Araştırmacılar; bitkilerin evinizdeki, okulunuzdaki veya iş yerinizdeki havayı zehirli, kanserojen kirleticilerden arındırmada ne kadar etkili olduğunu göstererek, soluduğunuz havanın daha temiz olmasını sağlamak için sürdürülebilir, düşük maliyetli bir yol oluşturdu.
Zamanımızın çoğunu evde, okulda veya iş yerinde geçirdiğimizi düşünürsek, soluduğumuz havanın mümkün olduğunca temiz olması bizim için epey önemli. Bu saydığım iç mekânlardaki hava kirliliğinin yaygın bir kaynağı, “dört büyük” uçucu organik bileşik olan benzen, toluen, etilbenzen ve ksilen (toplu ismi BTEX) içeren benzin buharıdır. Bu bileşikler toksiktir, yüksek oranda kanserojendir ve solunum yolu hastalıkları ve merkezi sinir sistemi sorunlarıyla ilişkilidir. Çalışmalar, benzin istasyonlarının 250 m uzaklığa kadar okulların içindeki BTEX konsantrasyonlarını etkilediğini gösterdi.
Avustralya’daki Sydney Teknoloji Üniversitesinden araştırmacılar, bitkilerin iç mekân havasını bu kötü toksinlerden arındırmada ne kadar etkili olduğunu araştırmak için kolları sıvadı.
Araştırmacılarla birlikte çalışan bitki tedarikçisi Ambius’un genel müdürü Johan Hodgson, “İç mekân hava kalitesinin genellikle dış mekân havasından çok daha kirli olduğunu ve bunun da zihinsel ve fiziksel sağlığı etkilediğini biliyoruz. Ancak iyi haber şu ki bu çalışma, iç mekânlarda bitki bulundurmak kadar basit bir şeyin büyük bir fark yaratabileceğini gösterdi.” cümlelerini kurdu.
Isıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) sistemlerindeki filtreleme cihazları gibi geleneksel hava temizleme teknolojileri, gaz halindeki kirleticileri iç mekân havasından uzaklaştıramaz. Buna karşılık, bitkilerin çok çeşitli kirleticileri havadan uzaklaştırma kabiliyeti uzun zamandır biliniyor ama şu ana kadar bu konuda ne denli etkili olduklarını test eden bir araştırma yapılmamıştı.
Araştırmacılar ve Ambius, fitoremediasyon yetenekleriyle bilinen iç mekân bitkilerini kullanarak bir Küçük Canlı Yeşil Duvar (SLGW) tasarladı. Fitoremediasyon, kirlenmiş toprak, hava ve suyu temizlemek için bitkilerin kullanılmasını karşılayan terimdir.
Araştırmacılar, her biri şeytan sarmaşığı (Epipremnum aureum), ok başı sarmaşığı (Syngonium podophyllum) ve örümcek bitkisi (Chlorophytum comosum) içeren dokuz SLGW sistemini test etti. Bu bağlamda sadece saksı karışımı içeren ve bitki içermeyen bir kontrol sistemi hazırlandı. SLGW’lar kapalı perspeks odalara yerleştirildi, uçucu organik bileşiklere maruz bırakıldı, ardından gaz kromatografisi-kütle spektrometresi kullanılarak analiz edildi.

Araştırmacılar, bileşiklerin gideriminin yüksek olduğunu buldu. En etkili giderim, hepsi de kayda değer sağlık etkilerine neden olduğu bilinen alkanlar (%97,9), benzen türevleri (%85,96) ve siklopentan (%88,18) için gösterildi. Test edilen benzen türevleri BTEX içeriyordu. Sadece sekiz saat sonra, tüm bileşikler orijinal başlangıç konsantrasyonlarının %20’sinden daha azına indirgendi.
Çalışmayı yöneten biyoremediasyon araştırmacısı Fraser Torpy, “Bitkilerin petrolle ilgili bileşikleri giderme kabiliyetleri ilk kez test ediliyor ve sonuçlar şaşırtıcı. Bitkiler sadece kirleticilerin çoğunu birkaç saat içinde havadan uzaklaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda petrolle ilgili en zararlı kirleticileri de en etkili şekilde havadan uzaklaştırıyor; örneğin, bilinen kanserojen benzen, alkoller gibi daha az zararlı maddelerden daha hızlı bir şekilde sindiriliyor.” dedi.
Kirleticilerin konsantrasyonu, bitkilerin onları ne kadar etkili bir şekilde sindirdiğini etkiledi.
Torpy, “Havadaki toksinler ne kadar yoğunlaşırsa, bitkilerin toksinleri uzaklaştırmada o kadar hızlı ve etkili hale geldiğini gördük, bu da bitkilerin büyüdükleri koşullara uyum sağladığını gösteriyor.” dedi.
Çalışmanın bulguları, bitkilerin zararlı iç mekân kirliliğiyle mücadelede etkili ve sürdürülebilir bir yol olduğunu gösteriyor. Dahası neredeyse hepimiz evimizde, okulumuzda veya iş yerimizde nispeten ucuz ve kolay bir şekilde bu bitkilerden yararlanabiliriz.
Derleyen: Hatice Bulut


