Google’ın Deprem Uyarı Sistemi, Türkiye’de Başarı Gösteremedi

  • Google’ın deprem uyarı sistemi, şubat ayındaki ölümcül depremden önce kimseye ulaşamadı.
  • Google, uyarı sisteminin kullanıcıların telefonlarına deprem olmadan önce bildirim göndereceğini söylemişti.
  • Google ise uyarının ilk ve en büyük depremden önce milyonlarca kişiye gönderildiğini iddia ediyor.

Şubat ayında, Türkiye ve Suriye’yi vuran depremde, Google’ın iddia ettiği gibi başarılı olamadığı ortaya çıktı. Deprem bölgesinde bulunan üç şehirden alınan bilgilere göre telefonuna uyarı gelen kimse bulunamadı.

Sistem, Android telefonlarda, esasen iPhone olmayan herhangi bir telefonda çalışıyor. Android telefonlar ise Türkiye’de kullanılan telefonların yaklaşık %80’ini oluşturuyor.

Google’ın sistemdeki ürün lideri Micah Berman, sistemin işe yaradığı konusunda ısrarcı. Verdiği bir demeçte, “Bu sistemin harekete geçtiğinden ve uyarılar gönderdiğinden eminiz.” dedi. Ancak şirket, bu uyarıların geniş çapta alındığına dair kanıt sağlamadı.

Sabah erken saatlerde meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki ilk depremin ardından öğle saatlerinde gerçekleşen diğer büyük sarsıntıda, uyarı alan sınırlı sayıda kullanıcı bulundu.

Sistem dünya çapında onlarca ülkede çalışır durumda. Türkiye’de haziran 2021 yılında duyurulmuştu. Şirket, deprem uyarıları gönderme özelliğini Android hizmetinin “temel” bir parçası olarak tanımlıyor. Söz konusu deprem uyarı sistemi, Android’in geniş telefon ağını kullanarak çalışıyor.

Akıllı telefonlar, sallanmayı algılayabilen küçük ivmeölçerler içerir. Birçok telefon aynı anda sallandığında Google, depremin merkez üssünü saptayabilir ve bir depremin şiddetini tahmin edebilir. 4,5 veya daha büyük bir deprem tespit edildiğinde, Android sistemi bir uyarı gönderebilir.

Berman, “Bu, muhtemelen telefonunuzda daha önce gördüğünüz hiçbir uyarıya benzemiyor. Telefonunuzun ekranını kaplıyor.” diyor.

Google, sistemin 6 Şubat’ta milyonlarca kişiye başarıyla uyarı gönderdiğini iddia ediyor.

Android telefon kullanan kişilerle yapılan araştırmada, ikinci deprem için uyarı almış az sayıda insan bulunmuş olsa da ilk ve en güçlü depremden önce uyarı alan kimse tespit edilemedi.

Google’ın sistemi kullanıma sunulduğundan beri depremlerin meydana geldiği diğer ülkelerde insanlar, uyarı aldıklarına dair paylaşımlarını sosyal medyada yaygın bir şekilde yapıyor.

Berman, “Elimizdeki birkaç geri bildirim kaynağından biri de sosyal medya. Yine de Türkiye’deki ilk depremden sonra sosyal medya alışılmadık derecede sessizdi.” diyor.

Türk deprem uzmanı Prof. Şükrü Ersoy, “Google’ın sistemi çalışsaydı çok faydalı olabilirdi.” diyor.

Ancak bunun gibi önemli bir depremde, sistemin çalışmaması şu soruyu akla getiriyor: Eğer bu iddia edildiği kadar yararlı bir sistemse, son 100 yılın en büyük depremlerinden biri olan bu büyük depremde neden faydasını görmedik?

Derleyen: Damla Şayan

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Damla Şayan
Damla Şayanhttp://dijitaliyidir.com
Yaratıcılığın dahil olduğu her alanda kendini bulan, aslında kendini de yaratma ve gerçekleştirme gayreti içerisinde olan bir yağmur damlası. Yaratıcılığını dijital dünyada da var etmek onun için önemli. Damla’nın Dijitaliyidir için sloganı “Dijital, bizle iyidir.” oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.