Geçtiğimiz yıl birlikte çalışabilirlik ve ademi merkeziyetçilik gibi büyük ölçüde artan düzenlemeler, toplumsal ve endüstriyel baskı tarafından yönlendirilen teknoloji sektörü için ana temalardan biri oldu. Bu yükselen dalga, dijital yaşamlarımızın başka bir kısmıyla birlikte çalışabilirliği getirmede rol oynayan Matrix gibi açık standartlara dayalı iletişim protokollerini yenilikçi bir teknik oluşturmaya itti: Köprüleme sistemi.
Matrix, yazılım ve hizmet şirketi olan Amdocs bünyesinde 2014 yılında geliştirilen daha sonra tamamen bağımsız bir açık kaynak projesi olarak büyümeye odaklanmak üzere şirketten ayrılarak Hodgson ve Amandine Le Pape’nin öncülüğünde oluşturulan bir protokol.
Matrix’in ortak yaratıcılarından biri olan Matthew Hodgson’a göre Matrix ağındaki insan sayısı bu yıl ikiye katlandı. Bu sayının büyük bir kısmı kurumsal iletişime ait olsa da, Matrix ana akım tüketici platformlarında da dikkat çekmeye başladı gibi görünüyor.
Matrix’in mühendis ve uygulama araştırmacısı olan Jane Manchun Wong’dan ulaşılan bilgilere göre Reddit’in sohbet özelliği için Matrix ile görüşmeler yapılmaya başlandı.
Matrix protokolü ayrıca, WhatsApp, Telegram ve Signal dahil olmak üzere Matrix dışı uygulamaları destekleyen “köprüleme” adı verilen bir teknik aracılığıyla yerel olmayan birlikte çalışabilirliği de destekliyor. Element One adlı tüketici odaklı abonelik tekniği, kullanıcıların hangi uygulamayı kullandıklarından bağımsız olarak çalışan, kişinin tüm arkadaşlarını tek bir arayüzde bir araya getirmek için ayda 5 ABD doları ödeyerek ulaşabileceği bir sisteme sahip.

WhatsApp gibi popüler mesajlaşma uygulamaları, uçtan uca şifreleme sunarken, kuruluşların mesajlaşma verilerini kolayca yönetmesine izin vermediğinden kurumsal veya resmi kullanım durumları için tasarlanmamış. Temmuz ayında Birleşik Krallık Bilgi Komisyonu Ofisi (ICO), kişisel e-posta hesapları ve WhatsApp gibi “özel yazışma kanalları” etrafındaki risklere yönelik bir hükümet inceleme çağrısında bulunarak, bu tür kullanımların “açık kontrollerden” yoksun olduğunu belirtti.
Birleşik Krallık bilgi komiseri John Edwards o dönemde yaptığı açıklamada, “Özellikle yetkililerin hızlı kararlar almak ve değişen talepleri karşılamak için çalışmak zorunda kaldığı salgın döneminde, WhatsApp gibi bir uygulamanın getirebileceği anlık iletişimin değerini hep beraber anladık. Ancak, bu uygulamaları kullanmanın bedeli, yasalara aykırı olmamakla birlikte, şeffaflık eksikliği ve yetersiz veri güvenliği ile sonuçlanmamalıdır. Kamu görevlileri, hem kayıt tutmak hem de halkın güvenini korumak için çabalarını halka gösterebilmelidir. Kullanıcıların güven duygusu bu şekilde oluşturulur ve gelecek için dersler çıkarılması sağlanır.” dedi.

