İlginç Çiçekler, Tozlaşmayı Sağlamak İçin Sahte Sinekler Yaratıyor

Bir papatya, polen taşıyıcı sineklerin belirgin özelliklerini taklit ederek onları nektarına çekme yeteneğine sahip. Bilim insanları art arda çalışan üç genin, Güney Afrika papatyasına dişi sineklerle dolu bir görünüm vermesini sağladığını keşfetti.

Güney Afrika’nın kuzeyinde -yalnızca kışları yağmur yağan bir çöl ortamı olan Namaqualand’da- yaşayan bir papatya türünün, alan yaşayamayacak kadar kuru hâle gelmeden önce çiçek açması, tozlaşması ve tohumları yerleştirmesi için birkaç haftası var. Ayrıca tozlayıcı sinekleri çekmek için diğer çiçeklerle de rekabet etmek zorunda. Tüm bu şartlar altında hayatta kalabilmek için potansiyel bir eş gibi davranarak erkek sinekleri kendine çekiyor.

Cambridge Üniversitesi Bitki Bilimleri Bölümünde profesör ve üniversitenin botanik bahçe müdürü olan Beverley Glover ve ekibi tarafından yapılan bir araştırmaya göre Gorteria diffusa olarak bilinen papatya, gerçeğe yakın dişi sinek görünümünü oluşturmak için birbirleriyle koordine çalışan üç ayrı gen dizilimi kullanıyor.

Papatyadaki bir genin, normalde kırmızımsı mor olan yaprakların bir kısmını sinek rengine benzer mavi-yeşile dönüştürdüğünü bulundu. Buna ek olarak, papatyanın kökündeki tüyleri büyüten genin, taç yapraktaki tüylerin artmasına neden olarak yaprağa sahte dişi sinek dokusu verdiği keşfedildi. Glover, sahte dişi sineklere gerçekçilik katmak ve çiftleşme odaklı erkek sinekleri çekmek için papatyanın sahte sineklerinin rastgele göründüğünü ve böylece desenli, benekli bir çiçek gibi görünmekten kaçındığını söyledi.

Glover: “Burada zekice olan şey, bu çiçeklerin 12 ila 14 yaprağı olması ve bunların yalnızca iki ila dört tanesinin rastgele dağılmış beneklere sahip olduğu. Sineğin yaptığı da bu, ona bakıyor ve ‘Bu rastgele bir diziliş. Bu bitkinin bir parçası değil. Bir dişi sinek olmalı.’ diyor. Erkek sinek daha sonra ‘dişi sineğin’ üstüne konuyor ve çiftleşmek için boş bir girişimle etrafta kıpırdanıyor. Sonunda pes edip uçup gidiyor fakat tüm kıpırdanmalar papatyaya hayatta kalması için ihtiyaç duyduğu tozlaşmayı sağlıyor.” dedi.

Glover, bu üç genin evrimde nasıl bir araya geldiğini veya diğer bileşenlerin ne olduğunu henüz tam olarak anlamadıklarını söyledi. Ayrıca bölgenin (özellikle iklim değişikliğinden sonra) daha fazla incelenmesinin, gezegendeki türlerin en yoğun olduğu bölgelerden biri olan ve “Cape Flora” olarak adlandırılan biyoçeşitlilik etkin noktasının korunmasına yardımcı olabileceğini ifade etti.

Derleyen: Nazlıcan Vatansever

En Son

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Nazlican Vatansever
Nazlican Vatansever
Dijitalin sonsuz denizinde yerini ve yönünü arayan; kaybolmaya, kendini bulmaya yakın eczacı adayı. Alanların, sınırların varlığına inanmaması, her daldan farklı meyveler aşırıp tatlarını deneyimlemesi için yeterli. Nazlıcan'ın Dijitaliyidir için sloganı " Dijital, sen iyiysen iyidir."

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Organ Naklinde İlaçsız Yaşam İçin İlk Büyük Umut

ABD’de Pittsburgh Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik araştırma, bazı karaciğer nakli hastalarının deneysel bir hücresel tedavi sayesinde bağışıklık sistemini baskılayan (yani vücudun yeni organı reddetmesini engellemek için kullanılan) ilaçları kullanmadan yıllarca yaşamını sürdürebildiğini ortaya koydu. Bulgular, organ naklinde “ilaçsız dönem” ihtimalini ilk kez bu kadar güçlü şekilde gündeme taşıdı.

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.