İdrarla Çalışan Nanobotlar, Mesane Tümörünü %90 Oranında Küçültüyor

  • Bilim insanları, mesane kanserini tedavi etmek için yeni bir yöntem geliştirdi.
  • İdrarda bulunan atık madde olan üre ile çalışan nanobotlar, tümörün içine girerek radyoaktif tedavi uyguluyor.
  • Bir dozdan sonra fare modellerindeki tümörler, %90 oranında küçüldü. Dolayısıyla tekrarlama eğilimi gösteren bu kanser için umut verici alternatif bir tedaviye kapı açılmış oldu.

Mesane kanseri tedavisinin etkinliğini artırmak amacıyla Barselona Biyotıp Araştırma Enstitüsünden (IRB) araştırmacılar; Katalonya Biyomühendislik Enstitüsü (IBEC), CIC biomaGUNE ve Barselona Özerk Üniversitesi (UAB) ile işbirliği içinde, kanserle mücadele tedavisini doğrudan uygulamak için tümör bölgesinde biriken ve otomatik olarak hareket eden nanobotlar geliştirdi.

Nanobotlar, %90 oranında başarı sağladı

İdrarda bulunan atık madde olan üre ile çalışan nanobotlar, tümörün içine girerek radyoaktif tedavi uyguluyor. Bir dozdan sonra fare modellerindeki tümörler, %90 oranında küçülme gösterdi. Dolayısıyla araştırmacılar, tekrarlama eğilimi gösteren bu kanser için umut verici alternatif bir tedaviye kapı açtı.

Vakaların yaklaşık %75’ini oluşturan mesane kanseri için mevcut tedaviler, tümör rezeksiyonunu takiben mesaneye immünoterapötik veya kemoterapi ilaçlarının verilmesini içeriyor. Bu tedaviler, iyi sonuçlar veriyor ancak beş yıllık nüks oranlarının %30 ila %70 arasında oluyor. Ayrıca hastanın düzenli mesane gözetim prosedürlerine (sistoskopi) ve potansiyel olarak daha fazla tedaviye tabi tutulmasını gerektirdiği için sınırlı bir etkiye sahip.

Mesanenin iç ortamından yararlanan araştırmacıların minik robotları idrarla, özellikle de idrardaki üre ile çalışıyor. Nano boyutta gözenekli bir silika kürenin yüzeyi, belirli işlevlere sahip bileşenleri taşıyacak şekilde modifiye edilmiş durumda. Bunlardan biri, üreaz enzimi. Diğer önemli yüzey bileşeni ise tümörlerin lokal tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir radyoizotop olan radyoaktif iyot, iyot-131.

Araştırmacılar, üreazla çalışan nanobotlarını mesane kanseri fare modellerinin mesanelerine enjekte etti. Ardından pozitron emisyon tomografisi (PET) taramalarını kullanarak botların tümör bölgesinde biriktiğini gösterdi. Araştırmacıların özel olarak geliştirdiği mikroskop altında yapılan incelemeler, botların tümöre nüfuz ettiğini gösterdi. Nanobotların tümör bölgesine iyot-131 uygulaması, tümör hacminde yaklaşık %90’lık bir başarı oranı elde etti.

IBEC’den Meritxell Serra ve Samuel Sánchez.

Çalışmanın yazarlarından Samuel Sánchez, “Tek bir dozla tümör hacminde %90’lık bir azalma gözlemledik. Bu tür tümörü olan hastaların tipik olarak 6 ila 14 hastane randevusu aldığı göz önüne alındığında, bu mevcut tedavilerden önemli ölçüde daha verimlidir. Bu terapötik yaklaşım, hastaneye yatış süresini ve tedavi maliyetini azaltarak verimliliği artıracaktır.” sözlerine yer verdi.

Bu yeni tedavi, mesane kanseri için daha etkili tedavilerin önünü açıyor. Araştırmacıların hâlihazırda üzerinde çalıştıkları bir sonraki adım, tümörlerin tedaviden sonra nüksedip nüksetmediğini belirlemek.

Çalışma, Nature Nanotechnology dergisinde yayımlandı.

Derleyen: Nazlı Koyuncu

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.