Bu arada iş dünyasında, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) kısa bir süre önce 16 Wall Street firmasıyla, WhatsApp gibi özel mesajlaşma uygulamalarını kullanmalarıyla ilgili “yaygın kayıt tutma başarısızlıkları” nedeniyle 1,1 milyar dolarlık bir anlaşma yaptı. SEC Başkanı Gary Gensler, “Finans, nihayetinde güvene bağlıdır. 1930’lardan beri, bu tür kayıt tutma pazarı, bütünlüğü korumak için hayati önem taşıyor. Teknoloji değiştikçe, tescil ettirenlerin ticari konularla ilgili iletişimlerini yalnızca resmi kanallarda uygun şekilde yürütmeleri ve bu iletişimleri sürdürmeleri, muhafaza etmeleri daha da önemli hale geliyor.” ifadelerini kullandı.
Matrix, şifreleme endişelerini ele aldığı bir blog yazısında, tüm büyük müşteri havuzuna sahip şirketlerin “merkezi olmayan uçtan uca protokole” geçmesini sağlamak da dahil olmak üzere bazı geçici çözümler önerdi.
Bu noktayı açıklamak için Hodgson, Element One’ın GitLab’den satın alınan ve Google, Microsoft ve Amazon gibi büyük şirketler tarafından kullanılan geliştirici odaklı bir topluluk ve sohbet platformu olan Gitter’i satın almasına işaret etti. Anlaşmayı kapattıktan sonraki iki ay içinde Element One, Gitter’e yerel Matrix bağlantısını tanıttı.
Böyle bir geçişi Facebook, Google veya Apple ölçeğinde koordine etmek elbette tamamen farklı bir önerme olacak: Bu her türlü zincirleme kaosa neden olabilecek bir geçiş durumu. Ancak bu yılın başlarında bir blog gönderisinde, kriptografi ve güvenlik uzmanı Alec Muffett, aynı standart protokole bağlı olan mesajlaşma uygulamalarının ve sosyal ağların, farklı hizmetler arasında “pratik bir farklılığa” yol açmayacağını öne sürdü.
Matrix ayrıca şifreleme dilleri arasındaki iletişim trafiğini bir “köprü” içinde dönüştürmeyi önerdi. Bu dönüşümün işleyişi de etkili bir şekilde şifrelemeyi kırmak ve trafiği bir yerde güvenli bir şekilde yeniden şifreleyerek uygulamayı içeriyor.
Hodgson, “Bu köprüler istemci tarafında çalıştırılabilir. Örneğin, Matrix iMessage köprüsü iPhone veya Mac’te istemci tarafında çalıştırılabilir veya istemci tarafı açık API’ler kullanılarak telefonun kendi içindeki uygulamalar arasında yerel olarak köprü kurulabilir. Alternatif olarak, merkezi olmayan bir şekilde kullanıcı tarafından kontrol edilen bir donanım üzerinde sunucu tarafında çalıştırılabilirler ve yeniden şifrelemenin savunmasız bir merkezi sunucu yerine mümkün olduğunca güvenli bir ortamda gerçekleşmesini sağlarlar.” dedi.
Bugün esas olarak mesajlaşma alanındaki varlığıyla tanınan Matrix protokolünün ayrıca başka potansiyel uygulamalarının da olduğunu belirtmekte fayda var. Matrix kısa süre önce, Matrix üzerine inşa edilmiş, merkezi olmayan ve birlikte çalışabilir bir metaverse platformu olan Third Room’u duyurdu.
Hodgson, “Twitter’daki durum, merkezileşmenin tehlikelerine dair farkındalık oluşturmak açısından kesinlikle şaşırtıcıydı ve kullanıcıların ademi merkeziyetçiliğin altın çağına girdiğimizi keşfetmelerine yardımcı olmak için çok önemli bir an sağladı. Pek çok kullanıcının Mastodon’un Twitter’a göre giderek daha uygulanabilir merkezi olmayan bir alternatif olduğunu keşfetmesi gibi, kullanıcıların Matrix’i uzun süredir kullandığımız mesajlaşma ve VoIP gibi gerçek zamanlı iletişimler üzerinden bağımsızlıklarını geri kazanmanın bir yolu olarak keşfetmelerinde büyük bir etkisi olduğunu gördük.” dedi.
Derleyen: Ceren Korkmaz


