Kuantum Işınlanması İlk Kez İnternet Üzerinden Gerçekleştirildi

Yoğun internet trafiği eşliğinde 30 kilometre boyunca başarıyla gerçekleştirilen kuantum ışınlama deneyi, mevcut fiber optik altyapı üzerinden kuantum iletişimin mümkün olabileceğini göstererek teknoloji dünyasında yeni bir dönemin kapısını araladı.

Detaylar haberimizde…

2024 yılında, bir ışık kuantum durumu, yoğun internet trafiği akışı eşliğinde 30 kilometreden (yaklaşık 18 mil) fazla fiber optik kablo üzerinden başarıyla “ışınlandı” – bir zamanlar imkânsız olduğu düşünülen bir mühendislik başarısı.

Kuantum durumlarının mevcut altyapı üzerinden ışınlanabilmesi, kuantum bağlantılı bir bilgisayar ağına, gelişmiş şifrelemeye ya da güçlü yeni algılama yöntemlerine doğru atılmış dev bir adım anlamına geliyor.

kuantum

Kuantum Işınlama Mevcut Altyapıyla Nasıl Mümkün Oldu?

Çalışmayı yöneten Northwestern Üniversitesi’nden bilişim mühendisi Prem Kumar, “Bu inanılmaz derecede heyecan verici çünkü kimse bunun mümkün olduğunu düşünmüyordu. Çalışmamız, yeni nesil kuantum ve klasik ağların birleşik bir fiber optik altyapıyı paylaşabileceğini gösteriyor. Temelde bu, kuantum iletişimini bir üst seviyeye taşımanın kapısını aralıyor.” diyor.

Star Trek’teki ışınlama sistemlerini andıran kuantum teleportasyon, bir nesnenin bir konumdaki kuantum olasılıklarını alır ve onu dikkatli biçimde yok ederek, aynı olasılık dengesini başka bir konumdaki benzer bir nesneye aktarır.

İki nesneye yapılan ölçümler kaderlerini aynı anda belirlese de, kuantum kimliklerinin dolanık hâle getirilmesi süreci hâlâ uzaydaki iki nokta arasında tek bir bilgi dalgasının gönderilmesini gerektirir.

Bir nesnenin kuantum durumu, ilk oluşumundan kısa süre sonra gerçekliğe “çökme” riski taşıyan bulanık bir olasılıklar yığını gibi. Elektromanyetik radyasyon dalgaları ve hareketli parçacıkların termal çarpışmaları, eğer korunmazsa bu kuantum özelliği hızla “dekoherens”e (uyumsuzlaşmaya) indirger.

Kuantum durumlarını bilgisayarların içinde korumak bir şeydir. Ancak banka işlemleri, kedi videoları ve mesajlarla dolu fiber optik kablolardan tek bir fotonu kuantum durumunu koruyarak geçirmek çok daha zor. Bu, adeta kuantum “pamuk şekerinizi” Mississippi Nehri’ne atıp yolun sonunda tadının hâlâ aynı kalmasını ummak gibi.

Araştırmacılar, yalnız fotonlarının hassas durumunu saniyede 400 gigabitlik internet trafiğine karşı koruyabilmek için, fotonun geçtiği kanalı sınırlandıran ve diğer dalgalarla saçılıp karışma ihtimalini azaltan çeşitli teknikler uyguladı.

Kumar, “Işığın nasıl saçıldığını dikkatle inceledik ve fotonlarımızı saçılma mekanizmasının en aza indirildiği uygun bir noktaya yerleştirdik. Aynı anda mevcut olan klasik kanallardan herhangi bir girişim olmadan kuantum iletişimi gerçekleştirebildiğimizi gördük.” diyor.

Daha önce başka araştırma grupları, kuantum bilginin internet simülasyonlarında klasik veri akışlarıyla birlikte iletilebildiğini göstermişti. Ancak Kumar’ın ekibi, gerçek bir internet akışı eşliğinde bir kuantum durumunu ışınlayan ilk ekip oldu.

Her yeni test, kuantum internetin kaçınılmaz olduğuna dair işaretleri güçlendiriyor ve bilgisayar mühendislerine dünyamızı ölçmek, izlemek, şifrelemek ve hesaplamak için tamamen yeni bir araç seti sunuyor — üstelik bunu yapmak için interneti baştan inşa etmeye gerek kalmadan.

Kumar, “Kuantum teleportasyon, coğrafi olarak uzak düğümler arasında güvenli kuantum bağlantı sağlama potansiyeline sahip. Ancak birçok kişi, ışık parçacıklarını göndermek için kimsenin özel bir altyapı kurmayacağını uzun süredir varsayıyordu. Dalga boylarını doğru seçersek yeni bir altyapı kurmamıza gerek kalmaz. Klasik iletişim ve kuantum iletişimi bir arada var olabilir.” diyor.

Derleyen: Damla Şayan

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.