Salı günü yayımlanan ortak açıklamada İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC), ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve Hollanda İstihbarat Servisi (AIVD), İran İstihbarat ve Güvenlik Bakanlığı’na (MOIS) bağlı bir casus yazılım ailesini deşifre etti. NCSC’nin “CHOSEN BRICK”, FBI’ın ise “HEAVYGRAM” adıyla takip ettiği yazılım, dünya genelinde rejim muhalifleri, gazeteciler ve insan hakları savunucularını hedef alıyor. Uyarı, Mart 2026’daki önceki açıklamanın güncellenmiş hali niteliğinde.
CHOSEN BRICK Ne Yapabiliyor?
Windows cihazlarda çalışan CHOSEN BRICK, kurbanın e-postalarını çalabiliyor, WhatsApp ve Telegram’daki mesajlaşma geçmişlerine erişebiliyor, ekran görüntüleri yakalayabiliyor ve tarayıcılarda kayıtlı parolaları kopyalayabiliyor. Yazılım ayrıca cihazın mikrofonunu kurbandan habersiz şekilde etkinleştirerek ortam seslerini kaydedebiliyor. Kötü amaçlı yazılımın en dikkat çekici özelliklerinden biri kalıcılığı: cihaz yeniden başlatıldığında bile sistemde varlığını sürdürüyor. FBI, bu kampanyaya yönelik soruşturmasının en az 2023 yılına kadar uzandığını açıkladı. Bu da CHOSEN BRICK’in yıllardır fark edilmeden aktif olarak kullanıldığına işaret ediyor.
Hedefler Nasıl Kandırılıyor?
NCSC’ye göre saldırganlar, mesajlaşma uygulamalarında güvenilir kişiler gibi davranarak hedeflerle uzun süreli sohbetler kuruyor ve kişisel bir bağ oluşturduktan sonra onları zararlı dosya indirmeye ikna ediyor. Bazı vakalarda operatiflerin, kurbanları kandırmak için sahte MRI sonuçları gibi uydurma tıbbi belgeler kullandığı tespit edildi. NCSC Operasyonlar Direktörü Paul Chichester, kampanyanın İran’ın rejim eleştirmenlerini bastırma hedefi doğrultusunda dijital gözetimi nasıl sistematik biçimde kullandığını gözler önüne serdiğini belirtti. NCSC, bazı kurbanların kişisel bilgilerinin daha sonra “Handala Hack” adlı İran yanlısı bir hacker kimliğinin işlettiği sızıntı sitelerinde yayımlandığını da açıkladı.
Alınması Gereken Önlemler
Üç kurum, risk altındaki kişilere mesaj veya bağlantı yoluyla gelen dosyaları açmamalarını, yazılımları yalnızca resmi kaynaklardan indirmelerini ve işletim sistemi ile antivirüs yazılımlarını güncel tutmalarını tavsiye etti. Kurumlar, ağ yöneticilerinin kimlik avına dayanıklı çok faktörlü kimlik doğrulamayı zorunlu kılmasını ve uyarıyla birlikte paylaşılan tehlike göstergelerine ilişkin günlükleri izlemesini önerdi. Üç ülke, İran’ın siber operasyonlarını tehdit olarak gördüğü kişileri bastırmak amacıyla kullandığını değerlendiriyor. Açıklama, İran’ın son dönemde artan dijital gözetim ve sınır ötesi baskı faaliyetlerine yönelik uluslararası tepkinin bir parçası olarak öne çıkıyor.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol




