veya yeniden görevlendirildi; çalışan kaynak grupları sınırlı kaldı, topluluk etkinlikleri için afiş asma kısıtlandı.
Microsoft sözcüsü Frank Shaw, “Bu yıl geleneksel bir rapor yapmıyoruz; hikâyeler, videolar ve içgörüler gibi daha dinamik ve erişilebilir formatlara geçtik. Kültürü ve değerlerimizi taahhüt etmeye devam ediyoruz,” dedi. Meta sözcüsü Tracy Clayton ise yorum yapmadı. Bu hamleler, şirketlerin yasal riskleri minimize etme çabası olarak görülüyor.
Devam Edenler ve Yasal Zorunluluklar
Apple, Amazon ve Nvidia raporlarını sürdürüyor. Son verilere göre, bu şirketlerin küresel iş gücü yaklaşık %70 erkek, ABD’de %40 beyaz. Yıllık EEO-1 raporları ABD Eşit İstihdam Fırsatı Komisyonu’na (EEOC) gönderiliyor; bu raporlar ırk ve cinsiyet bazında iş gücü dağılımını içeriyor. Ancak federal mahkeme kararları ve politikalar, bu verilerin kamu erişimini sınırlayabilir.
EEOC’un 2024 raporu, yüksek teknolojide kadın, Siyah, Hispanik ve yaşlı çalışanlara eşit fırsatların verilmediğini ortaya koydu. Bu tür veriler, ayrımcılık davalarını bilgilendiriyor. Çeşitliliği sürdüren şirketler, kamu erişimini korurken, Google, Microsoft ve Meta’nın sessizliği hesap verebilirliği zorlaştırıyor.
Uzmanlar ve Savunucular Ne Diyor?
Alphabet Workers Union Başkanı Parul Koul, “Bu, bariz bir ihmal,” diyor. Rainbow PUSH Coalition lideri Yusef Jackson ise, “Bu iş meselesi, kimlik meselesi değil. Toplumlarını yansıtan iş gücü olan şirketler daha iyi performans gösterir,” diye vurguluyor. Internet Sans Frontières Direktörü Julie Owono, “Büyük bir temkinlilik hissediyorum,” şeklinde konuştu.
Bu kesinti, çeşitlilik düşüşlerini gizleyebilir ve sivil haklar gruplarının demografik temsiliyet mücadelesini engelleyebilir. Çevrimiçi nefret söylemi gibi sorunlara yanıt veren ekiplerin etkinliği de etkilenebilir. Savunucular, gönüllü raporların ve EEO-1 verilerinin hâlâ kullanılabileceğini belirtiyor, ancak federal baskılar geleceği belirsiz kılıyor.
Gelecekte Ne Bekleniyor?
Tech sektöründe DEI’nin geleceği, Trump politikalarına bağlı. Şirketler, liyakat odaklı söylemleri benimserken, çeşitlilik savunucuları yasal yolları zorlayacak. Apple ve Amazon gibi devam edenler, şeffaflıkta lider konumda kalabilir. Bu durum, teknoloji devlerinin toplumsal sorumluluğunu yeniden tartışmaya açıyor: Veri paylaşımı, ilerlemeyi mi yoksa gerilemeyi mi gizleyecek?



